CONSEIL  
AVRUPA  
DE L’EUROPE  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
HÜSEYĐN ATEVE MEHMET ATE- TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no:28270/02)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
13 Ekim 2009  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (28270/02) no’lu davanın nedeni (T.C.  
vatandaları) Hüseyin Ateve Mehmet Ate’in (bavuranlar) Avrupa Đnsan Hakları  
Mahkemesi’ne 13 Mayıs 2002 tarihinde Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına  
ilikin Sözleme’nin (Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ  
olduğu bavurudur.  
Bavuranlar, anlıurfa Barosu avukatlarından Y. Karatatarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
I. DAVANIN KOULLARI  
Bavuranlar, sırasıyla, 1957 ve 1959 doğumlu olup anlıurfa’da ikamet etmektedirler.  
1999 tarihinde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, baraj yapımı nedeniyle bavuranlara ait  
taınmazı (parsel no: 129) kamulatırmıtır.  
29 Haziran 1999 tarihinde, ödenen tutardan memnun olmayan bavuranlar, kamulatırma  
konusu taınmaz için bedel artırım davası açmılardır.  
5 Kasım 1999 tarihinde, Birecik Asliye Hukuk Mahkemesi, bavuranları kısmen haklı bulmuꢀ  
ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nı 24 Temmuz 1999 tarihinden itibaren ilemeye  
balayacak gecikme faizi ile birlikte 12.738.732.000 TL ek kamulatırma bedeli ödemeye  
mahkum etmitir.  
12 Nisan 2000 tarihinde nihai hale gelen bir kararla, Yargıtay, sözkonusu kararı onamıtır.  
2 Ocak 2002 tarihinde, Bakanlık, bavuranlara, 29.879.034.732 TL ödemitir.  
HUKUK  
Bavuranlar, nihai iç hukuk kararı ile ödenmesine hükmedilen tazminatların idare tarafından  
ödenmemesinden ikayetçidir. Ayrıca bavuranlar, Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı  
karısında alacaklarına uygulanan gecikme faizi oranının yetersizliğinden ikayetçi  
olmaktadırlar. Bavuranlar, sözkonusu hususlarda, AĐHS’nin 6/1 maddesine ve Ek 1 No’lu  
Protokol’ün 1. maddesine atıfta bulunmaktadırlar.  
Hükümet, sözkonusu iddiaya karı çıkmaktadır. Hükümet, bavuranların Borçlar Kanunu’nun  
105. maddesi ile sunulan bavuru yolunu kullanmamaları ve Anayasa’nın 46. maddesi ile  
öngörülen yüksek gecikme faizinin borçlarına uygulanmasını yetkili ulusal mahkemeler  
önünde talep etmemelerinden ötürü AĐHS’nin 35/1 maddesi uyarınca, , iç hukuk yollarını  
tüketmediklerini savunmaktadır.  
Bavuranlar, sözkonusu iddiaya karı çıkmaktadırlar.  
AĐHM, Aka-Türkiye ve Yavuz ve diğerleri (bavuru numaraları: 9923/05, 13021/05, 13186/05,  
13809/05, 13810/05, 14622/05, 14650/05, 14662/05, 14698/05, 14704/05, 14707/05,  
2
14837/05 ve 26912/05, 5 Mayıs 2009) kararlarında ortaya konan aynı gerekçelerle  
Hükümet’in sözkonusu itirazını reddetmektedir (23 Eylül 1998) .  
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde bavurunun dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle bavuru kabuledilebilir niteliktedir.  
Esasa ilikin olarak ise, AĐHM, ibu davanın Kaçar ve diğerleri-Türkiye (bavuru numaraları:  
38323/04, 38379/04, 38389/04, 38403/04, 38423/04, 38510/04, 38513/04 ve 38552/04, 22  
Temmuz 2008) kararına benzer olduğunu tespit etmektedir. Hükümet tarafından sunulan  
hiçbir tespit veya delilin sözkonusu karardan sapmayı gerektirmediğini belirten AĐHM,  
AĐHS’nin 6/1 maddesinin ve Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna  
ulamaktadır.  
AĐHS’nin 41. maddesinin uygulanmasına ilikin olarak, bavuranlar, maruz kaldıkları maddi  
zarar için 11.500 Amerikan Doları talep etmektedirler. Bavuranlar ayrıca, 2.000 Amerikan  
Doları manevi tazminat talebinde bulunmaktadırlar. Son olarak bavuranlar, AĐHM önünde  
yapmıoldukları yargılama masraf ve giderleri için 1.000 Amerikan Doları talep  
etmektedirler.  
Hükümet, sözkonusu iddialara itiraz etmektedir.  
Akku-Türkiye kararında benimsenen hesaplama yöntemini dikkate alarak ve ilgili ekonomik  
veriler ıığında AĐHM, bavuranlara ortaklaa olarak, 5.000 Euro maddi tazminat ödenmesi  
gerektiği kanaatindedir. Ayrıca AĐHM, tespit edilen ihlali göz önüne alarak ve hakkaniyete  
uygun olarak, bavuranlara ortaklaa olarak 1.000 Euro manevi tazminat ödenmesi gerektiği  
kanaatindedir. Buna karın, bavuranlar tarafından belge sunulmamasını ve konuya ilikin  
içtihadını göz önüne alan AĐHM, yargılama masraf ve giderleri kapsamında bavuranların  
yapmıoldukları taleplerini reddetmektedir.  
AĐHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi faizlerine uyguladığı  
orana üç puanlık bir artıeklenerek belirlenmesine hükmetmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6/1 ve Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden ulusal para birimine çevrilmek üzere, her  
türlü vergiden muaf tutularak Savunmacı Devlet tarafından bavuranlara ortaklaa  
olarak 5.000 Euro (bebin Euro) maddi tazminat ve 1.000 Euro (bin Euro) manevi  
tazminat ödenmesine;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç  
puan fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
3
4. Adil tatmine ilikin diğer tüm taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 13 Ekim 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
4