AĐHM’nin, ilk baꢀvuran Ali Kahraman’ın 3. madde bağlamındaki ꢀikayetini, altı ay
kuralına uymaması nedeniyle reddettiği 3 Ekim 2006 tarihli kabuledilebilirlik kararına atıfta
bulunan Hükümet, mevcut baꢀvuran Kemal Kahraman’ın ꢀikayetlerinin de altı ay kuralına
uyulmaması nedeniyle reddedilmesi gerektiğini belirtmiꢀtir. Bu bağlamda, iddia edildiği gibi
tüketilecek hiçbir iç hukuk yolu bulunmadığı kabul edilse dahi baꢀvuranın, bunu en geç
Đstanbul DGM’nin kararını verdiği 1 Ekim 2002 tarihine kadar anlamıꢀ olması ve baꢀvurunun,
1 Nisan 2003’ten önce AĐHM’ye yapılmıꢀ olması gerektiğini ileri sürmüꢀtür. Baꢀvuran, 17
Kasım 2003’te ꢀikayette bulunmuꢀtur ve bu tarih, altı aylık zaman limiti dıꢀındadır.
Hükümet ayrıca baꢀvuranın, ilgili medeni ve idari hukuk yollarına baꢀvurmaması
nedeniyle iç hukuk yollarını da tüketmemiꢀ olduğunu ileri sürmüꢀtür. Baꢀvuranın, kötü
muamele iddialarına iliꢀkin Ankara Đdare Mahkemesi’ne baꢀvurarak Đçiꢀleri Bakanlığı
aleyhinde tam yargı davası açma fırsatı olduğunu belirtmiꢀtir.
(b) Baꢁvuran
Baꢀvuran, AĐHS’nin 35/1 maddesi bağlamındaki altı aylık süre ve iç hukuk yollarının
tüketilmesi kuralına uymuꢀ olduğunu iddia etmiꢀtir. Yerel makamlar olan DGM ve Yargıtay
önünde iꢀkence iddialarını sunduğunu ancak, iddialarının soruꢀturulması için adım
atılmadığını belirtmiꢀtir. Bu nedenle, temyiz mahkemesinin kararını müteakiben, diğer bir
deyiꢀle, tüm iç hukuk yollarını tükettikten sonra ve altı aylık zaman içerisinde baꢀvuruda
bulunduğunu ileri sürmüꢀtür.
2. AĐHM’nin değerlendirmesi
AĐHM, Hükümet’in itirazlarının birinci bölümüne iliꢀkin, Ali Kahraman’ın 3. madde
bağlamındaki ꢀikayetlerinin altı aylık süre kuralına uyulmadığı için reddettiğini, Kemal
Kahraman’ın ꢀikayetlerini ise Hükümet’e bildirmeye karar verdiğini belirtmektedir. 3 Ekim
2006 tarihli kararda açıklandığı gibi, Ali Kahraman’ın birinci derece mahkemesi ve Yargıtay
önündeki yargılamalarda ꢀikayetlerini yinelememesi, AĐHM’nin, Ali Kahraman’ın iç hukuk
yollarının etkili olmadığına iliꢀkin iddiasında haklı olduğu kabul edilse dahi, Đstanbul
DGM’nin kararını verdiği tarihte sözkonusu yolların etkinliğini yitirmiꢀ olduğunun farkında
olması gerektiği kanısına varmasına yol açmıꢀtır. Dolayısıyla, Ali Kahraman davasında, altı
aylık süre Đstanbul DGM’nin kararını verdiği tarihten itibaren iꢀlemeye baꢀlamıꢀtır. Bunun
nedeni, kötü muameleye iliꢀkin ꢀikayetlerini itirazında belirtmemesi ve bu nedenle
Yargıtay’ın sözkonusu ꢀikayetleri incelememiꢀ olmasıdır.
Ancak, mevcut baꢀvuran Kemal Kahraman adli makamların tekrar tekrar kendisini
kötü muameleye maruz bırakan polis memurları aleyhinde harekete geçmelerini ve polisin
kendisinden aldığı ifadeyi göz önüne almamalarını talep etmiꢀtir. Ayrıca, ꢀikayetlerini
Yargıtay önünde yinelemiꢀ ve baꢀvurusunu, Yargıtay kararından itibaren altı ay içerisinde
yapmıꢀtır. Bu koꢀullar altında AĐHM, Kemal Kahraman’ın AĐHS’nin 35/1 maddesi
bağlamındaki altı aylık zaman limitine uyduğu kanısındadır.
AĐHM, Hükümet’in itirazlarının medeni ve idari hukuk yollarının tüketilmemesi
hususundaki ikinci bölümüne iliꢀkin, benzer davalarda daha önce de Hükümet’in ön
itirazlarını incelemiꢀ ve reddetmiꢀ olduğunu yinelemektedir (bkz., Karayiğit/Türkiye (karar),
no. 63181/00, 5 Ekim 2004, ve Aksoy/Türkiye, 18 Aralık 1996 tarihli karar, Hüküm ve Karar
Raporları 1996-VI, paragraflar 51-52). Mevcut davada, yukarıda kaydedilen baꢀvurularda
vardığı sonuçlardan farklı bir sonuca varmak için gerekçe görmemektedir.
4