CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYİ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
KÖKMEN - TÜRKİYE DAVASI  
(Başvuru no:35768/02)  
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ  
STRAZBURG  
20 NİSAN 2006  
İşbu karar Sözleşme’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde  
kesinleşecek olup şekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 35768/02 başvuru no’lu davanın nedeni,  
Türk vatandaşı Mehmet Kökmen’in (Başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM)  
12 Ağustos 2002 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Sözleşmesi’nin  
(AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuran, Gaziantep Barosu  
avukatlarından M. Türkmen tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
1933 doğumlu başvuran Gaziantep’de ikamet etmektedir.  
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (İdare) 1999 yılında Birecik Barajının inşaatı için  
başvurana ait arsayı kamulaştırmıştır.  
İdare’nin Bilirkişi Kurulu kamulaştırılan arsanın değerini 9.152.840.000 TL olarak  
belirlemiş ve bu tutar başvurana arsanın mülkiyet hakkının İdare’ye devredildiği tarihte  
ödenmiştir.  
Başvuran, 8 Şubat 1999 tarihinde ödenen miktarı yeterli bulmayan başvuran, Nizip  
Asliye Hukuk Mahkemesi önünde kamulaştırma bedelinin artırılması için başvuruda  
bulunmuştur.  
Asliye Hukuk Mahkemesi 30 Aralık 1999 tarihli bir kararla başvuranı kısmen haklı  
bularak, 26 Şubat 1999 tarihinden itibaren hesaplanmak üzere senelik % 30 gecikme faizi ile  
İdare’nin kendisine 19.967.577.500 Türk Lirası (TL) ödemesine karar vermiştir.  
Yargıtay, 22 Mayıs 2000 tarihinde verilen bu kararı onamıştır.  
İdare, 1 Ağustos 2002 başvurana ek kamulaştırma bedeli olarak 51.596.219.166 TL  
ödemiştir.  
7 Mayıs 2003 tarihinde ek kamulaştırma bedelinin ikinci ödemesinde 7.595.201.482  
TL başvuranın hesabına yatırılmıştır.  
HUKUK AÇISINDAN  
I. 1 NO’LU PROTOKOLÜ’ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI  
HAKKINDA  
Başvuran, Türkiye’deki yüksek enflasyon oranına göre gecikme faizlerinin düşük  
olması nedeniyle ek kamulaştırma bedelinin değer kaybetmesinden şikayetçi olmaktadır. Bu  
açıdan başvuran 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesini ileri sürmektedir.  
A. Kabuledilebilirlik Hakkında  
Hükümet’e göre başvuran icra davası başlatmadığından dolayı AİHS’nin 35.  
maddesinin gerektirdiği gibi iç hukuk yollarını tüketmemiştir.  
AİHM, hukuki yargılama sonucunda Devlet’ten alacağı bulunan bir kimseden,  
tazminat elde etmek amacıyla icra davası başlatmasını istemenin uygun olmayacağına dair  
içtihadını hatırlatmaktadır (Metaxas-Yunanistan, no: 8415/02 ve Karahalios-Yunanistan, no:  
2
62503/00). Buradan Hükümet’in yaptığı itirazın kabuledilemez olduğu sonucu ortaya  
çıkmaktadır.  
AİHM, içtihadından çıkan kriterler ışığında (Bkz. özellikle Akkuş) ve elinde bulunan  
unsurların tümünü gözönüne alarak başvurunun esastan incelenmesi gerektiğine kanaat  
getirmektedir. AİHM sonuç itibariyle başvurunun hiçbir kabuledilemezlik gerekçesine ters  
düşmediğini tespit etmektedir.  
B. Esasa Dair  
AİHM, bu davadakine benzer sorunların ortaya çıktığı davaları birçok kez incelemiş  
ve 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır (Bkz. Akkuş kararı ve  
Aka kararı).  
AİHM, mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in davayı farklı şekilde sonuçlandıracak  
hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıştır. Ulusal mahkemelerin kararına göre  
kamulaştırmayı yapan İdare tarafından başvurana verilmesi gereken ek tazminatın  
ödenmesindeki gecikme, başvuranı, mülkünün kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara  
daha sokmuştur. Sözkonusu davanın toplam fiili süresi ile ikiye katlanan bu gecikme,  
AİHM’yi, başvuranın genel yararın gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması  
arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke  
katlanmak zorunda kaldığı yönünde düşünmeye sevk etmektedir.  
Sonuç olarak 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.  
II. AİHS’NİN 6. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA  
Başvuran, adli yargılama süresinin AİHS’nin 6§1 maddesini ihlal ettiğinden şikayetçi  
olmaktadır.  
A. Kabuledilebilirlik Hakkında  
AİHM, AİHS’nin 35§3 maddesi uyarınca başvurunun açıkça dayanaktan yoksun  
olduğunun söylenemeyeceğine kanaat getirmektedir. Başka hiçbir kabul edilemezlik gerekçesi  
bulunmamaktadır.  
B. Esasa Dair  
AİHM, 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesine ilişkin vardığı sonuç gözönüne alarak  
sorunun tekrar AİHS’nin 6§1 maddesi açısından incelenmesine gerek olmadığına kanaat  
getirmektedir.  
III. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA  
A. Maddi ve Manevi Tazminat  
Başvuran 20.000 Euro tutarındaki maddi tazminatının ödenmesini belirtmektedir.  
Ayrıca başvuran, 2.000 Euro tutarındaki manevi zararının telafi edilmesini istemektedir.  
3
Hükümet iddialara itiraz etmektedir.  
AİHM, Akkuş kararında benimsenen hesaplama yöntemini ele alarak ve ilgili  
ekonomik veriler ışığında, başvurana maddi tazminat olarak 14.000 Euro ödenmesine karar  
vermiştir.  
Manevi tazminatla ilgili olarak AİHM, mevcut dava koşullarında ihlal kararının  
tespitinin adil tazmin için başlı başına yeterli olduğu kanaatindedir.  
C. Gecikme Faizi  
AİHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz  
oranına üç puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE,  
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. AİHS’nin 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. AİHS’nin 6§1 maddesine dayanarak yapılan şikayetin esasını ayrıca incelemeye gerek  
olmadığına;  
4. Manevi tazminatla ilgili olarak, mevcut kararının kendisinin adil tazmin için başlı başına  
yeterli olduğuna;  
5. a) AİHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümet tarafından  
başvurana maddi tazminat olarak 14.000 Euro’nun (on dört bin) miktara yansıtılabilecek  
her türlü vergiden muaf tutularak ödenmesine,  
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan  
fazlasına eşit oranda faiz uygulanmasına;  
6. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;  
karar vermiştir.  
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM İçtüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3.  
maddesine uygun olarak 20 Nisan 2006 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir  
4