COUNCIL  
AVRUPA  
OF EUROPE  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
DÖRDÜNCÜ DAĐRE  
KEMAN/TÜRKĐYE  
(Bavuru no. 68446/01)  
KARAR  
STRAZBURG  
20 Kasım 2007  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2. maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USULĐ ĐꢀLEMLER  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 68446/01 no’lu davanın nedeni T.C.  
vatandaı Gürcan Keman’ın (“bavuran”), Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 13 Kasım  
2000 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözlemesi’nin (“AĐHS”) 34.  
maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
Bavuran, Đzmir Barosu avukatlarından S. Özay tarafından temsil edilmitir.  
OLAYLAR  
DAVANIN KOULLARI  
Bavuran 1964 doğumludur ve Manisa’da yaamaktadır.  
1991 senesinde bavuran, devlet hizmetine kabul edilmek için girdiği sınavda baarılı  
olmuve müteakiben T.C. Yüksek Öğrenim ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü, hakkında  
istihdam öncesi güvenlik soruturması balatmıtır. Soruturma sırasında bavuranın bavuru  
formunda sabıkasının olduğunu belirtmediği anlaılmıtır.  
14 Ocak 1992’de Genel Müdürlük, soruturmada elde ettiği olumsuz bilgiler, özellikle  
de, 1980’de bavuranın öğretmenlerinden birini tehdit etmekten suçlu bulunmuve sonradan  
para cezasına çevrilen dört ay yirmi günlük hapis cezasına çarptırılmıolması nedeniyle  
bavuranın bobir kadroya atanmak için uygun olmadığına karar vermitir.  
1. Durumaların birinci kısmı  
7 Ocak 1992’de bavuran, Genel Müdürlüğün 14 Ocak 1992 tarihli kararının iptal  
edilmesini isteyerek Ankara Đdare Mahkemesi’nde dava açmıtır.  
26 Ekim 1993’te Ankara Đdare Mahkemesi davayı reddetmitir. Bavuran itiraz  
etmitir.  
18 Aralık 1995’te Danıtay, bavuranın istihdam edilmek için uygun olduğu sonucuna  
vararak Ankara Đdare Mahkemesi’nin kararını iptal etmitir.  
22 Aralık 1998’de Danıtay, Genel Müdürlüğün mahkeme kararının düzeltilmesine  
ilikin talebini reddetmitir.  
10 Mart 1999’da Ankara Đdare Mahkemesi, Danıtay kararına uymutur. Bavuranın,  
söz konusu bokadronun tüm gereklerini 657 Nolu Kanun’da öngörüldüğü ekilde yerine  
getirdiği sonucuna varmıtır. Bu nedenle, bavuranın devlet memuru olmak için uygun  
olduğuna karar vermitir.  
8 Haziran 1999’da Genel Müdürlük itiraz etmitir.  
31 Ekim 2001’de Danıtay itirazı reddetmitir.  
30 Mayıs 2002’de Danıtay, kararının düzeltilmesi isteğini reddetmitir.  
2. Durumaların ikinci kısmı  
Belirsiz bir tarihte bavuran, 14 Ocak 1992 tarihli karar sonucu uğradığını iddia ettiği  
maddi ve manevi zarar için tazminat talep ederek Ankara Đdare Mahkemesi’nde Genel  
Müdürlük aleyhine yeni bir dava açmıtır.  
28 Aralık 1999’da Ankara Đdare Mahkemesi, bavurana maddi zarar için belirli bir  
miktar tazminat ödenmesine karar vermiancak manevi zararının karılanması talebini  
reddetmitir. Bavuranın tazminat taleplerini kısmen kabul eden mahkeme, ayrıca mahkeme  
masraflarının taraflarca paylaılması gerektiğine karar vermitir.  
26 Nisan 2000’de Genel Müdürlük, bavuranın hiçbir zarara uğramadığını ve bu  
nedenle mahkeme masraflarını kendisinin karılaması gerektiğini ileri sürerek Danıtay  
nezdinde karara itiraz etmitir.  
30 Mayıs 2002’de Danıtay, Ankara Đdare Mahkemesi kararının kanuna ve usule  
uygun olduğuna karar vererek itirazı reddetmitir.  
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 6/1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
Bavuran, durumaların birinci kısmının AĐHS’nin ilgili kısmı aağıda kaydedilen 6/1.  
maddesinde öngörülen “makul süre” gereğine uygun olmadığı hususunda ikayette  
bulunmutur:  
“Herkes ... medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar ... konusunda karar verecek olan ... bir  
mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde ... görülmesini istemek hakkına sahiptir.”  
Hükümet, bu iddiaya itiraz etmitir.  
Göz önüne alınması gereken süre 7 ubat 1992’de balamıve 30 Mayıs 2002’de sona  
ermitir. Bu nedenle, iki dereceli yargılamada yaklaık on yıl üç ay sürmütür.  
A. Kabuledilebilirliğe ilikin  
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde bavurunun dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca, bavurunun baka açılardan bakıldığında da  
kabuledilemezlik unsuru taımadığını tespit etmektedir. Bu nedenle, bavuru kabuledilebilir  
niteliktedir.  
B. Esas  
AĐHM, dava ilemlerinin uzunluğunun makul olup olmamasının, davanın koulları  
ıığında ve davanın karmaıklığı, bavuranın ve ilgili makamların tutumları ve itiraz etmesi  
halinde bavuranın karılaacağı riskler gibi kriterler ıığında değerlendirilmesi gerektiğini  
yinelemektedir.  
AĐHM sıklıkla mevcut davada ortaya konulana benzer konuların gün ıığına çıktığı  
davalarda AĐHS’nin 6/1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıtır.  
Sunulan materyalleri inceleyen AĐHM, Hükümet’in bu davada farklı bir sonuca  
varmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanısındadır. Konuya ilikin  
içtihadını gözönüne alan AĐHM, sözkonusu davada dava ilemlerinin uzunluğunun  
gereğinden fazla olduğu ve “makul süre” gereğini karılamadığı kanaatindedir.  
Dolayısıyla bu hususta AĐHS’nin 6/1. maddesi ihlal edilmitir.  
II. AĐHS’YE ĐLĐꢀKĐN DĐĞER ĐHLAL ĐDDĐALARI  
Bavuran, ayrıca, AĐHS’nin 6. ve 1 Nolu Protokol’ün 1. maddelerine dayanarak  
Ankara Đdare Mahkemesi’nin, telafi olarak ve avukatının yargılama masraf ve harcamaları  
için kendisine ödenmesine karar verilen tazminatın yeterli ve orantılı olmadığı hususunda  
ikayette bulunmutur. Son olarak, AĐHS’nin 14. maddesine dayanarak siyasi görüleri  
nedeniyle kamu hizmetinde bobir kadroya atanmadığını ileri sürmütür.  
AĐHM, dava dosyasında söz konusu maddelerinin ihlal edildiğini gösteren bir bulguya  
rastlamamıtır. Sonuç olarak, bavurunun bu kısmı açıkça dayanaktan yoksundur ve  
AĐHS’nin 35. paragrafının 3. ve 4. maddeleri uyarınca reddedilmelidir.  
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
AĐHS’nin 41. maddesine göre  
“Mahkeme ibu Sözleme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözlemeci  
Tarafın iç hukuk bu ihlali ancak kısmen telafi edilebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete  
uygun surette, zarar gören tarafın adil tazminine hükmeder.”  
A. Tazminat  
Bavuran, maddi ve manevi tazminat olarak 20,000 Euro (EUR) talep etmitir.  
Hükümet, talep edilen meblağın haddinden fazla olduğunu ve haksız zenginlemeye  
yol açmaması gerektiğini belirtmitir.  
AĐHM tespit edilen ihlal ve talep edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı  
bulunmadığını kaydetmektedir. Bu nedenle, talebi reddetmektedir. Ancak AĐHM, bavuranın  
manevi zarara uğramıolması gerektiği kanısındadır. Dolayısıyla, bavurana manevi tazminat  
olarak 6,500 EUR ödenmesine karar vermitir.  
B. Yargılama masraf ve giderleri  
Bavuran ayrıca Mahkeme önünde yaptıkları masraflar için 5,000 EUR talep etmitir.  
Hükümet, bavuranın talebinin asılsız olduğunu ileri sürmütür.  
AĐHM içtihadına göre bavuran, gerçek ve gerekli oldukları kanıtlandığı ve miktarları  
makul olduğu sürece yaptığı masrafların telafi edilmesi hakkına sahiptir. Söz konusu davada,  
sahip olduğu bilgileri ve yukarıda kaydedilen kriterleri göz önüne alan AĐHM, bu balık  
altında tazminat ödenmemesine karar vermitir.  
C. Gecikme Faizi  
Gecikme faizi Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana  
yüzde üç puanlık bir ekleme yapılarak belirlenecektir.  
BU GEREKÇELERE DAYANARAK, AĐHM OYBĐRLĐĞĐ ĐLE  
1. Dava ilemlerinin gereğinden fazla uzun olmasına ilikin ikayetin kabuledilebilir ve  
bavurunun kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6/1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. (a) AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç  
ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası’na çevrilmek üzere ve her  
türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet tarafından bavurana yargılama  
masraf ve giderleri için 6,500 (altı bin beyüz) EUR ödenmesi gerektiğine;  
(b)Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa  
Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eit oranda faiz  
uygulanmasına,  
8. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddedilmesine karar vermitir.  
Đꢀbu karar, Đngilizce olarak hazırlanmıve Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve  
3. paragrafları gereğince 20 Kasım 2007 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
T.L. EARLY  
Nicolas BRATZA  
Katip Yardımcısı  
Bakan