CONSEIL  
AVRUPA  
DE L’EUROPE  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
KORKMAZ-TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 35758/03)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
24 Ocak 2008  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan (35758/03) no’lu davanın nedeni (T.C. vatandaı)  
Hamam Korkmaz’ın (bavuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 24 Eylül 2003 tarihinde  
Temel Đnsan Hakları ve Özgürlüklerini güvence altına alan Avrupa Đnsan Hakları  
Sözlemesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
Bavuran, anlıurfa Barosu avukatlarından H.Tümen tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
I. DAVANIN KOULLARI  
Bavuran, 1937 doğumludur ve anlıurfa’da ikamet etmektedir.  
29 Mart 2000 tarihinde, Devlet Su Đꢀleri Genel Müdürlüğü (idare), bavurana ait taınmazı  
kamulatırmıtır.  
20 Temmuz 2000 tarihinde, idare tarafından ödenen tutarda anlamazlık doğması üzerine  
bavuran, Birecik Asliye Hukuk Mahkemesi’nde bedel artırım davası açmıtır.  
21 Aralık 2000 tarihli bir karar ile iki bilirkii raporu istemesinin ardından Asliye Hukuk  
Mahkemesi, bavuranın talebini kısmi olarak reddetmitir.  
14 Ocak 2002 tarihli bir karar ile Yargıtay, taınmazın değerini hesaplama yönteminde  
yanlılık olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararını bozmutur.  
21 Mayıs 2002 tarihinde, dava dosyasını tekrar ele alan Asliye Hukuk Mahkemesi, idareyi,  
bavurana, 10 Temmuz 2000 tarihinden itibaren ileyecek gecikme faizi ile birlikte  
4.448.386.000 TL [yaklaık 3.506 Euro] ek kamulatırma bedeli ödemeye mahkum etmitir.  
27 Ocak 2003 tarihinde, Yargıtay, sözkonusu hükmü onamıve 28 Nisan 2003 tarihinde karar  
düzeltme bavurusunu reddetmitir.  
27 Haziran 2005 tarihinde, idare, bavurana, 12.260 YTL [yaklaık 7.430 Euro] tutarında bir  
ödeme yapmıtır.  
HUKUK  
I. 1 NO’LU EK PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
HAKKINDA  
Bavuran, Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı karısında yetersiz kalan gecikme faizleri  
nedeniyle Devlet tarafından gecikmeli olarak ödenen ek kamulatırma bedelinin değer  
kaybetmesinden ikayetçi olmaktadır. Bu bağlamda, bavuran 1 No’lu Ek Protokol’ün 1.  
maddesine atıfta bulunmaktadır.  
2
A. Kabuledilebilirliğe ilikin  
Arabacı-Türkiye (65714/01, 7 Mart 2002) ve anlı ve diğerleri-Türkiye, (5043/02, 3 Temmuz  
2006) davalarına atıfta bulunarak Hükümet, bavuranın mağdur sıfatının bulunmadığı ve  
bavurunun dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle AĐHM’ye sözkonusu ikayeti reddetmesi  
çağrısında bulunmaktadır. Hükümet, dava konusu ek kamulatırma bedelinin tamamının idare  
tarafından ödendiğini ve ayet gecikmeli ödemeden kaynaklanan bir zarar sözkonusu ise de  
bu zararın ilgili içtihattan doğan kriterlere uygun olduğunu savunmaktadır.  
AĐHM, bavuranın mağdur sıfatının belirlenmesinde kamulatırma bedelinin gecikmeli olarak  
ödenmesinden kaynaklanan zarar, ilgili ekonomik verilere bavurarak değerlendirilmede  
bulunmayı gerektiğinden, Hükümet’in kabuledilemezliğe dair ön itirazlarının aslında esasa  
ilikin olduğunu saptamaktadır. Bu nedenle Hükümet’in itirazını esasa eklemek uygun  
olacaktır.  
Đçtihadından doğan kriterler ıığında (Bkz. özellikle, sözü edilen Aka) ve olayın unsurlarını  
göz önüne alarak AĐHM ikayetin esas bakımından inceleme konusu yapılması gerektiği  
kanaatindedir. AĐHM, hiçbir kabuledilemezlik unsurunun bulunmadığını da tespit etmektedir.  
B. Esas  
AĐHM, bu davadakine benzer sorunların ortaya çıktığı davaları birçok kez incelemive 1  
No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmitir (Bkz. sözü edilen Akkuve  
Aka).  
AĐHM, mevcut davayı incelemive Hükümet’in davayı farklı ekilde sonuçlandıracak hiçbir  
tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıtır. Bununla birlikte AĐHM, Aka-Türkiye davasında  
benimsenen yönteme göre, bavuranın maruz kaldığı maddi zararı değerlendirmek için  
bavurana gerçekten yapılmıödeme tutarı ile ödeme tutarı, kamulatırmanın gerçekletiği  
andan itibaren paranın değer kaybı dikkate alınarak belirlenseydi bavuranların ellerine  
geçecek miktar arasındaki farkın göz önüne alınması gerektiği kanaatindedir.  
Mevcut davada, Devlet Đstatistik Enstitüsü tarafından yayımlanan fiyat endeksi göz önüne  
alındığında, ödeme tarihinde bavurana ödenen ek kamulatırma bedeli, kendisine ödenmesi  
gereken tutarın %86’sına tekabül etmektedir. Baka bir değile bavuranın maruz kaldığı  
zarar %14’tür. AĐHM içtihadına göre bu oran hesaplama yöntemiyle belirlenen ihtiyat payının  
çok üzerindedir (Bkz. Araba).  
AĐHM ayrıca, ulusal mahkemelerin kararına göre verilen ve bavuranı mülkün  
kamulatırılmasına ilaveten ayrı bir zarara daha uğratan ek kamulatırma bedelinin  
ödenmesindeki gecikmenin kamulatırmayı gerçekletiren idareye isnat edilebileceğini  
belirtmektedir. Bu gecikme, AĐHM’yi bavuranın toplum yararının gerektirdikleri ile  
mülkiyet hakkına saygının korunması arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan,  
alıılmıın dıında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldığı yönünde düünmeye sevk  
etmektedir.  
Sonuç olarak, AĐHM, Hükümet’in bavuranın mağdur sıfatının bulunmadığına ilikin itirazını  
reddetmekte ve 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulamaktadır.  
3
II. AĐHS’NĐN 6/1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuran, yargılama süresinin AĐHS’nin 6/1. maddesine riayet etmemesinden de ikayetçidir.  
AĐHM, sözkonusu ikayetin yukarıda incelenen ikayetle ilgili ve kabuledilebilir nitelikte  
olduğunu belirtmektedir. AĐHM, 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi kapsamında ulağı  
tespiti göz önüne alarak mevcut davada, AĐHS’nin 6. maddesi ihlal edilmiolsa dahi  
sözkonusu ikayetin ayrıca incelenmesine gerek olmadığı kanaatindedir.  
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA  
A. Tazminat  
Bavuran, 30.000 Amerikan Doları değerindeki maddi zararının tanzim edilmesi gerektiğini  
belirtmektedir. Bavuran, ayrıca 10.000 Amerikan Doları manevi tazminat talebinde de  
bulunmaktadır.  
Hükümet, bu iddialara karı çıkmaktadır.  
AĐHM, Aka kararında benimsenen hesaplama yöntemini göz önünde bulundurarak ve ilgili  
ekonomik veriler ıığında bavurana 1.385 Euro maddi tazminat ödenmesine karar  
vermektedir.  
AĐHM, bu miktarın, bavuranın iç hukukta ve mevcut davada belirttiği taleplerin tamamının  
nihai çözümünü tekil ettiğini düünmektedir (Bkz. Dildar-Türkiye, bavuru no: 77361/01, 12  
Aralık 2006).  
Bavuranın maruz kaldığı manevi tazminata ilikin olarak, AĐHM, mevcut dava koullarında  
ihlal tespitinin kendisinin yeterli adil tatmin oluturduğu kanaatindedir.  
B. Yargılama masraf ve giderleri  
Bavuran, yargılama masraf ve giderlerinin ödenmesi talebinde bulunmadığını ifade  
etmektedir. Buna karın bavuran avukatlık ücreti olarak belli bir miktar talep etmektedir.  
Hükümet, bavuranın talebine karı çıkmaktadır.  
AĐHM içtihadına göre, bir bavuran yargılama masraf ve giderlerinin geri ödemesini,  
gerçekliği, gerekliliği ve makul oranda oldukları ortaya konulduğu sürece elde edebilir.  
AĐHM, mevcut davada bavuranın avukatının çalıma saatine ilikin ücret makbuzu  
sunmağını ve sözü edilen giderleri belgelendirmediğini tespit etmektedir. Sonuç olarak  
AĐHM, avukatlık ücreti olarak bavurana belli miktar ödeme yapılmasının gerekli olmadığı  
kanaatindedir.  
C. Gecikme faizi  
Gecikme faizi Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç  
puanlık bir artıeklenerek belirlenecektir.  
4
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavuranın mağdur sıfatına ilikin olarak Hükümet’in yapmıolduğu ön itirazın esasa  
eklenmesine ve bu itirazın reddine;  
2. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
3. 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
4. AĐHS’nin 6/1. maddesi kapsamında yapılan ikayetin ayrı olarak incelenmesine gerek  
olmadığına;  
5. 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği tespitinin, bavuranın maruz  
kaldığı manevi zarar için yeterli adil tatmin oluturduğuna;  
6. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak ödeme tarihindeki döviz  
kuru üzerinden YTL’ ye çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından bavurana  
1.385 Euro (bin üç yüz seksen beEuro) maddi tazminat ödenmesine;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç  
puan fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
7. Adil tatmine ilikin diğer tüm taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢁTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve  
3. paragraflarına uygun olarak 24 Ocak 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
5