2. AİHM’nin değerlendirmeleri
a. Bir müdahalenin mevcudiyeti hakkında
AİHM, 8. maddede yeralan «konut» kavramının iç hukuka bağlı olmayan otonom bir kavram
olduğunu anımsatmaktadır. Belli bir mekanın 8. maddenin koruması altındaki bir «konut»
sıfatında olması, olayla ilgili şartlara ve özellikle belirli bir yer ile daimi ve yeterli bir
bağlantının mevcudiyetine bağlıdır (Rusya aleyhine Prokopovitch davası, no 58255/00, prg.
36, CEDH 2004-XI (alıntılar)). «Konut» terimi 8. maddenin ingilizce versiyonunda yeralan
«ev» kelimesinden daha geniş bir anlam alanına sahiptir. Örneğin liberal bir meslek
mensubunun büro veya kabinesi bu kapsamda değerlendirilebilir (Almanya aleyhine Niemietz
davası, 16 Aralık 1992 tarihli karar, seri A no 251-B, sayfa 34, prg. 30).
AİHM, ayrıca gerçek kişinin ikâmet ettiği ve aynı zamanda sahibi olduğu şirketin bürosu
olarak kullandığı bir konutta gerçekleştirilen polis aramasını AİHS’nin 8. maddesinde
belirtilen kişinin konutuna saygı gösterilmesi hakkına müdahale olarak değerlendirdiğini
anımsatmaktadır (Birleşik Krallık aleyhine Chappell davası, 30 Mart 1989 tarihli karar, seri A
no 152-A, sayfa 12-13, prg. 26, ve sayfa 26, prg. 63). Daha sonra AİHM, bazı şartlarda bir
şirkete ait ticaret merkezi, büro veya mesleki mekanların da AİHS’nin 8. maddesinde güvence
altına alınan hakların içerisine dahil edilebileceğini kabul etmektedir (Fransa aleyhine Colas
Est Şirketi ve diğerleri davası, no 37971/97, prg. 40-41, CEDH 2002-III).
Bu başvuruyla ilgili olarak AİHM, atölyenin kamuya ne kadar açık olduğundan bağımsız
olarak, eğer başvuranın işyeri konumunda ise 8. maddenin her halükarda uygulanacağını
vurgulamaktadır (bakınız Niemietz, ilgili paragraflar 30-31). Zaten, taraflar bahsi geçen
atölyenin aynı zamanda konut olarak kullanıldığına itiraz etmemektedirler (bakınız, a
contrario, Rusya aleyhine Khamidov davası, no 72118/01, prg. 131, CEDH 2007-...
(alıntılar). AİHM, polis memurunun atölyeye başvuranın izni olmadan girmesi dolayısıyla
(bakınız, a contrario, Fransa aleyhine R.L. ve M.-J.D. davası (karar), no 44568/98, 18 Eylül
2003), konutuna saygı gösterilmesi hakkına müdahale edildiği kanaatindedir.
Bu aşamadan sonra, sözkonusu müdahalenin, 8. maddenin 2. paragrafı kapsamında haklı olup
olmadığının, yani yasayla öngörülüp öngörülmediğinin, bir veya daha fazla meşru amaç
güdüp gütmediğinin ve demokratik bir toplumda bu amaçlara ulaşmak için müdahalenin
gerekli olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
b. Müdahalenin haklılığına ilişkin
İhtilaflı müdahale, eski Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun, gecikmenin sakıncaları
olabileceği durumlarda polise mahkeme emri olmaksızın evde arama yapma yetkisi veren 97.
maddesine dayanmaktadır. Mahalle esnafının uyuşturucu kullanımı ile ilgili olarak yaptığı
ihbarın üzerine yapılmış olması muvacehesinde, arama eylemi toplum düzeninin korunması
ve suç eylemlerinin önlenmesi meşru amaçlarını gütmektedir.
Müdahalenin gerekliliği konusunda ise AİHM, «demokratik bir toplumda» bir müdahaleye
gereklidir denebilmesi için, o müdahalenin toplum için zorlayıcı bir ihtiyaçtan kaynaklanması
ve özellikle ulaşılmak istenen meşru amaç ile orantılı olması gerekmektedir. Sözleşmeyi
imzalayan Devletler, bir müdahalenin gerekliliğine karar verirken belli bir takdir yetkileri
bulunmaktadır, ancak bu AİHM’nin denetimine tabidir. AİHM, devletlerin suç eylemlerinin
delillerini ele geçirmek amacıyla konutların aranmasını ve bazı malzemeye el konmasını
gerekli görebileceklerini kabul etmektedir. Bununla birlikte mevzuatların ve uygulama
şekillerinin suistimallere karşı yeterli ve uygun teminatları içermesi gerekmektedir. Özellikle,
6