COUNCIL  
AVRUPA  
OF EUROPE  
KONSEYİ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
KURUCU - TÜRKİYE DAVASI  
(Başvuru no: 28174/02)  
Kararın Özet Çevirisi  
STRASBOURG  
15 Temmuz 2005  
İşbu karar Sözleşmenin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup  
şekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (28174/02) başvuru no’lu davanın nedeni bu  
ülke vatandaşı Mehmet Kurucu’nun (Başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 27  
Mayıs 2002 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Temel İnsan Haklarını güvence  
altına alan 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuran, Avrupa İnsan Hakları  
Mahkemesi (AİHM) önünde Şanlıurfa barosu avukatlarından Y.Karataş tarafından temsil  
edilmektedir.  
OLAYLAR  
Başvuran 1944 doğumludur ve Şanlıurfa Birecik’te ikamet etmektedir.  
27 Mart 1999 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (İdare) Birecik Barajı’nın yapımı  
için başvuranın arazisini istimlak etmiştir.  
İdarenin bilirkişi heyeti sözkonusu arazinin bedelini 16.928.540.000 T.L. olarak belirlemiş ve  
bu miktar başvurana istimlak sırasında ödenmiştir.  
Başvuran kamulaştırma bedelinin yetersiz olduğu gerekçesiyle 5 Nisan 1999 tarihinde Birecik  
Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurmuştur.  
Asliye Hukuk Mahkemesi 30 Haziran 1999 tarihli kararı ile, 29 Nisan 1999 tarihinden  
itibaren yasal faiziyle birlikte idarenin ek bedel olarak 22.897.097.998 T.L. ödemesini  
kararlaştırmıştır.  
Yargıtay ilk derece mahkemesinin kararını 22 Kasım 1999 tarihinde onamıştır.  
13 Aralık 2001 tarihinde İdare tarafından başvurana 56.377.595.398 T.L. ek istimlak bedeli  
ödenmiştir.  
HUKUKA DAİR  
I. EK 1 NO’LU PROTOKOLÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLMESİNE DAİR  
Başvuran, ödenen ek istimlak bedelinin Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı karşısında  
yetersiz kalması nedeniyle gelir kaybına uğradığından şikayetçi olmakta ve Ek 1 no’lu  
Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.  
A. Kabuledilebilirliğe ilişkin  
Hükümete göre başvuran tarafından icra takibi başlatılmadığı için AİHS’nin 35. maddesinde  
öngörüldüğü gibi iç hukuk yolları tüketilmemiştir.  
AİHM, adli bir süreç sonunda Devlet karşısında alacaklı konuma gelen bir kimsenin tazminat  
alabilmesi için icra takibi başlatmasının şart koşulmasının, Mahkeme içtihatlarınca uygun  
bulunmadığını hatırlatır (Metaxas-Yunanistan, no: 8415/02, § 19, 27 Mayıs 2004, ve  
Karahalios-Yunanistan, no: 62503/00, § 23,11 Aralık 2003). Sonuç olarak Hükümet’in bu  
itirazı kabuledilemez bulunmuştur.  
2
AİHM, yerleşik içtihatlarından doğan kriterler ışığında (Bkz., özellikle Akkuş, adı geçen  
karar) ve elindeki mevcut unsurların tümünü gözönüne alarak, başvurunun esastan  
incelenmesi gerektiği kanaatine varmıştır. AİHM başvuruda hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi  
ile karşılaşılmadığını tespit etmiştir.  
B. Esasa Dair  
AİHM, daha önceki kararlarda benzer şikayetlerin dile getirildiğini ve bunların Ek 1 no’lu  
Protokolün 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını dile getirmektedir (Bkz. sözü edilen Akkuş  
kararı, s. 1317, §§ 30-31, ve Aka kararı, s. 2682, §§ 50-51).  
AİHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir  
tespiti ve delili sunmadığını incelemektedir. Mahkeme, yerel merciler tarafından ek istimlak  
bedelinin geç ödenmesi hususunun mülkiyet sahibinin gelir kaybına neden olan idareye  
yükleneceği tespitini yapmaktadır. Bu gecikme sözkonusu sürecin etkinliğini daha da  
artırmıştır ki bu durumda Mahkeme, kamu yararının zarureti ve mülkiyet haklarının  
korunması bakımından başvuranın özel bir görev üstlendiği görüşündedir.  
Sonuç olarak Ek 1 no’lu Protokolün 1. maddesi ihlal edilmiştir.  
II. AİHS’NİN 6 § 1 MADDESİNİN İHLAL EDİLMESİ HAKKINDA  
Başvuran yürütülen yargı sürecinin uzunluğunun AİHS’nin 6 § 1 maddesini ihlal ettiğinden  
şikayetçi olmaktadır.  
A. Kabuledilebilirliğe ilişkin  
AİHM sözkonusu şikayetin AİHS’nin 35 § 3 maddesine göre açıkça dayanaktan yoksun ilan  
edilemeyeceğine kanaat getirmiştir. Başka hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi  
bulunmamaktadır.  
B. Esas Hakkında  
Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamında ulaşılan sonuç dikkate alındığında, AİHM  
şikayetin ayrıca Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi açısından incelenmesine gerek olmadığına karar  
vermiştir.  
III. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI  
A. Maddi ve manevi tazminat  
Başvuran 50.515 Euro’ya denk düşen maddi zarara uğradığını ileri sürmekte, rakam telaffuz  
etmeksizin uğradığı manevi zararın tazmin edilmesini talep etmektedir.  
Hükümet bu miktarlara karşı çıkmaktadır.  
AİHM, Akkuş kararında (sözü edilen, s. 1311, §§ 35-36 ve 39) belirlenen ilgili ekonomik  
hesaplama yönteminin uygulanacağına itibar ederek başvurana maddi tazminat olarak 7.360  
Euro ödenmesini kararlaştırmıştır.  
3
Manevi zarara gelince AİHM, olayların mevcut koşulları gözönünde bulundurulduğunda ihlal  
kararının tespitinin adil tazmin için başlı başına yeterli olacağına karar vermiştir.  
B. Masraf ve harcamalar  
Başvuran, AİHM önünde yapmış oldukları masraf ve harcamalara ilişkin 2.000 Euro talep  
etmektedir.  
Hükümet bu miktarlara karşı çıkmaktadır.  
Mahkemeye sunulan unsurlar ve bu yöndeki içtihadı doğrultusunda AİHM, başvurana masraf  
ve harcamalara ilişkin toplam 500 Euro ödenmesine karar vermiştir.  
C. Gecikme Faizi  
AİHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına 3  
puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE,  
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. AİHS’nin Ek 1 no’lu Protokolünün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. AİHS’nin 6 § 1 maddesine yönelik yapılan şikayetin ayrıca incelenmesine gerek  
olmadığına;  
4. Mevcut kararın manevi zarar için tek başına adil bir tazmini oluşturduğuna;  
5. a) AİHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf olarak, ödeme tarihindeki döviz kuru  
üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümetin başvurana;  
i.  
maddi zarar için 7.360 (yedi bin üç yüz altmış) Euro;  
ii.  
masraf ve harcamalara ilişkin 500 (beş yüz ) Euro ödemesine;  
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez  
Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faizin  
uygulanmasına;  
6. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMİŞTİR.  
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3 maddelerine  
uygun olarak 15 Temmuz 2005 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.  
4
5