CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYİ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
KURT VE FIRAT – TÜRKĐYE  
(Bavuru no. 26828/03)  
KARAR  
STRAZBURG  
21 Nisan 2009  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
T.C. vatandaları Fatma Kurt ve Zeynep Fırat (“bavuranlar”) tarafından Türkiye  
Cumhuriyeti aleyhine, 28 Nisan 2003 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin  
Korunmasına ilikin Sözleme’nin (Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi - AĐHS) 34. maddesi  
uyarınca yapılan 26828/03 numaralı bavuru sonucu bu dava görülmektedir.  
Bavuranlar, anlıurfa Barosu avukatlarından M. Birlik tarafından temsil edilmitir.  
OLAYLAR  
DAVANIN KOULLARI  
Bavuranlar sırasıyla 1921 ve 1926 doğumludurlar ve Gaziantep’te ikamet  
etmektedirler.  
1999 tarihinde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Birecik barajını kurmak amacıyla  
Gaziantep Đli Nizip Đlçesi Aağıçardak Köyü’nde bavuranlara ait olan bir arsayı (746 sayılı  
arsa) kamulatırmıtır.  
9 ubat 1999 tarihinde, bavuranlar Nizip Hukuk Mahkemesi’nde ek tazminat  
talebiyle dava açmılardır.  
30 Aralık 1999 tarihinde, Nizip Asliye Hukuk Mahkemesi, bavuranlara,  
15.748.251.500 Türk Lirası1 ek tazminat ve 28 ubat 1999 tarihinden itibaren ilemek üzere  
yasal oranda faiz ödenmesine karar vermitir.  
26 Haziran 2000 tarihinde, Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını onamıtır.  
3 Aralık 2002 ve 23 Mayıs 2007 tarihlerinde, idare, bavuranlara ek tazminat olarak  
faizle birlikte sırasıyla 47.876.259.3852 ve 24.628,81 Yeni Türk Lirası (YTL3)4 ödemitir.  
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN VE EK 1 NO.’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN  
ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
Bavuranlar, taınmazlarının kamulatırılmasını müteakip ödenmesine karar verilen ek  
tazminatın ödenmesindeki gecikmenin ve düük faiz oranlarının maddi kayba uğramalarına  
neden olduğu konusunda ikayetçi olmulardır. Bavuranlar, bu ikayetlerini AĐHS’nin 6/1  
maddesine ve Ek 1 No.’lu Protokol’ün 1. maddesine dayandırmılardır.  
1 Đlgili zamanda yaklaık 28.929 Euro karılığı  
2 Đlgili zamanda yaklaık 32.024 Euro karılığı  
3 1 Ocak 2005 tarihinde Yeni Türk Lirası (Yeni Türk Lirası) eski Türk Lirası’nın (TL) yerine geçerek yürürlüğe  
girmitir. 1YTL = 1.000.000 TL  
4 Đlgili zamanda yaklaık 13.867 Euro karılığı  
1
Hükümet, bavuranların, Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi uyarınca olan hukuk  
yolunu kullanmayarak iç hukuk yollarını tüketmediklerini belirtmitir. Hükümet,  
bavuranların, 28 Nisan 2003 tarihinde bavuruda bulunduklarını, öte yandan Yargıtay’ın  
kararını 26 Haziran 2000 tarihinde verdiğini ve böylece altı ay kuralına uymadıklarını  
eklemitir.  
AĐHM, Akku– Türkiye kararında (9 Temmuz 1997) benzer ön itirazları reddetmiꢀ  
olduğunu gözlemlemitir. Söz konusu davada aksi yönde bir karar vermek için bir gerekçe  
görmemive dolayısıyla Hükümet’in itirazlarını reddetmitir.  
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde bavurunun dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca, bavurunun baka açılardan bakıldığında da  
kabuledilemezlik unsuru taımadığını tespit etmitir. Bu nedenle bavuru kabuledilebilir  
niteliktedir.  
AĐHM, davanın esasına ilikin olarak, geçmite benzer davalar incelemive AĐHS’nin  
6/1 maddesinin ve Ek 1 No.’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlalini tespit etmiolduğunu  
kaydetmitir (bkz., örneğin, Burdov – Rusya, no. 59498/00; Kaçar ve Diğerleri – Türkiye, no.  
38323/04, no. 38379/04, 38389/04, no. 38403/04, no. 38423/04, no. 38510/04, 38513/04 ve  
no. 38522/04, 22 Temmuz 2008). AĐHM geçmidavalardaki kararlarından sapmasını  
sağlayacak hiçbir hususun mevcut olmadığı görüündedir. AĐHM, yetkililerin ilk ödemeyi  
Yargıtay’ın kararından iki yıl beay sonra gerçekletirdiklerini ve ikinci ödemenin söz  
konusu karardan yaklaık yedi yıl sonra yapıldığını kaydetmitir. Sonuç olarak, AĐHM, yerel  
mahkemeler tarafından hükmedilen ek tazminatın ödenmesindeki gecikmenin kamulatırma  
makamına ait olduğunu ve mal sahiplerinin kamulatırılmıarsaya ek olarak kayba  
uğramalarına neden olduğunu değerlendirmitir. Bu gecikme ve bir bütün olarak yargılamanın  
uzunluğu sonucunda AĐHM, bavuranların, kamu yararının gerektirdikleri ile mülkiyet  
hakkına saygının korunması arasında temin edilmesi gereken adil dengeyi bozan, alıılmıın  
ında ve haddinden fazla bir külfete katlanmak zorunda kaldıklarını tespit etmitir (bkz., M.  
Kaplan – Türkiye, no. 29016/04, 9 Aralık 2008).  
AĐHM, yukarıda belirtilenler ıığında AĐHS’nin 6/1 maddesinin ve Ek 1 No.’lu  
Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği kararını vermitir.  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
Bavuranlar, 17.000 Euro maddi tazminat ve 50.000 Euro manevi tazminat talebinde  
bulunmulardır.  
Hükümet, talep edilen miktarlara itiraz etmitir.  
AĐHM, bavuranların Ek 1 No.’lu Protokol’ün 1. maddesi uyarınca olan ikayetlerine  
ilikin olarak, yukarıda belirtilen Akkukararındaki hesaplama yöntemini kullanarak ve söz  
konusu zamandaki ilgili ekonomik verileri göz önünde bulundurarak, yapılan iki ödemeden  
sonra bavuranların kayıplarını 1.100 Euro olarak hesaplamıtır. AĐHM, içtihadı ıığında,  
Hükümet tarafından bavuranlara ortaklaa olarak hesaplanan kayıp miktarının ödenmesinin  
bavuranların maddi tazminat taleplerini karılayacağını değerlendirmitir (bkz., diğer  
kararların yanı sıra, Basoukou – Yunanistan, no. 3028/03, 21 Nisan 2005; Ahmet Kılıç –  
Türkiye, no. 38473/02, 25 Temmuz 2006; Akıncı – Türkiye, no. 12146/02, 8 Nisan 2008;  
yukarıda anılan Kaçar ve Diğerleri).  
2
AĐHM, bavuranların, sadece ihlal tespitiyle telafi edilemeyecek ölçüde manevi zarar  
görmüoldukları kanısındadır. Dolayısıyla, AĐHM, dava olaylarını göz önünde bulundurarak  
ve hakkaniyet temelinde değerlendirme yaparak, bavuranların her birine 3.000 Euro tazminat  
ödenmesine karar vermitir.  
Bavuranlar, ayrıca, AĐHM önünde yapılan yargılama masraf ve giderlerine karılık  
6.700 Euro talep etmilerdir.  
Hükümet bu talebe itiraz etmitir.  
AĐHM, bavuranların dayanak göstermemeleri nedeniyle bu balık altında tazminat  
ödenmemesine karar vermitir.  
Gecikme faizi Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı  
orana üç puanlık bir artıeklenerek belirlenecektir.  
BU GEREKÇELERE DAYANARAK, AĐHM OYBĐRLĐĞĐ ĐLE  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. Đç hukukta verilen kararın geç uygulanması nedeniyle AĐHS’nin 6/1 maddesinin ve Ek 1  
No.’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. a) AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç  
ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere  
Savunmacı Hükümet tarafından aağıdaki tazminat miktarlarının ödenmesine;  
(i) maddi tazminat olarak bavuranlara ortaklaa olarak 1.100 Euro (bin yüz Euro)  
ile birlikte bu miktara tabi olabilecek her türlü vergi;  
(ii) manevi tazminat olarak bavuranların her birine 3.000 Euro (üç bin Euro) ile  
birlikte bu miktara tabi olabilecek her türlü vergi;  
b) Söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa  
Merkez Bankası’nın o dönem marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranının üç  
puan fazlasına eit oranda faiz uygulanmasına;  
4. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddine  
KARAR VERMĐꢁTĐR.  
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıve AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve  
3. paragrafları gereğince 21 Nisan 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
Françoise Elens-Passos  
Katip Yardımcısı  
Françoise Tulkens  
Bakan  
3