II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGLANMASI HAKKINDA
A. Maddi tazminat
Baꢀvuranlar maddi zarara uğradıklarını ileri sürerek 320 numaralı parsele değin 151.110 TL
ve 414 numaralı parsel için 192.210 TL olmak üzere toplam 343.320 TL (yaklaꢀık 216.880
Euro) tazminat talep etmektedir. Baꢀvuranlar bu bağlamda, Sapanca Asliye Hukuk
Mahkemesine 4 Mayıs 2004 tarihinde iletilen bilirkiꢀi raporunu dayanak göstermektedir.
Hükümet AĐHM’yi aꢀırı ve dayanaktan yoksun olarak nitelendirdiği bu meblağları
reddetmeye davet etmekte, sözü edilen bilirkiꢀi raporunun tek taraflı olarak baꢀvuranların
isteğiyle hazırlandığını savunmaktadır. Hükümete göre mezkur taꢀınmazlar ormanlık alanın
bir bölümünü oluꢀturmaktadır ve özel bir mülkiyet konusunu teꢀkil edemez. Bu nedenle
taꢀınmazların herhangi bir satıꢀ değeri yoktur.
AĐHM, ihlalin tespit edildiği bir baꢀvuruda Savunmacı Hükümetin ihlali gidermek ve ihlalden
önceki duruma mümkün olduğunca dönülmesini sağlayacak ꢀekilde ihlalin sonuçlarını
ortadan kaldırmak yükümlüğünün bulunduğunu hatırlatır (Bkz. Iatridis-Yunanistan (adil
tatmin) no: 31107/96). Bir davaya taraf Sözleꢀmeci Devletlerin, prensip olarak, ihlale
hükmedilen bir kararın gereklerini yerine getirmek için baꢀvuracakları yolları seçme
serbestliği bulunmaktadır. Bir kararın nasıl icra edileceğine iliꢀkin takdir yetkisi ile,
Sözleꢀmeci Devletlerin, AĐHS’nin temel yükümlülüğü olan “güvence altına alınan hak ve
özgürlükleri tanıma” (1. madde) yükümlülüğü ile uyumlu bir seçme hakkı kastedilmektedir.
Đhlalin doğası restitutio in integrum’a müsaitse, bunu yerine getirmek Savunmacı Devlete
düꢀer, zira AĐHM’nin bunu bizzat yapmaya ne yetkisi ne imkânı bulunmaktadır. Buna karꢀılık
ulusal hukuk ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırmaya olanak tanımıyor ve/veya ancak kısmen
giderebiliyorsa, bu durumda AĐHS’nin 41. maddesi AĐHM’yi, mağdura uygun göreceği bir
telafiyi sağlama yetkisi vermektedir (Bkz. Brumarescu-Romanya (adil tatmin) no: 28342/95).
AĐHM bununla birlikte, Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin yalnızca tazminat ödenmemesi
dolayısıyla ihlal edildiği sonucuna varmaktadır. Bu baꢀvuruda, tespit edilen ihlalin doğası
restitutio in intergrum’un uygulanmasına olanak tanımamaktadır. Benzer bir durumda geri
verme iꢀleminin meꢀruluğu Savunmacı Devlet tarafından tazminin belirlenmesinde esas
alınacak kıstasların uygulanmasına da yansımaktadır, meꢀru yollardan yoksun bırakmanın
mali sonuçları yasaya aykırı olarak el koyma ile bir tutulamaz (Bkz. Scordino-Đtalya (no1)
no:36813/97 ve Eski Yunanistan Kralı vd.-Yunanistan (adil tatmin) no: 25701/94, 28 Kasım
2002).
AĐHM, aynı konuyu içeren benzer davalarda dile getirdiklerini bir kez daha hatırlatır (Bkz.
sözü edilen Turgut vd.-Türkiye ve ꢁatır-Türkiye kararı):
« Tabiatın ve ormanların ve daha genel olarak da çevrenin korunması, kamuoyunda ve dolayısıyla kamu
makamları nezdinde sürekli ve desteklenen bir ilgiyle savunulan bir değerdir. Çevrenin korunmasına iliꢀkin
mülahazalar sözkonusu olduğunda, bilhassa da devlet konuyla ilgili olarak bir yasal düzenlemeye gitmiꢀse,
ekonomik zorunluluklar ve hatta mülkiyet hakkı gibi bazı temel haklar öncelik arz etmemelidirler (…) ».
AĐHM yerleꢀik içtihadına göre taꢀınmazın değeri ile uyuꢀan makul bir meblağa
hükmetmeksizin mülkten yoksun bırakmak aꢀırı bir müdahaleyi oluꢀturmaktadır. Bunun yanı
sıra Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi her halükarda tam bir tazmini güvence altına
almamaktadır. Bu itibarla, «kamu yararı» güden meꢀru amaçlar doğrultusunda kamulaꢀtırılan
taꢀınmazların gerçek değerinin altında bir meblağa hükmedilebilir (Bkz. mutatis mutandis,
5