A. Kabuledilebilirliğe iliꢀkin
Arabacı-Türkiye (65714/01, 7 Mart 2002) ve ꢁanlı ve diğerleri-Türkiye, (5043/02, 3 Temmuz
2006) davalarına atıfta bulunarak Hükümet, baꢀvuranın mağdur sıfatının bulunmadığı ve
baꢀvurunun dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle AĐHM’ye sözkonusu ꢀikayeti reddetmesi
çağrısında bulunmaktadır. Hükümet, dava konusu ek kamulaꢀtırma bedelinin tamamının idare
tarafından ödendiğini ve ꢀayet gecikmeli ödemeden kaynaklanan bir zarar sözkonusu ise de
bu zararın ilgili içtihattan doğan kriterlere uygun olduğunu savunmaktadır.
AĐHM, baꢀvuranın mağdur sıfatının belirlenmesinde kamulaꢀtırma bedelinin gecikmeli olarak
ödenmesinden kaynaklanan zarar, ilgili ekonomik verilere baꢀvurarak değerlendirilmede
bulunmayı gerektiğinden, Hükümet’in kabuledilemezliğe dair ön itirazlarının aslında esasa
iliꢀkin olduğunu saptamaktadır. Bu nedenle Hükümet’in itirazını esasa eklemek uygun
olacaktır.
Đçtihadından doğan kriterler ıꢀığında (Bkz. özellikle, sözü edilen Aka) ve olayın unsurlarını
göz önüne alarak AĐHM ꢀikayetin esas bakımından inceleme konusu yapılması gerektiği
kanaatindedir. AĐHM, hiçbir kabuledilemezlik unsurunun bulunmadığını da tespit etmektedir.
B. Esas
AĐHM, bu davadakine benzer sorunların ortaya çıktığı davaları birçok kez incelemiꢀ ve 1
No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiꢀtir (Bkz. sözü edilen Akkuꢀ ve
Aka).
AĐHM, mevcut davayı incelemiꢀ ve Hükümet’in davayı farklı ꢀekilde sonuçlandıracak hiçbir
tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıꢀtır. Bununla birlikte AĐHM, Aka-Türkiye davasında
benimsenen yönteme göre, baꢀvuranın maruz kaldığı maddi zararı değerlendirmek için
baꢀvurana gerçekten yapılmıꢀ ödeme tutarı ile ödeme tutarı, kamulaꢀtırmanın gerçekleꢀtiği
andan itibaren paranın değer kaybı dikkate alınarak belirlenseydi baꢀvuranların ellerine
geçecek miktar arasındaki farkın göz önüne alınması gerektiği kanaatindedir.
Mevcut davada, Devlet Đstatistik Enstitüsü tarafından yayımlanan fiyat endeksi göz önüne
alındığında, ödeme tarihinde baꢀvurana ödenen ek kamulaꢀtırma bedeli, kendisine ödenmesi
gereken tutarın %86’sına tekabül etmektedir. Baꢀka bir değiꢀle baꢀvuranın maruz kaldığı
zarar %14’tür. AĐHM içtihadına göre bu oran hesaplama yöntemiyle belirlenen ihtiyat payının
çok üzerindedir (Bkz. Arabacı).
AĐHM ayrıca, ulusal mahkemelerin kararına göre verilen ve baꢀvuranı mülkün
kamulaꢀtırılmasına ilaveten ayrı bir zarara daha uğratan ek kamulaꢀtırma bedelinin
ödenmesindeki gecikmenin kamulaꢀtırmayı gerçekleꢀtiren idareye isnat edilebileceğini
belirtmektedir. Bu gecikme, AĐHM’yi baꢀvuranın toplum yararının gerektirdikleri ile
mülkiyet hakkına saygının korunması arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan,
alıꢀılmıꢀın dıꢀında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldığı yönünde düꢀünmeye sevk
etmektedir.
Sonuç olarak, AĐHM, Hükümet’in baꢀvuranın mağdur sıfatının bulunmadığına iliꢀkin itirazını
reddetmekte ve 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaꢀmaktadır.
3