COUNCIL  
AVRUPA  
OF EUROPE  
KONSEYİ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
KELALĐ VE DĐĞERLERĐ – TÜRKĐYE  
(Bavuru no. 67585/01)  
KARAR  
STRAZBURG  
26 Ocak 2006  
Bu karar AĐHS’nin 44 § 2 maddesinde belirtilen artlarda kesinlik kazanacaktır. Ancak, ekle  
ilikin değiiklik yapılabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Kelali ve Diğerleri – Türkiye davasında,  
Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (Đkinci Daire),  
Bakan J.-P. COSTA,  
Yargıçlar A.B. BAKA,  
R. TÜRMEN,  
K. JUNGWIERT,  
M. UGREKHELIDZE,  
A. MULARONI,  
E. FURA-SANDSTRÖM, ve  
Yazı Đꢀleri Müdürü S. DOLLE’nin katılımı ile kapalı oturumda 5 Ocak 2006 tarihinde  
toplanve anılan tarihte izleyen kararı vermitir.  
USUL  
1.Dava, Müstakime Kelali, engül Akın, Atiye Demir, Hatice Ku, Aye Köse, enel  
Tabur, Levent Kelali, Ahmet Metin Kelali, DurmuÇetin Kelali, Đbrahim Ethem Kelali ve  
Tekin Kelali (“bavuranlar”) isimli Türk vatandalarının, 15 Kasım 2000 tarihinde, Đnsan  
Hakları ve Temel Hürriyetlerin Korunması Sözlemesi’nin (“Sözleme”) 34. maddesine  
dayanarak Türkiye Cumhuriyeti aleyhine AĐHM’ye yaptığı bavurudan (no. 67585/01)  
kaynaklanmaktadır.  
2.Bavuran, Mersin Barosu’na bağlı Mahmut Akdoğan isimli avukat tarafından temsil  
edilmitir. Türk Hükümeti (“Hükümet”) AĐHM’deki yargılama için bir Ajan tayin etmemitir.  
3.15 Eylül 2004 tarihinde, AĐHM, bavuruyu Hükümet’e bildirmeye karar vermitir.  
AĐHS’nin 29 § 3. maddesi uyarınca, bavurunun kabuledilebilirliği ve esaslarını aynı anda ele  
alarak bir sonuca varmaya karar vermitir.  
OLAYLAR  
I.DAVA ARTLARI  
4.Bavuranlar, Mersin’de ikamet etmektedir.  
5.27 Mart 1996 tarihinde, Karayolları Genel Müdürlüğü, otoyol inası için  
bavuranların Mersin’deki iki arsasını kamulatırmıtır. Bir bilirkii komitesi, arsaların  
değerini incelemive kamulatırma gerçekletiğinde ilgili meblağ bavuranlara ödenmitir.  
6.Bavuranların artırma talebinden sonra, 14 Ekim 1997 tarihinde, Mersin Asliye  
Hukuk Mahkemesi, bavuranlara, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün arsaları aldığı tarih olan  
25 Mayıs 1994’ten itibaren geçerli olmak üzere, 1.503.941.200 TL artırma bedelini ve  
mahkeme kararı tarihinde geçerli olan yasal faiz oranını ödenmesine karar vermitir.  
7.16 ubat 1999 tarihinde, Yargıtay, Mersin Asliye Mahkemesi’nin kararını onamıtır.  
8.16 Mayıs 2000 tarihinde, Karayolları Genel Müdürlüğü, bavuranlara faiz dahil  
4.442.320.000 TL (yaklaık 7.694 Euro) ödemitir.  
II.ĐLGĐLĐ ĐÇ HUKUK VE UYGULAMA  
1
9.Đlgili iç hukuk ve uygulaması, Akku– Türkiye (9 Temmuz 1997 kararı, Judgments  
and Decisions 1997-IV).  
HUKUK  
I.1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
10.Bavuranlar, yaklaık üç yıl süren mahkeme ilemlerinden sonra yetkililerden  
alabildikleri artırma bedelinin, gecikme faizinin Türkiye’deki yüksek enflasyona paralel  
seyretmemesi sebebiyle, değerinin düğünü ifade ederek ikayetçi olmulardır. 1 no’lu  
Protokol’ün 1. maddesine atıfta bulunmulardır. Bu maddenin ilgili bölümlerine göre:  
“Her gerçek ve tüzel kiinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır.  
Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koullara ve uluslararası hukukun  
genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.”  
A. Kabuledilebilirlik  
11. Hükümet AĐHM’den, AĐHS’nin 35 § 1. maddesi bağlamındaki altı aylık zaman  
sınırı kuralına uymadığı için bavurunun kabuledilemez olduğuna karar vermesini ve  
reddetmesini istemitir. Sözkonusu madde uyarınca, zaman 16 ubat 1999 tarihinden itibaren  
ilemeye balamıtır. Ancak bavuran, 15 Kasım 2000 tarihine kadar AĐHM’ye bavurusunu  
sunmatır ve sözkonusu tarih üzerinden nihai yerel kararın verilmesinden itibaren yaklaık  
bir yıl dokuz ay zaman geçmitir.  
12. AĐHM, huzurunda sunulan ikayetin, yalnızca yetkili makamların ek tazminatı  
ödemesindeki gecikmeye ve sonuç olarak bavuranın uğradığı zarara ilikin olduğunu belirtir.  
13. Ödeme, yetkili makamlarca 16 Mayıs 2000 tarihinde yapılmıtır. 15 Kasım 2000  
tarihinde AĐHM’ye bavuruda bulunan bavuran, AĐHS’nin 35 § 1. maddesinde ortaya konan  
gereğe uymutur. Bu nedenle Hükümet’in ilk itirazı reddedilmelidir.  
14. AĐHM, içtihadında oluturduğu ilkeler (bkz., diğer içtihatlar yanında,  
Akku/Türkiye) ve huzurunda sunulan deliller ıığında, sözkonusu ikayetin esaslara ilikin  
incelemeyi gerekli kıldığı ve bavurunun, kabuledilemez olduğu sonucuna varılması için  
gerekçe bulunmadığı kanısındadır.  
B. Esaslar  
15. AĐHM, sözkonusu davada ortaya konan konulara benzer konuların açığa çıktığı bir  
grup davada 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edilmiolduğunu tespit etmitir (bkz.  
Akku, sayfa 1317, § 31).  
16. Hükümet tarafından sunulan olayları ve iddiaları inceleyen AĐHM, daha önceki  
davalarda vardığı sonuçlardan farklı bir sonuca varmak için gerekçe olmadığı kanısındadır.  
Yerel mahkemelerce ödenmesine karar verilen ek tazminatın ödenmesindeki gecikmenin,  
kamulatırmadan sorumlu makama atfedilebilir olduğu ve mülk sahibinin, kamulatırılan  
toprağa ek olarak bir kayıp yaamasına neden olduğu kanısındadır. Sözkonusu gecikme ve  
genel olarak dava ilemlerinin uzunluğu sonucu AĐHM bavuranın, kamu yararı talepleri ve  
kiinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkının korunması  
2
arasında kurulması gereken adil dengeyi sarsan kiisel ve haddinden fazla bir yüke maruz  
kaldığı sonucuna varmaktadır.  
17. Sonuç olarak, 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmitir.  
II. AĐHS’NĐN 6 § 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
18. Bavuran ayrıca AĐHS’nin 6 § 1. maddesine dayanarak dava ilemlerinin makul  
olmayan derece uzun sürmesi hususunda ikayette bulunmutur.  
A. Kabuledilebilirlik  
19. Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını 16 ubat 1999 tarihinde onamıꢀ  
olduğu halde bavuran AĐHM’ye, iç hukukta nihai kararın verilmesi ardından altı aydan fazla  
bir süre geçtikten sonra, 15 Kasım 2000 tarihinde bavuruda bulunmuolduğu için Hükümet,  
AĐHM’den altı ay kuralına uymaması nedeniyle sözkonusu ikayetin kabuledilemez olduğuna  
karar vermesini talep etmitir.  
20. AĐHM, dava ilemlerinin uzunluğuna ilikin davalarda, herhangi bir mahkeme  
tarafından verilen kararın yürürlüğe konmasının, 6. madde uyarınca “duruma”nın ayrılmaz  
bir parçası olarak kabul edilmesi gerektiğine dair ilkeyi kabul etmiolduğunu yineler (bkz. 26  
Eylül 1996 tarihli the Di Pede/Đtalya ve Zappia/Đtalya kararları, Hüküm ve Karar Raporları  
1996-IV, sırasıyla sayfa 1383-1384, § 20-24, ve sayfa 1410-1411, §§ 16-20).  
21. AĐHM, yerel mahkemelerce bavurana ödenmesine karar verilen ek tazminatın, 16  
Mayıs 2000 tarihinde bavuran ödenmiolduğunu gözlemler. Sonuç olarak AĐHM, 6. madde  
bağlamındaki “mahkeme kararı”nın, sözkonusu tarihte sona ermiolduğu kanısındadır. AĐHM  
bavurunun, ödeme üzerinden altı ay geçmesi ardından 15 Kasım 2000 tarihinde yapılmıꢀ  
olduğunu belirtir.  
22. Yukarıda kaydedilenler ıığında AĐHM, Hükümet’in ilk itirazını reddeder.  
23. AĐHM, sözkonusu ikayetin AĐHS’nin 35 § 3. maddesi bağlamında temelden  
yoksun olduğunu belirtir. Ayrıca, kabuledilemez olduğu sonucuna varmak için gerekçe  
bulunmamaktadır.  
B. Esaslar  
24. 1 No.’lu Protokol’ün 1. maddesine ilikin tespitleri ıığında, AĐHM, davanın 6 § 1.  
madde uyarınca ayrı bir incelemesinin gerekli olmadığını değerlendirir.  
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
25. AĐHS’nin 41. maddesi öyledir:  
3
“ Mahkeme ibu Sözleme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek  
Sözlemeci Taraf’ın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde,  
zarar gören tarafın hakkaniyete uygun bir surette tatminine hükmeder.”  
A. Maddi ve manevi tazminat  
26. Bavuranlar 10.563 Amerikan Doları (yaklaık 8.553 Euro) maddi tazminat talep  
etmilerdir. Ayrıca, 5.000 Amerikan Doları (yaklaık 4.043 Euro) manevi tazminat talep  
etmilerdir.  
27. Hükümet onların taleplerine itiraz etmitir.  
28. AĐHM, Akkukararında (yukarıda anılan, s. 1311, §§ 35-36 ve 39) olduğu gibi  
aynı hesaplama yöntemini kullanarak ve ilgili ekonomik verileri göz önünde tutarak,  
bavuranlara, ortaklaa, 3.862 Euro maddi tazminat ödenmesine karar verir.  
29. AĐHM, bavuranların uğradığı herhangi bir manevi zarara karı, 1 No.’lu  
Protokol’ün 1. maddesinin ihlalinin tespitinin balı baına yeterli adil tazmin oluturduğunu  
değerlendirir.  
B. Mahkeme masrafları  
30. Bavuran, ayrıca, yerel mahkemelerde yapılan mahkeme masraflarına karılık  
292,02 ABD Doları (yaklaık 236 Euro) ve AĐHM’deki ilemlere karılık 42 ABD Doları  
(yaklaık 35 Euro) talep etmitir.  
31. Hükümet bu taleplere itiraz etmitir.  
32. Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi içtihadına göre, sadece mahkeme masraflarının  
zorunlu olarak ve gerçekten yapıldığı ve miktarının makul olduğu kanıtlandığı durumda  
bavuran mahkeme masraflarının ödenmesi hakkına sahiptir. Bu davada, sahip olduğu  
bilgileri ve yukarıda belirtilen kriterleri gözönünde tutan AĐHM, yerel ilemlerdeki mahkeme  
masrafları talebini reddeder ve AĐHM’deki ilemler karılığında 35 Euro tazminat  
ödenmesine karar vermeyi makul olarak değerlendirir.  
C. Gecikme faizi  
33. AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere  
uygulağı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun  
olduğuna karar verir.  
4
BU SEBEPLERLE, AĐHM OYBĐRLĐĞĐ ĐLE  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 1 No.’lu Protokol’ünün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. ikayeti AĐHS’nin 6 § 1. maddesi uyarınca ayrı olarak incelemenin gerekli olmadığına;  
4. Bavuranların maruz kaldığı herhangi bir manevi zarara karı ihlal tespitinin balı baına  
yeterli adil tazmin oluturduğuna;  
5. a) Sorumlu Devlet’in, bavuranlara, aağıdaki miktarları, ortaklaa olarak, AĐHS’nin 44 §  
2. maddesi uyarınca kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme günündeki  
kur üzerinden Yeni Türk Lirası’na dönütürmek üzere ödemesine:  
(i) 3.862 Euro (üç bin sekiz yüz altmıiki Euro) maddi tazminat;  
(ii) 35 Euro (otuz beEuro) mahkeme masrafları;  
(iii) yukarıdaki miktarlara tabi olabilecek her türlü vergi;  
(b) Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin aılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için  
yukarıdaki miktarlara Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli faizinin üç puan  
fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
6. Bavuranların adil tazmin talebinin kalanının reddine  
KARAR VERMĐꢁTĐR.  
Đngilizce olarak hazırlanmıve Mahkeme Đç Tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3. maddesi  
uyarınca 24 Ocak 2006 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
S. DOLLÉ  
Sekreter  
J.-P. COSTA  
Bakan  
5