KÖKSAL VE DURDU – TÜRKĐYE KARARI
Hükümet, baꢀvuranların karar düzeltme taleplerinin Danıꢀtay tarafından incelendiği
sürecin, karar düzeltme iꢀleminin idari yargılamanın bir parçası olmayıp olağandıꢀı bir hukuk
yolu olması nedeniyle yargılama süresinin hesaplanmasında dikkate alınamayacağını
savunmuꢀtur. Hükümet ayrıca her iki yargılamada makamlara yüklenebilecek bir gecikme
olmadığını savunmuꢀtur.
AĐHM, somut davaların hukuk davalarına iliꢀkin olduğunu ve Türkiye’deki karar
düzeltme yolunun bu bağlamda genel kabul görmüꢀ uluslararası hukuk ilkeleri çerçevesinde
etkili bir iç hukuk yolu teꢀkil ettiğini hatırlatır (bkz. Molin Đnꢀaat – Türkiye, no. 23762/94, 7
Eylül 1995 tarihli Komisyon kararı; Latif Fuat Öztürk – Türkiye, no. 54673/00). Dolayısıyla
AĐHM Hükümetin, mevcut davalarda yararlandığı karar düzeltme usulünün sözkonusu idari
yargılamanın bir parçası olmadığı savını kabul edemez.
AĐHM, somut baꢀvurudakine benzer sorunlar ortaya çıkaran davalarda sıklıkla
AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiꢀtir (bkz. örneğin, ꢁenol Uluslararası
Nakliyat, Đhracat ve Ticaret Limited ꢁirketi – Türkiye, no. 75834/01). Tarafına sunulan tüm
delilleri inceleyen AĐHM, mevcut ꢀartlar altında farklı bir sonuca ulaꢀmasını sağlayacak ikna
edici hiçbir tespit ve delilin Hükümet tarafından sunulmadığı kanaatindedir. AĐHM özellikle
her iki baꢀvuruda davaların Danıꢀtay’da neredeyse beꢀ yıl devam ettiğini ve bu gecikmenin
yargılamanın tamamının süresinin artıꢀına önemli bir katkısı olduğunu belirtir.
Konu ile ilgili içtihadını dikkate alan AĐHM, her iki davada yargılama süresinin aꢀırı
olduğu ve “makul süre” ꢀartına uymadığı görüꢀündedir.
Bu nedenle AĐHS’nin 6/1 maddesi, her iki idari yargılama sürecine iliꢀkin olarak ihlal
edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN DĐĞER MADDELERĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
A. AĐHS’nin 6/1 ve 1 no’lu Protokolün 1. maddelerinin ihlal edildiği iddiası
Baꢀvuranlar AĐHS'nin 6/1 maddesine dayalı olarak tetkik hakimlerinin Danıꢀtay’a
sunduğu yazılı görüꢀlerin kendilerine tebliğ edilmediğini savunmuꢀtur. Ayrıca 1 no’lu
Protokolün 1. maddesine dayanarak kamu hizmetinden haksız olarak çıkarılmaları nedeniyle
gelecekteki kazanç ve diğer maddi haklardan mahrum bırakıldıklarını iddia etmiꢀtir.
AĐHM, tetkik hakiminin yazılı görüꢀlerinin tebliğ edilmemesine iliꢀkin olarak bu
ꢀikâyeti daha önce Meral (yukarıda anılan) davasında inceleyip reddettiğini kaydeder. AĐHM,
somut davalarda Meral davasındaki tespitlerinden ayrılmasını gerektirecek özel koꢀullar tespit
etmemiꢀtir.
Dolayısıyla baꢀvuruların bu kısmı AĐHS'nin 35/3 ve 35/4 maddeleri uyarınca açıkça
dayanaktan yoksun olduğundan reddedilmelidir.
1 no’lu Protokolün 1. maddesine dayalı ꢀikâyete iliꢀkin olarak AĐHM, baꢀvuranların
talep ettikleri gibi gelecekteki gelirlere iliꢀkin “meꢀru beklenti” içinde olamayacağı
kanaatindedir (bkz. Ouzounis vd. – Yunanistan, no. 49144/99). Bu nedenle sözkonusu
hükümle korunması gereken bir mülkiyet hakları bulunduğunu kanıtlayamamıꢀlardır.
3