AĐHM, baꢀvuranın “yetkili bir hakim önüne” çıkarılmaksızın yedi gün süreyle tutulu
bulundurulmasının gerekli olduğu hususunu kabul edememektedir.
Bu tespitler ıꢀığında AĐHM, AĐHS’nin 5 § 3. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmaktadır.
B. AĐHS’nin 5 § 4. maddesi
Baꢀvuran tutuklama kararına itirazda bulunmak için avukat yardımından faydalanma
hakkından yararlanamadığından ꢀikayetçi olmaktadır.
Hükümet, baꢀvuranın bizzat kendisinin itiraz edip, tutukluluk halinin yasallığına karꢀı
çıkabileceği cihetle AĐHS’nin 5 § 4. maddesinde yer alan hükümlere riayet edildiğini
savunmaktadır. Hükümet 11 Mart 1998 tarihli men-i muhakeme kararında yer alan
gerekçelere dayalı olarak, dini bayram nedeniyle artan yoğun ziyaretçi sayısından
kaynaklanan istisnai önlemlerin sözkonusu müdahaleyi meꢀru kıldığını savunmaktadır.
AĐHM, bir yargı sürecinin AĐHS’nin 5 § 4. maddesinde yer alan «özgürlüğünden yoksun
bırakma sürecindeki temel güvenceleri» taꢀıyıp taꢀımadığının belirlenmesi için meydana
gelen olayların özel koꢀullarının göz önüne alınması gerektiğini hatırlatmaktadır (Bkz.
diğerleri arasında, Megyeri-Almanya kararı, 12 Mayıs 1992, seri: A no: 237-A, s. 11-12, § 22,
ve Wloch-Polonya kararı, no: 27785/95, § 125, AĐHM 2000-XI).
Bunun yanı sıra AĐHM, mahkemenin yerleꢀik içtihadı doğrultusunda bireysel kaynaklı bir
baꢀvuruda yapılan incelemenin mümkün olduğunca somut verilerle sınırlandırılması
gerektiğini ifade etmektedir. AĐHM’nin görevi yasayı ve baꢀvuran tarafından dile getirilen
uygulamasını in abstracto olarak denetlemekten değil, bunların baꢀvuran ve AĐHS açısından
bir ihlale yol açıp açmadığını incelemekten ibarettir (Bkz. Olsson-Đsveç (no1) kararı, 24 Mart
1988, seri: A no: 130, s. 27-28, § 54; F-Đsviçre kararı, 18 Aralık 1987, seri: A no: 128, s. 16, §
31).
AĐHM bu baꢀvuruda AĐHS’nin 5 § 4. maddesi ile güvence altına alınan hakları dikkate alarak,
baꢀvuranın avukatının kendisiyle 28 Ocak 1998 tarihinde görüꢀme talebinin reddedilmesini
soyutlama yoluyla inceleyebilir. Bununla birlikte AĐHM, baꢀvuran hakkında 23 Ocak 1998
tarihinde tutulu bulundurulma kararı alındığını ve bu önleme itiraz etmek için yedi günlük bir
sürenin olduğunu not etmektedir. 26 Ocak 1998 tarihinde baꢀvuran bizzat tutuklama kararına
karꢀı gelebilir ve cezaevi yetkilileri aracılığıyla bunu bildirebilirdi. Đki gün gecikmeyle, 28
Ocak 1998 tarihinde baꢀvuranın avukatı müvekkilini ziyaret etme giriꢀiminde bulunmuꢀ, dini
bayramla birlikte artan ziyaretçi sayısının cezaevindeki güvenlik önlemini artırdığından bu
görüꢀmeye izin verilmemiꢀtir. Bu koꢀullar çerçevesinde, baꢀvuran yasal temsilcisine
danıꢀmadığı halde, AĐHM önünde haksız yere tutuklu bulunduğu sürede avukat bulundurma
hakkından yararlanmadığı yönünde ꢀikayetçi olmuꢀtur.
Bu nedenle AĐHM, AĐHS’nin 5 § 4. maddesinin ihlal edilmediği sonucuna varmıꢀtır.
II. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
4