CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYİ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
ÜÇÜNCÜ DAİRE  
KOÇAK VE DİĞERLERİ-TÜRKİYE Davası  
(Başvuru no:42432/98)  
KARAR  
STRAZBURG  
19 Mayıs 2004  
Koçak ve diğerleri - Türkiye Davasında,  
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (3. Daire),  
Sn. G. RESS, Başkan,  
Sn. L. CAFLISCH,  
Sn. R. TÜRMEN,  
Sn. B. ZUPANCIC,  
Sn. J. HEDIGAN,  
Sn. M. TSATSA-NİKOLOVSKA,  
Sn. H.S. GREVE, Yargıçlar,  
ile Daire Sekreteri Sn. V. BERGER'in katılımı ile Avrupa İnsan Hakları  
Mahkemesi Heyet olarak toplanmış, 29 Nisan 2004 tarihinde yapılan görüşmeler  
sonucunda, yukarıda belirtilen tarihte benimsenmiş olan aşağıdaki karara varmıştır:  
OLAYLAR  
DAVANIN KOŞULLARI  
Sırasıyla 1943 ve 1939 doğumlu olan başvuranlar, İstanbul'da yaşamaktadır.  
6 Eylül 1993 tarihinde, Devlet Karayolları Genel Müdürlüğü İstanbul'da bulunan  
başvuranlara ait olan arsaları kamulaştırmıştır. Bilirkişi heyeti arsaların değerini  
belirlemiş ve kamulaştırma tarihinde başvuranlara tazminatı ödenmiştir.  
4 Şubat 1994 tarihinde, başvuranların tazminatın artırılmasına yönelik talebini  
müteakip Kartal ilk derece mahkemesi, başvuranlara karar tarihinde geçerli oran olan  
yıllık %30 yasal faizle birlikte 48,410,250,000 TL ek tazminat verilmesine  
hükmetmiştir. Ulusal mahkeme, 6 Eylül 1993 tarihini, yasal faizin başlangıç tarihi  
olarak saptamıştır. Taraflar karara itirazda bulunmuştur.  
12 Mayıs 1994 tarihinde Yargıtay ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştur.  
2 Kasım 1994 tarihinde, davayı yeniden inceleyen ilk derece mahkemesi ek tazminat  
tutarını 45,692,700,000 TL olarak yeniden belirlemiştir. Taraflar itirazda  
bulunmadığından karar, nihai hale gelmiştir. 29 Aralık 1997 tarihinde idare,  
başvuranlara 95,426,696,000 TL tutarında ek tazminatını faiziyle birlikte ödemiştir. Ek  
tazminatın faizi, ilk derece mahkemesinin başvuranların lehine verdiği karar  
tarihinden 31 Aralık 1997 tarihine kadar geçerli olan yıllık yasal faiz oranıyla  
hesaplanmıştır.  
1993 - 1999 yılları arasında yıllık enflasyon ortalama %81,7 olarak  
gerçekleşmiştir.  
İLGİLİ İÇ HUKUK YOLLARI VE UYGULAMASI  
İlgili iç hukuk yolları Mahkemenin 23 Eylül 1998 tarihli Aka - Türkiye kararında  
belirtilmiştir.  
HUKUK  
1 NO'LU PROTOKOLÜN 1.MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI  
Başvuranlar, kamulaştırma için, mahkeme sürecinden üç yıl bir ay yirmi gün  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2004. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
sonra, ödenen ek tazminatın değerini yitirdiğini çünkü faiz oranının Türkiye'deki  
yüksek enflasyon oranını karşılamadığını ileri sürmüştür. Başvuranlar 1 No'lu  
Protokolün 1. maddesine dayanmaktadır. Anılan madde şöyledir:  
"Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı  
vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası  
hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.  
Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını  
düzenlemek veya vergilerin yada başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için  
gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez."  
A. Kabul edilebilirlik  
Hükümet, başvuranların, Sözleşmenin 35 § 1 maddesinin gerektirdiği şekilde, iç  
hukuk yollarını tüketmediklerini çünkü Borçlar Kanununun 105. maddesinde  
öngörülen hukuk yolunu kullanmadıklarını iddia etmiştir. Bu madde uyarınca  
başvuranlar, kayıplarının, faiz miktarını aştığını kanıtlayabilirse, geç ödemeden  
kaynaklanan kayıplarını tazmin edebilirdi.  
Mahkeme, benzer bir davada (bkz. Aka - Türkiye karan), hükümetin ön itirazını  
reddettiğini göz önüne alarak, hükümetin itirazını reddetmiştir.  
B. Esaslar  
Mahkeme, benzer davalarda 1 No'lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği  
sonucuna varmıştır.  
Hükümetin sunduğu iddiaları ve olguları inceleyen Mahkeme, davayı, diğer  
benzer davalardan ayıran bir özelliğinin olmadığını şünmektedir. Mahkeme, ek  
tazminat miktarının geç ödenmesinin sorumluluğunun, kamulaştırmayı yapan kuruma  
ait olduğuna ve bu gecikmenin arsaları kamulaştırılan başvuranların zarar etmesine  
neden olduğu sonucuna varmıştır. Mahkeme, gecikme ve dava sürecinin uzaması  
sonucunda başvuranların, genel kamu yararı ile mülkiyetinden yararlanma hakkının  
arasında korunması gereken adil dengeyi bozacak derecede kayba uğradığına  
hükmetmiştir.  
Sonuç olarak 1 No'lu Protokolün 1. maddesi ihlal edilmiştir.  
1 NO'LU PROTOKOLÜN 1. MADDESİ BAĞLAMINDA SÖZLEŞMENİN 14.  
MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI  
Başvuranlar, ayrıca, 1 No'lu Protokolün 1. maddesi bağlamında Sözleşmenin  
14. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuranlar, söz konusu dönemde,  
devletin, alacakları için yıllık %84 faiz uygulamasına karşın gecikmiş borç  
ödemelerine yıllık %30 faiz uyguladığından şikayetçi olmuştur.  
A. Kabul edilebilirlik  
Mahkeme, bu şikayetin, Sözleşmenin 35 § 3 maddesi uyarınca, açıkça  
dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilebilir bulunmaması için başka bir gerekçe  
bulunmadığı kanısındadır.  
B. Esaslar  
1 No'lu Protokolün 1. maddesiyle ilgili verdiği hükmün ışığında Mahkeme,  
davanın, 1 No'lu Protokolün 1. maddesi bağlamında Sözleşmenin 14. maddesi  
uyarınca ayrıca incelenmesine gerek olmadığına karar vermiştir.  
SÖZLEŞMENİN 41.MADDESİNİN UYGULANMASI  
Sözleşmenin 41. maddesi aşağıdaki gibidir:  
"Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek  
Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde,  
hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder."  
A. Maddi ve manevi zarar  
Başvuranlar maddi tazminat için 3,458,806 ABD Dolarının yanı sıra manevi  
tazminat olarak da 500,000 ABD Doları talep etmiştir.  
Hükümet bu konuda bir görüş sunmamıştır.  
Akkuş kararında uygulanan yöntem çerçevesinde ve ilgili ekonomik verileri  
dikkate alan Mahkeme başvuranlara, ödeme gününde Türk Lirasına çevrilmek üzere,  
1,000,000 Euro maddi tazminat verilmesini uygun bulmuştur.  
Mahkeme ayrıca başvuranların manevi tazminata hakkı bulunduğunu göz  
önünde bulundurmaktadır. Bu mayanda Mahkeme, ihlale ilişkin kararının yeterli bir  
manevi tatmin oluşturacağı görüşündedir.  
B. Yargılama giderleri ve masraflar  
Başvuranlar, Komisyon ve Mahkeme önündeki süreçten dolayı 50,000 Euro  
tutarında masrafa girdiklerini iddia etmiştir.  
Hükümet, giderler konusunu Mahkemenin sağduyusuna bırakmıştır.  
Önündeki bilgiler ve konu üzerindeki içtihadı ışığında Mahkeme, yargılama  
gidereri ve masraflar için başvuranlara, ödeme gününde Türk Lirasına çevrilmek  
üzere, 1,000 Euro ödenmesini uygun bulmaktadır.  
C. Gecikme Faizi  
Mahkeme ödeme gününe kadar geçen süre için Avrupa Merkez Bankası'nın  
uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek faiz oranının  
uygulanmasını uygun bulmaktadır.  
BU NEDENLERDEN DOLAYI MAHKEME,  
1- Başvurunun kabuledüebilir olduğuna;  
2- 1 No'lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3- Şikayetin, 1 No'lu Protokol bağlamında Sözleşmenin 14. maddesi uyarınca  
incelenmesine gerek olmadığına;  
4- İhlale ilişkin kararının yeterli bir manevi tatmin oluşturacağına;  
5- (a) davalı Devletin, başvuranlara, Sözleşmenin 44 § 2 maddesi uyarınca  
kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, maddi zarar açısından ve  
yüklenebilecek her türlü vergi, damga vergisi ve harçla birlikte başvuranlara, ödeme  
gününde Türk Lirasına çevrilmek üzere aşağıda belirtilen tutarları ödemesine;  
(i) maddi zarar açısından 1,000,000 EUR (birmilyon euro);  
(ii) ödenen ücretler ve harcamalar için 1,000 EUR (bin euro);  
b) Yukarıda değinilen üç aylık sürenin dolmasından itibaren ödeme gününe  
kadar geçen süre için Avrupa Merkez Bankası'nın uyguladığı faiz oranına üç puan  
eklemek suretiyle elde edilecek faiz oranının uygulanmasına;  
6. başvuranların adli tatmine yönelik diğer taleplerinin reddedilmesine karar  
vermiştir.  
Karar İngilizce olarak hazırlanmış olup, Mahkeme İçtüzüğünün 77 §§ 2 ve 3.  
maddeleri uyarınca 19 Mayıs 2004 tarihinde yazılı olarak ilan edilmiştir.  
Vincent BERGER  
Sekreter  
Georg RESS  
Başkan