1. Kabuledilebilirlik hakkında
AĐHM, bu ꢀikayetin AĐHS’nin 35 § 3. maddesi uyarınca temelden yoksun olmadığı tespitinde
bulunmaktadır. Baꢀka hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi tespit edilmemiꢀtir.
2. Esas hakkında
AĐHM, yargı sürecinin makul yapısının dava koꢀullarını takiben ve mahkeme yerleꢀik
içtihatları, özellikle davanın karmaꢀıklığı, baꢀvuranın ve yetkili mercilerin tutumu ve
ilgililerin sözü edilen davadaki giriꢀimleri ıꢀığında değerlendirildiğini hatırlatmaktadır (Bkz.
diğerleri arasında Frydlender-Fransa kararı, no: 30979/96, § 43, AĐHM 2000-VII). Mahkeme
ayrıca gösterilecek özel ihtimamın itilaflı durum için önem arz ettiğini eklemektedir (Bkz.
Ruotolo-Đtalya kararı, 27 ꢁubat 1992, seri: A no:230-D, s. 39, § 17).
AĐHM, daha önce de mevcut baꢀvurudakine benzer sorunların AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin
ihlaline yol açtığını kaydetmektedir (Bkz. sözü edilen Frydlender kararı).
AĐHM, Mahkemeye sunulan unsurları incelenmesinden, davanın özel bir karmaꢀık yapısı
bulunmadığı ve sözkonusu yargı sürecinin uzunluğunun baꢀvuranın tutumu ile
açıklanamayacağı tespitinde bulunmaktadır. Sosyal Sigortalar Kurumu’nun raporunun
beklenmesi on sekiz aydan fazla sürmüꢀtür. Ulusal yargı makamlarına yüklenebilecek böylesi
bir yavaꢀlık AĐHS’ye aykırı olan makul süre aꢀımı tespitine götürmektedir.
Ayrıca, davaya olan yaklaꢀım ilgili bakımından dikkate alınması gereken unsurlar arasındadır.
(Bkz. diğerleri arasında, Zimmermann ve Steiner-Đsviçre kararı, 13 Temmuz 1983, seri: A no:
66, § 24, ve Alenet de Ribemont-Fransa kararı, 10 ꢁubat 1995, seri: A no: 308, § 47). Mevcut
baꢀvuruda, iꢀ alanında bir itilaf sözkonusu olduğundan özel bir itina göstermek gerekir (Sözü
edilen Ruotolo, kararı s. 39, § 17).
Bu nedenle, AĐHS’nin 6 § 1. maddesi bu bakımdan ihlal edilmiꢀtir.
B. Yargılamanın adilliği hakkında
Baꢀvuran, aynı zamanda yargılamanın hakkaniyete uygun olmadığından ꢀikayetçi olmaktadır.
AĐHM, baꢀvuranın iç hukuktaki mahkemelerin yapmıꢀ olduğu ꢀikayetin gerekçelerini dikkate
almadan verdikleri karara itiraz ettiğini hatırlatmaktadır. AĐHM, her ꢀeyden önce ulusal
yetkililere ve özellikle yargı organlarına iç hukuku yorumlama ve uygulama yükümlülüğünün
düꢀtüğünü hatırlatmaktadır (Bkz. Schenk-Đsviçre kararı 12 Temmuz 1988, seri: A no:140, s.
29, § 45).
Bu bağlamda, AĐHM ulusal yargının baꢀvuranın davasını rahatça dile getirme imkânının
bulunduğu yargı sürecinin sonunda kararını verdiğini hatırlatmaktadır. Baꢀvuranın Đꢀ
Mahkemesi’nin almıꢀ olduğu karardan memnun olmaması AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlali
için yeterli değildir. Bu ꢀartlarda, dava dosyasının incelenmesinden görüldüğü üzere izlenen
sürecin bütünü bakımından AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine dair hiçbir sonuç
çıkmamaktadır (Bkz. diğerleri arasında Dambreville-Fransa kararı, no: 51866/99, 13 Mayıs
2001).
Bu ꢀikayetin dayanaktan yoksun olması nedeniyle AĐHS’nin 35 §§ 3. ve 4. maddeleri
bakımından reddedilmesi gerekmektedir.
4