CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐBRAHĐM HALĐL YĐĞĐT- TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 23322/02)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
25 Nisan 2006  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2. maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecek olup bazı  
ekli düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (23322/02) bavuru no’lu davanın nedeni Đbrahim  
Halil Yiğit’in (bavuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) 13 Mayıs 2002  
tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesinin Temel Đnsan Haklarını güvence altına alan 34.  
maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
Bavuran, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi önünde anlıurfa Barosu avukatlarından Y.  
Karatatarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
I. DAVANIN KOULLARI  
Bavuran 1986 doğumlu olup anlıurfa’da ikamet etmektedir.  
27 Mart 1999 yılında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (Đdare) bavuranın anlıurfa Đli  
Birecik Đlçesi Keskince Köyünde bulunan taınmazını kamulatırmıtır. Đdarenin bilirkii  
heyeti sözkonusu arsa bedelini 8.209.440.000 T.L. olarak belirlemitir (yaklaık 20.936 Euro).  
Bu miktar bavurana kamulatırma tarihinde ödenmitir.  
Ödenen miktarı yetersiz bulan bavuran bedel artırımı istemiyle 5 Nisan 1999 tarihinde  
Birecik Asliye Hukuk Mahkemesi’ne bavurmutur.  
Asliye Hukuk Mahkemesi 30 Haziran 1999 tarihli kararıyla Đdarenin bavurana 29 Nisan  
1999 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte 10.278.743.000 T.L. (yaklaık 24.046 Euro) ek  
bedel ödemesini kararlatırmıtır.  
Yargıtay 13 Aralık 1999 tarihinde bu kararı onamıtır.  
15 Kasım 2001 tarihinde Đdare bavurana ek istimlak bedeli olarak 24.956.316.308 T.L.  
(yaklaık 18.496 Euro) ödemitir.  
HUKUK AÇISINDAN  
1. EK 1 NO’LU PROTOKOLÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLMESĐ HAKKINDA  
Bavuran, Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı karısında yetkililerin ödediği ek bedelin  
yetersiz olmasından ikayetçi olmakta, bu konuda AĐHS’nin Ek 1 No’lu Protokolün 1.  
maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.  
A. Kabul edilebilirliğe ilikin  
Hükümet öncelikle AĐHS’nin 35. maddesi uyarınca altı ay kuralına uyulmadığından AĐHM’yi  
bavuruyu reddetmeye davet etmektedir. Sözkonusu sürenin ilk günü Yargıtay’ın ilk derece  
mahkemesi kararını onadığı tarih olan 13 Kasım 1999 tarihidir. Oysa bavuran 13 Mayıs 2002  
tarihinde, yani nihai karar tarihinden yaklaık altı ay sonra AĐHM’ye bavurmutur.  
2
Bavuran itiraz etmektedir.  
Mevcut davada, AĐHM değerlendirmeye alınacak tarihin kamulatırmayı yapan Đdare  
tarafından tutarın tamamının ödendiği yani 15 Kasım 2001 tarihi olduğunu düünmektedir. Bu  
nedenle 13 Mayıs 2002 tarihinde AĐHM’ye bavurarak bavuran AĐHS’nin 35. maddesinde  
belirtilen koulları yerine getirmitir.  
Bu nedenle Hükümet’in itirazı reddedilmelidir.  
Hükümet ikinci olarak, bavuranın Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi ile tanınan bavuru  
yolunu kullanmadığını belirtmektedir. Gecikme faizleriyle karılanan zararın dıında bir  
zarara uğranıldığı ortaya konulması kouluyla, ek istimlak bedelinin geç ödenmesi nedeniyle  
meydana geldiği iddia edilen zararların tazmini, bu hüküm çerçevesinde mümkün olabilirdi.  
AĐHM, Aka-Türkiye (adıgeçen karar, s. 2678-2679, §§ 34-37) davasında bu davadakine  
benzer bir itirazı reddettiğini hatırlatmaktadır. AĐHM bu kararından ayrılmasını gerektirecek  
bir neden görmemekte ve bu nedenle Hükümet’in itirazını reddetmektedir.  
AĐHM, mahkemenin bu yöndeki içtihatları (Bkz. özellikle sözü edilen Akkukararı) ve  
elindeki mevcut unsurlar ıığında bavurunun esastan incelenmesi gerektiği görüündedir.  
Baka hiçbir kabul edilemezlik gerekçesi bulunmamaktadır.  
B. Esas Hakkında  
AĐHM, daha önceki kararlarda benzer ikayetlerin dile getirildiğini ve bunların Ek 1 no’lu  
Protokolün 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını dile getirmektedir (Bkz. sözü edilen Akkuꢀ  
kararı, s. 1317, § 31, ve Aka kararı, s. 2682, §§ 50-51).  
AĐHM mevcut davayı incelemive Hükümet’in davayı farklı ekilde sonuçlandıracak hiçbir  
tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıtır. Ulusal mahkemelerin kararına göre  
kamulatırmayı yapan idare tarafından bavurana verilmesi gereken ek tazminatın  
ödenmesindeki gecikme, bavuranı, mülkünün kamulatırılmasına ilaveten ayrı bir zarara  
daha sokmutur. Sözkonusu davanın toplam fiili süresine eklenen bu gecikme, AĐHM’yi,  
bavuranın toplum yararının gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması arasında  
hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alıılmıın dıında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak  
zorunda kaldığı yönünde düünmeye sevk etmektedir.  
Sonuç olarak AĐHM, I No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine karar vermitir.  
II. AĐHS’NĐN 6 § 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLMESĐ HAKKINDA  
Bavuran, kamulatırmanın yapıldığı 1999 yılında balayan ve 2001 yılı Kasım ayında ek  
istimlak bedelinin ödenmesi ile son bulan hukuki yargılama sürecinin AĐHS’nin 6§1  
maddesini ihlal ettiğinden ikayetçi olmaktadır.  
AĐHM sözkonusu ikayetin AĐHS’nin 35§3 maddesine göre açıkça dayanaktan yoksun ilan  
edilemeyeceğine kanaat getirmitir. Baka hiçbir kabul edilemezlik gerekçesi  
bulunmamaktadır. 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi kapsamında ulaılan sonuç dikkate  
3
alındığında, AĐHM ikayetin ayrıca Sözleme’nin 6§1 maddesi açısından incelenmesine gerek  
olmadığına karar vermitir.  
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA  
AĐHS’nin 41. maddesinde yer alan unsurlar.  
A. Maddi ve manevi tazminat  
Bavuran 21.220 Euro (yirmi bir bin iki yüz yirmi) tutarında maddi zarara uğradığını iddia  
etmektedir. Bavuran ayrıca rakam belirtmeksizin manevi tazminat talebinde bulunmaktadır.  
Hükümet bu iddialara karı çıkmaktadır. Ayrıca, AĐHM’den bu konuda bir tazminat  
ödenmesine karar verdiği taktirde, bu durumun hiçbir ekilde haksız bir zenginliğe sebep  
olmaması hususunu dikkate almasını istemektedir.  
AĐHM, Akku(adıgeçen karar, s. 1311, §§ 35-36 ve 39) kararında benimsenen hesaplama  
yöntemini gözönünde bulundurarak ve ilgili ekonomik veriler ıığında, bavurana maddi  
tazminat olarak 2.500 Euro (iki bin beyüz) ödenmesine karar vermitir.  
Manevi tazminat konusunda ise, AĐHM olayların mevcut koulları ıığında ihlal kararının  
balı baına bir tazmin olacağını ifade etmektedir.  
B. Masraf ve harcamalar  
Bavuran, AĐHM nezdinde yaptığı masraf ve harcamalar için 2.000 Euro (iki bin) tazminat  
talebinde bulunmaktadır. Herhangi bir belge sunmamaktadır.  
Hükümet bu iddialara karı çıkmaktadır.  
AĐHM masraf ve harcamalar konusunda, AĐHS’nin 41. maddesi alanında, gerçekliği,  
zorunluluğu ortaya konulan ve makul miktarlarda olan masraf ve harcamaların geri  
ödenebileceğini hatırlatmaktadır (Bkz., diğerleri arasında, Nikolava-Bulgaristan [Gc9,  
no:31195/96, § 79, CEDH 1999-II).  
Bavuranın talebi belgelendirilmemive rakam belirtilmemiolsa da, bavuranın AĐHM  
nezdinde temsil edilmek üzere bir takım masraflarda bulunmuolabileceği  
değerlendirilmektedir. Sonuç olarak AĐHM ilgili kiiye tüm masraflarla birlikte 500 Euro  
ödenmesinin makul olduğuna kanaat getirmitir.  
C. Gecikme Faizi  
Gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı  
faiz oranına üç puan eklenecektir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun kabul edilebilir olduğuna;  
4
2. AĐHS’ye Ek 1 no’lu Protokolünün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. AĐHS’nin 6§1 maddesine yönelik yapılan ikayetin incelenmesine gerek olmadığına;  
4. Đhlal kararının tespitinin manevi tazmin için yeterli olacağına;  
5. a) AĐHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek üzere ve miktara yansıtılabilecek her türlü  
vergiden muaf tutularak, Savunmacı Hükümet tarafından bavurana maddi tazminat için  
2.500 Euro (iki bin beyüz), masraf ve harcamalar için 500 Euro (beyüz) ödenmesine;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan  
fazlasına eit oranda faiz uygulanmasına;  
6. Adil tazmine ilikin diğer taleplerin reddine;  
karar vermitir.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.  
maddelerine uygun olarak 25 Nisan 2006 tarihinde yazıyla bildirilmitir.  
5