CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEY
Đ
 
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
KAYGISIZ - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 33106/04)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
24 Kasım 2009  
Đꢀbu karar Sözleme’nin 44 / 2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecek olup  
ekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (33106/04) bavuru no’lu davanın nedeni bu  
ülke vatandaı, 1939 doğumlu ve Đzmir’de ikamet eden Asiye Gülümser Kaygısız’ın  
(bavuran) 29 Temmuz 2004 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne Avrupa Đnsan  
Hakları Sözlemesi’nin 34. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
Bavuranlar Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Đzmir Barosu avukatlarından  
M. Serezli ve F. Serezli tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
Bavuran 2 Eylül 1996 tarihinde kamulatırma bedelinin artırılması talebinde bulunmutur.  
Birçok temyiz bavurusunun ardından, Đzmir Asliye Hukuk Mahkemesi 23 Eylül 2003 tarihli  
hükmü ile kamulatırma tarihi olan 20 Ağustos 1996 tarihinden itibaren hesaplanacak  
gecikme faiziyle birlikte bavurana 100.554.157.004 TL ek kamulatırma bedeli ödenmesine  
karar vermitir. 22 Aralık 2003 tarihinde bu karar Yargıtay tarafından onanmıtır. Bavuranın  
avukatı 2 Ocak 2004 tarihinde bu kararın bir örneğini edinmitir. Bavuran 9 ubat 2004  
tarihinde Đzmir Đcra Müdürlüğü’ne giderek resen icra takibi balatmıtır. Ek kamulatırma  
bedeli bavurana 2 Mayıs 2005 tarihinde ödenmitir.  
HUKUK  
Bavuran Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı karısında gecikme faizinin yetersiz olması  
nedeniyle taınmazlarının gerçek değerini elde edemediğinden ikayetçi olmaktadır.  
Hükümet görübildirmemitir.  
AĐHM bu konudaki yerleik içtihadına göre, maddi bir zararın olup olmadığını değerlendirmek  
açısından gecikme döneminde paranın uğradığı değer kaybı dikkate alındığında bavurana  
ödemesi gerçekletirilen meblağ ile alacaklı olduğu miktar arasında bir fark olup olmadığının  
bilinmesi gerektiğini hatırlatır (Bkz. Akku-Türkiye kararı, 9 Temmuz 1997).  
Bu hesaplama yöntemi ıığında, AĐHM ek kamulatırma bedelinin herhangi bir değer kaybına  
uğramadığını, ödenen bu meblağın uğranıldığı öne sürülen zararı karılayacak hatta onun da  
üzerinde tam bir telafi sağladığını kaydetmektedir. Đç hukukta verilen nihai karar ile ek  
kamulatırma bedelinin ödenmesi arasında geçen süre Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi  
anlamında enflasyonun etkisiyle tazminatın değer kaybetmesi olarak nitelendirilmemektedir.  
Dayanaktan yoksun bulunan bu ikayetin AĐHS’nin 35/3 ve 4. maddelerine uygun olarak  
reddedilmesi gerekmektedir.  
Bavuran icra takibini müteakip balatılan tazminat sürecinin uzunluğunun aırı olduğundan  
yakınmaktadır.  
Hükümet bavuranın AĐHS’nin 35/1 maddesinde öngörülen altı ay kuralına riayet etmediğini  
savunmaktadır. Hükümete göre bu süre bavuranın avukatının iç hukuktaki nihai kararın bir  
örneğini edindiği 2 Ocak 2004 tarihinden itibaren balamalıdır.  
2
AĐHM ne türden bir yargılama olursa olsun bir kararın icrasının AĐHS’nin 6. maddesi uyarınca  
«davanın» bütünleyen bir parçası olarak sayılması gerektiğini hatırlatır (Bkz. Hornsby-  
Yunanistan kararı, 19 Mart 1997). Bavuranın yargılamanın uzunluğunun aırı olduğu  
yönündeki ikayeti ile ilgili olarak altı ay kuralının Đzmir Asliye Hukuk Mahkemesi’nin  
bavurana tazminat ödenmesine hükmettiği 2 Mayıs 2005 tarihinde balaması gerekir. Bavuru  
29 Temmuz 2004 tarihinde yapılmıtır, dolayısıyla AĐHM Hükümetin itirazını reddetmektedir.  
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde bavurunun dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle bavuru kabuledilebilir niteliktedir.  
Esasa gelince, göz önünde bulundurulması gereken dönem 2 Eylül 1996 tarihinde balayıp 2  
Mayıs 2005 tarihinde sona ermektedir. Bu süre sekiz yıl sekiz aydır. AĐHM daha önce de  
mevcut bavurudakine benzer sorunları ortaya koyan birçok kararı incelediğini ve AĐHS’nin  
6/1 maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardığını kaydetmektedir (Bkz. birçokları arasında,  
Frydlender-Fransa kararı, no: 30979/96).  
Geriye AĐHS’nin 41. maddesinin uygulanması kalmaktadır. Bavuran 1.970.022 Euro maddi  
tazminat, iç hukukta ve AĐHM önünde yapmıolduğu yargılama giderleri için ise 4.018 Euro  
talep etmekte, kanıtlayıcı belge niteliğinde Đzmir Barosu’nun avukatlık ücret tarifesini  
sunmaktadır. Bavuran manevi tazminat konusunda takdiri AĐHM’ye bırakmaktadır.  
Hükümet ispat edici bir yönü bulunmadığı gerekçesiyle bu miktarlara karı çıkmaktadır.  
AĐHM ihlal tespiti ile öne sürülen maddi tazminat arasında herhangi bir illiyet bağı  
kuramamakta ve bu talebi reddetmektedir. Buna karın, bavurana 4.560 Euro manevi  
tazminatın ödenmesini uygun görmektedir.  
Yargılama masraf ve giderleri ile ilgili olarak, ilgili kanıtlayıcı belgelerin yokluğunda ve  
mahkemenin bu konudaki yerleik içtihadı ıığında, AĐHM bu talebi reddetmektedir.  
AĐHM gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına  
uygulağı orana üç puanlık bir artıın ekleneceğini kaydetmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Yargılamanın uzunluğunun aırı olduğu yönündeki ikayetin kabuledilebilir, bunun ında  
kalan ikayetlerin kabuledilemez olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak ödeme tarihindeki döviz kuru  
üzerinden TL’ ye çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından bavurana 4.560 (dört bin  
beyüz altmı) Euro manevi tazminat ödenmesine:  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan  
fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
3
4. Adil tatmine ilikin diğer tüm taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢁTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 24 Kasım 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
4