Baꢀvuran bu konuda görüꢀ bildirmemiꢀtir.
AĐHM bu ꢀikayetin iç hukuktaki baꢀvuru yolu ile ilgili ꢀikayetle ilintili olduğunu not
etmektedir. AĐHM bu ꢀikayeti AĐHS’nin 13. maddesi çerçevesinde inceleyecektir (Bkz.
mutatis mutandis Ebru ve Tayfun Engin Çolak-Türkiye kararı, 30 Mayıs 2006).
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder.
B. Esasa dair
AĐHM yargılama süresinin uygunluğunun davanın ꢀartları ıꢀığında ve aꢀağıdaki ölçütlere
bakılarak değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatır: Davanın karmaꢀıklığı, baꢀvuran ve ilgili
mercilerin tutumu ve ihtilafta yer alan baꢀvuran için neyin tehlikede olduğu (bkz. birçok
içtihat arasında, Frydlender – Fransa [BD], no. 30979/96).
AĐHM bundan önce de bu baꢀvurudakine benzer sorunları ortaya koyan davaların ele
alındığını ve bunların 6/1 maddesinin ihlali ile sonuçlandığını kaydetmektedir (Bkz. sözü
edilen Frylender kararı).
AĐHM mahkemeye sunulan tüm delil unsurlarını incelemiꢀ ve Hükümetin Mahkemenin bu
davada farklı bir sonuca ulaꢀmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delil sunmadığını
belirlemiꢀtir. Bu yöndeki yerleꢀik içtihadını göz önüne aldığında AĐHM, bilhassa Danıꢀtay
Đdari Davalar Genel Kurulu önündeki mezkur yargı sürecinin aꢀırı olduğuna itibar etmektedir.
Özellikle davanın baꢀvuran açısından taꢀıdığı önem dikkate alındığında, bu süreç «makul
süre» koꢀulunu karꢀılamamaktadır.
II. AĐHS’NĐN 13. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuran özellikle Türkiye’de yargı sürecinin uzunluğuna karꢀı herhangi bir baꢀvuru yolunun
bulunmadığından yakınmakta, bu bağlamda AĐHS’nin 13. maddesine göndermede
bulunmaktadır.
Hükümet bu duruma itiraz etmektedir.
AĐHM, yukarıda ele alınan ꢀikayet ile ilintili olduğunu hatırlatarak bu ꢀikayeti kabuledilebilir
nitelendirmektedir.
AĐHM, 13. maddenin 6. maddenin 1. paragrafında yer alan makul bir süre dahilinde davaların
görülmesi hakkının ihlal edildiği ꢀikayetine karꢀı ulusal mahkemeler önünde etkili bir baꢀvuru
hakkını güvence altına aldığını hatırlatır (Bkz. Kudla-Polonya kararı no: 30210/96). AĐHM
Hükümet tarafından öne sürülen ꢀikayet ve argümanların daha önce de reddedildiğini
hatırlatmakta ve mevcut baꢀvuruda da farklı bir sonuca varılacak gerekçenin yer almadığını
kaydetmektedir.
AĐHM bu baꢀvuruda baꢀvurana 6. maddenin 1. paragrafı gereğince davasının makul bir süre
dahilinde görülmesi hakkını iç hukukta sağlayacak baꢀvuru yolunun bulunmayıꢀı nedeniyle
AĐHS’nin 13. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmaktadır.
3