Birinci fıkrada yazılı suça ikinci fıkrada gösterilenden gayri surette iꢁtirak eden fer'i ꢁerikler
hakkında beꢁ seneden onbeꢁ seneye kadar ağır hapis ve amme hizmetlerinden müebbeden
memnuiyet cezası hükmolunur.”
HUKUK
I. SÖZLEꢀMENĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
18. Baꢁvuran, kendisine karꢁı baꢁlatılan ceza davasının uzun sürmesi konusunda ꢁikayetçi
olmuꢁtur. Sözleꢁme'nin 6/1 hükmünün ihlal edildiğini öne sürmektedir. Anılan hüküm
aꢁağıdaki gibidir:
"Herkes, ... cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, ...bir
mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde...görülmesini istemek hakkına sahiptir ."
19. Hükümet, baꢁvuranın iddialarını çürütmüꢁtür. Baꢁvurana karꢁı yöneltilen suçlamaların
niteliğine ve her birinin de Dev- Yol ile bağlantılarının tespit edilmesi gereken baꢁvuran da
dahil 723 davalının sözkonusu olduğu geniꢁ kapsamlı bir davayı inceleme ihtiyacına bağlı
olarak davanın karmaꢁık olduğunu öne sürmüꢁtür. Bu faktörlerin yargılamanın uzunluğuna
açıklık kazandırdığını ve herhangibir ihmal ya da gecikmeden dolayı adli makamların
sorumlu tutulamayacağını savunmuꢁlardır. • Sürenin Dikkate Alınması Gerekliliği 20.
Mahkeme, yargılamanın, baꢁvuranın tutuklandığı 1 Aralık 1980 tarihinde baꢁladığını ve halen
Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde sürmekte olduğunu belirtmiꢁtir. Dolayısıyla, yirmi yıldan
fazla sürmüꢁtür. 21. Bununla birlikte Mahkeme, Türkiye'nin bireysel baꢁvuru hakkını
tanıdığına iliꢁkin bildirimde bulunduğu 28 Ocak 1987 tarihinden beri geçen ondört yıl sekiz
aylık dönemi inceleyebilmektedir (bkz. 20 ꢀubat 2001 tarihli Cankoçak/ Türkiye Kararı, no.
25182/94, ve 26956/95, prg. 26). Yine de Mahkeme, üstte anılan bildirimin yapıldığı sırada
yargılamanın ne durumda olduğunu dikkate almak zorundadır. (ibid, prg. 25). Söz konusu
tarihte, yargılama altı yıl sürmüꢁtü. (b) Yargılama süresinin uygunluğu
22. Bu bağlamda Mahkeme, Sıkıyönetim Mahkemesi'nin yaklaꢁık sekiz yıl yedi ayda karar
verebildiğini gözlemlemektedir. Askeri Yargıtay'ın temyiz incelemesi de dört yıldan uzun
sürmüꢁtür. Ayrıca, Yargıtay davanın kendisine geçmesinden yaklaꢁık bir yıl sonra, 27 Aralık
1995 tarihinde karar vermiꢁtir. Bu kararın ardından dava Ankara Ağır Ceza Mahkemesine
gönderilmiꢁtir ve halen bu mahkemede devam etmektedir; yargılama altı yıldan fazla
sürmüꢁtür. Mahkeme hem ilk derece mahkemesinde hem de temyiz sırasında yaꢁanan
gecikmelerin davanın karmaꢁıklığına bağlanamayacağı ve bu gecikmelerden ulusal
makamların sorumlu olduğu görüꢁündedir.
23. Mahkeme, kendisine sunulan kanıtlara ve konu ile ilgili içtihatlarına bağlı olarak (bkz.
AĐHM 2001'de yayınlanması planlanan 4 Eylül 2001 tarihli 29279/95 no'lu ꢀahiner/ Türkiye
Kararı), yargılamanın uzunluğunun “makul süre” kuralına uymadığına karar vermiꢁtir. 24.
Dolayısıyla, Sözleꢁme'nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢁtir.
II. SÖZLEꢀMENĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
25. Sözleꢁme'nin 41. Maddesi aꢁağıdaki gibidir: "Mahkeme iꢁbu Sözleꢁme ve protokollerinin
ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢁmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak
kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar
gören tarafın tatminine hükmeder."
A. Zarar: