12. AİHM, elindeki şikayetin, yalnızca, yetkililerin ek kamulaştırma tazminatını
ödemekte gecikmesine ve sonucunda başvuran tarafından maruz kalınan zarara ilişkin
olduğunu kaydeder.
13. Ödeme yetkililer tarafından en sonunda 16 Mayıs 2000 tarihinde yapılmıştır.
Başvuran, 15 Kasım 2000 tarihinde AİHM’ye başvurusunu yaparak, AİHS’nin 35 § 1.
maddesinde ortaya konan şarta uymuştur. Hükümet’in ön itirazı, dolayısıyla, reddedilmelidir.
14. AİHM, içtihadında kabul ettiği ilkelerin (bkz., diğer içtihatların yanı sıra, yukarıda
belirtilen, Akkuş) ve elindeki bütün delillerin ışığında, bu şikayetin, esaslara ilişkin inceleme
gerektirdiği ve şikayeti kabuledilmez ilan etmek için bir gerekçe olmadığı kararını verir.
B. Esaslar
15. AİHM, bu davadaki konularla benzer konular ortaya koyan bazı davalarda, 1
No.’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz., yukarıda anılan, Akkuş
s. 1317, § 31).
16. Hükümet tarafından sunulan delilleri ve iddiaları inceleyen AİHM, önceki
davalardaki kararlarından sapmasını sağlayacak hiçbir şey olmadığını değerlendirir. AİHM,
yerel mahkemeler tarafından ödenmesine karar verilen ek kamulaştırma tazminatının
ödemesindeki gecikmenin, kamulaştırma makamına isnat olunabileceğine ve mal sahibinin
kamulaştırılmış arsanın kaybına ek olarak kayba maruz kalmasına sebep olduğuna karar verir.
Bu gecikmenin ve işlemlerin süresinin bütün olarak sonucunda, AİHM, başvuranın, kamu
yararı gerekleri ve mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkının
korunması arasında muhafaza edilmesi gereken adil dengeyi bozan, kişisel ve haddinden fazla
sıkıntı yaşamak zorunda kalmış olduğuna karar verir.
17. Sonuç olarak, 1 No.’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHS’NİN 6 § 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
18. Başvuran, aynı zamanda, AİHS’nin 6 § 1. maddesi uyarınca, mahkeme
işlemlerinin makul olmayan süresinden şikayetçi olmuştur.
A. Kabuledilebilirlik
19. Hükümet, AİHM’den, altı ay kuralına uymama gerekçesiyle bu şikayeti
kabuledilmez ilan etmesini talep etmiştir, zira Yargıtay, birinci derece mahkemesinin kararını
2 Kasım 1998 tarihinde onaylamıştır, oysa başvuru, AİHM’ye 15 Kasım 2000 tarihinde
3