CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
KABUL VE DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 9362/04)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
3 Kasım 2009  
Đꢀbu karar Sözleme’nin 44 / 2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecek olup  
ekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (9362/04) bavuru no’lu davanın nedeni 8  
T.C. vatandaı Kamuran Kabul, Mehmet Kartal, DerviAlgül, Hacı Đnan, Reit Atabay,  
Mehmet Ebuzeytoğlu, Mehmet Baysal ve Hacı Akın (bavuranlar) tarafından Avrupa Đnsan  
Hakları Mahkemesine 25 Eylül 2000 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesinin (AĐHS)  
Temel Đnsan Haklarını güvence altına alan 34. maddesi uyarınca yapılan bavurudur.  
Bavuranlar Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Diyarbakır barosu  
avukatlarından C. Aydın tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
Bavuranlar sırasıyla 1975, 1956, 1964, 1979, 1963, 1953, 1981 ve 1954 doğumludur. ırnak  
Emniyet Müdürlüğü polislerinin evlerinde düzenledikleri aramalar sırasında bavuranlar  
yakalanmıtır. Bavuranlar tarafından imzalanan arama ve yakalama tutanaklarına göre arama  
ilemleri yasadıı örgüt PKK’ya yönelik düzenlenen operasyonlar kapsamında ele geçirilen  
üphelilerin vermioldukları bilgiler doğrultusunda gerçekletirilmitir. Arama ilemleri  
bavuranların rızasıyla yapılmıtır. Gözaltı sırasında bavuranlar haklarında yapılan ithamlarla  
ilgili olarak sorgulanmıtır.  
Bavuranların adları  
Kamuran Kabul,  
Mehmet Kartal,  
DerviAlgül,  
Gözaltının balangıcı  
Gözaltının sona ermesi  
31 Mart 2000  
21 Mart 2000  
Hacı Đnan, Reit Atabay  
Mehmet Ebuzeytoğlu  
Mehmet Baysal  
25 Mart 2000  
28 Mart 2000  
29 Mart 2000  
31 Mart 2000  
31 Mart 2000  
31 Mart 2000  
Hacı Akın  
20 Nisan 2000 tarihinde Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı  
bavuranları Anayasal düzeni yıkmaya teebbüs etmek ve yasadıı bir örgütün üyesi olmakla  
itham etmitir.  
Dava dosyasında yer alan bilgilerden, bavuranlar hakkında balatılan ceza davası sürecinin  
ulusal mahkemeler nezdinde halen devam ettiği anlaılmaktadır.  
HUKUK  
Bavuranlar AĐHS’nin 5. maddesinin birçok bakımdan ihlal edildiğini ileri sürmektedir.  
Hükümet iç hukuk yollarının tüketilmediği itirazını yapmaktadır.  
Hükümet bir yandan bavuranların Anayasa’nın 40. maddesinde yer alan hak ve özgürlükleri  
dile getirerek ihlal edildiğini öne sürdükleri haklarına yönelik idari mahkemeler nezdinde  
idare aleyhinde tam yargı davası açabileceklerini savunmakta, öte yandan bavuranların eski  
CMUK’un 128. maddesine dayalı olarak herhangi bir müracaatta bulunmadıklarını öne  
sürmektedir.  
2
AĐHM, Hükümetin itirazının ilk bölümü ile ilgili olarak, hızlı ve otomatik olarak ileyen bir  
yargı denetimi olmaksızın gözaltına alınan bavuranların tazminata ilikin taleplerinin  
Sözlemenin 5. maddesinin 1’den 4’e kadar olan paragraflarında yer alan güvencelerden  
bağımsız olarak, AĐHS’nin 5/5 maddesinde öngörülen esasların niteliğini değitireceği  
kanısındadır (Bkz. mutatis mutandis, Yağcı ve Sargın-Türkiye kararı, 8 Haziran 1995, seri: A  
no: 319-A). Bu nedenle Hükümetin itirazı reddedilmektedir.  
ikayetin ikinci kısmına ilikin AĐHM, dile getirilen bu ikayetlerin AĐHS’nin 5/4 maddesi ile  
doğrudan ilintili olduğunu hatırlatır. Bunun üzerine AĐHM bavuranlar tarafından yapılan  
ikayetleri bu hüküm doğrultusunda incelemeye alacaktır.  
Hükümet ayrıca bavuranların altı ay kuralına riayet etmediklerini savunmaktadır.  
AĐHM bavuranların dava olaylarının özünü ve ikayetlerinin niteliğini dile getirmioldukları  
ilk yazının tarihinin 25 Eylül 2000 olduğunu hatırlatır. Bu tarihte bavuranların avukatı  
mektubu postalamıve bir örneğini AĐHM’ye iletmitir. Ayrıca, bu son tarih ile bavurunun  
yapıldığı tarih olan  
5 ubat 2001 tarihi arasında kalan süre «önemli» olarak  
kaydedilememektedir (Bu anlamda, Bkz. Paulescu-Romanya kararı no: 34644/97, 10 Haziran  
2003). Bu durumda, bavuru bavuranların gözaltı süresinin bitiminde altı aylık süre zarfında  
yapıldığından AĐHM Hükümetin bu yöndeki itirazını reddetmektedir.  
AĐHS’nin 5/3 maddesine atıfta bulunan bavuranlar gözaltı süresinin uzunluğunun aırı  
olduğundan yakınmaktadır.  
AĐHM, bavuranlar Mehmet Baysal ve Hacı Takın’ın gözaltı süresinin sırasıyla üç gün ve iki  
gün olduğuna ve AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlaline yol açmadığına itibar etmektedir.  
Dayanaktan yoksun bulunan bu ikayetlerin AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragraflarına  
uygun olarak reddedilmesi gerekir.  
Diğer bavuranlar ile ilgili olarak yapılan bu ikayetin AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı  
çerçevesinde dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baka açılardan  
bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle ikayet  
kabuledilebilir niteliktedir.  
AĐHM bavuranlar Kamuran Kabul, Mehmet Kartal, DerviAlgül, Hacı Đnan ve Reit  
Atabay’ın gözaltı süresinin on gün, bavuran Mehmet Ebuzeytoğlu’nun gözaltı süresinin ise  
altı gün olduğunu not etmektedir. AĐHM Brogan vd.-Birleik Krallık (29 Kasım 1988)  
kararında adli denetim olmaksızın dört gün altı saat süren gözaltı süresinin toplumun genelini  
terörizme karı koruma amacını taısa bile AĐHS’nin 5/3 maddesi bağlamındaki zaman  
kısıtlamalarının dıına çıktığı sonucuna vardığını hatırlatmaktadır.  
AĐHM bavuranların «bir hakim karısına» çıkarılmalarından evvel altı gün ila on gün  
boyunca gözaltında tutulmalarını kabullenememektedir. Bu nedenle AĐHS’nin 5/3 maddesi  
bavuranlar Kamuran Kabul, Mehmet Kartal, DerviAlgül, Hacı Đnan, Reit Atabay ve  
Mehmet Ebuzeytoğlu açısından ihlal edilmitir.  
Bavuranlar aynı zamanda gözaltı süresinin uzunluğuna itiraz edemediklerinden ikayetçidir.  
Bavuranlar öncelikle AĐHS’nin 5/3 maddesini öne sürseler de daha sonra 5/4 maddesine  
atıfta bulunmulardır.  
3
Hükümet bu iddiaya karı çıkmakta, eski CMUK’un 128. maddesine atıfla bavuranların  
gözaltı süresinin uzunluğuna itiraz edebilecekleri etkili bir bavuru hakkına sahip olduklarını  
belirtmektedir.  
AĐHM, geçmite de bu bavurudakine benzer sorunları ortaya koyan birçok kararı incelediğini  
ve AĐHS’nin 5/4 maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardığını hatırlatır (Bkz. diğerleri  
arasında, Yiğit ve diğerleri, no: 4218/02, 4260/02, 4262/02 ve 4271/02, 20 Kasım 2007).  
AĐHM kendisine sunulan bütün unsurları incelemive Hükümetin bu davada farklı bir sonuca  
ulamasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delil sunmadığını tespit etmitir. Bu nedenle,  
AĐHM eski CMUK’un 128. maddesinde öngörülen bavuru yoluna dair iç hukuk yollarının  
tüketilmediği itirazını reddetmekte ve bütün bavuranlar açısından AĐHS’nin 5/4 maddesinin  
ihlal edildiği sonucuna varmaktadır.  
Bavuranlar AĐHS’nin 5/1 ve 2. maddesinin ihlal edildiğini öne sürmektedir.  
AĐHM bavuranların bu ikayetlerini incelemitir. Mahkemeye sunulan bütün delil unsurlarını  
göz önünde bulundurarak AĐHS ile güvence altına alınan hak ve özgürlüklere yönelik  
herhangi bir ihlalin yapılmadığı kanısına varmaktadır; dayanaktan yoksun bulunan bu  
ikayetlerin AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragraflarına uygun olarak reddedilmesi  
gerekir.  
AĐHS’nin 6/3 c) maddesine göndermede bulunan bavuranlar, gözaltında bulundukları sırada  
avukat yardımından yararlanmadıkları gerekçesiyle savunma haklarının ihlal edildiğini ileri  
sürmektedir.  
Dava dosyasında yer alan bilgilerden bavuranlar hakkında yürütülen ceza davasının iç  
hukuktaki mahkemeler nezdinde halen sürdüğü anlaılmaktadır. AĐHM bunun erken yapılmıꢀ  
bir ikayet olduğu kanısındadır. Đç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle bu ikayet  
AĐHS’nin 35. maddesinin 1. ve 4. paragraflarına istinaden reddedilmektedir.  
Bavuranlar AĐHS’nin 8. maddesini hatırlatarak iç hukukun ihlal edilerek evlerinin arandığını  
savunmaktadır.  
AĐHM, bavuranların AĐHM önünde öne sürdükleri ikayeti iç hukukta özü itibariyle dahi dile  
getirmediklerini not etmektedir. AĐHS’nin 35. maddesinin 1. ve 4. paragrafları gereğince iç  
hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle bu ikayetin reddedilmesi uygun olacaktır.  
Bavuranlar son olarak ikayetlerini iç hukukta öne sürebilecekleri bir bavuru yolunun  
bulunmaması nedeniyle AĐHS’nin 13. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmektedir.  
Bavuranlar iç hukukta etkin bavuru yolunun mevcut olmadığı ikayetinin yanı sıra gözaltı  
süresinin uzunluğundan da yakınmaktadır. AĐHM bu ikayeti AĐHS’nin 5/4 maddesi  
çerçevesinde inceleyecektir. Geriye kalanlar için ise AĐHM bavuranların 13. madde uyarınca  
savunulabilir bir ikayete sahip olmadıklarına itibar etmektedir.  
Geriye AĐHS’nin 41. maddesinin uygulanması hususu kalmaktadır. Bavuranlar Kamuran  
Kabul, Mehmet Kartal, DerviAlgül, Hacı Đnan ve Reit Atabay’ın her biri 15.000 Euro,  
bavuran Mehmet Ebuzeytoğlu 10.000 Euro, bavuran Mehmet Baysal 7.000 Euro ve  
bavuran Hacı Akın 5.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir. Bavuranlar ayrıca AĐHM  
4
önünde yapmıoldukları yargılama giderleri için 3.460 Euro talep etmekte, kanıtlayıcı belge  
niteliğinde Diyarbakır Barosu’nun avukatlık ücret tarifesini sunmaktadır.  
Hükümet bu meblağlara karı çıkmaktadır.  
AĐHM, hakkaniyete uygun ve gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal  
kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artıın ekleneceğini belirterek  
manevi zarar için bavuranlar Kamuran Kabul, Mehmet Kartal, DerviAlgül, Hacı Đnan ve  
Reit Atabay’ın her birine 3.500 Euro, Mehmet Ebuzeytoğlu’na 1.500 Euro ve bavuranlar  
Mehmet Baysal ve Hacı Akın’ın her birine 500 Euro manevi tazminat ödenmesini uygun  
görmektedir.  
AĐHM bavuranların talep ettikleri yargılama masrafları ile ilgili olarak, Avrupa Konseyi  
tarafından adli yardım bağı altında verilen 850 Euro’nun ödenmesinin yeterli olacağı  
kanısındadır.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK MAHKEME, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. AĐHS’nin 5/3 hakkında yapılan ikayetler bakımından (bavuranlar Mehmet Baysal ve  
Hacı Akın haricinde) bavurunun kabuledilebilir, bunun dıında kalanların kabuledilemez  
olduğuna;  
2. AĐHS’nin 5/3 maddesinin bavuranlar Kamuran Kabul, Mehmet Kartal, DerviAlgül, Hacı  
Đnan, Reit Atabay ve Mehmet Ebuzeytoğlu açısından ihlal edildiğine;  
3. AĐHS’nin 5/4 maddesinin bütün bavuranlar açısından ihlal edildiğine;  
4. a) AĐHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
miktara yansıtılabilecek vergi ve masraflarla birlikte, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden  
T.L.’ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümet tarafından manevi tazminat olarak bavuranlar  
Kamuran Kabul, Mehmet Kartal, DerviAlgül Hacı Đnan ve Reit Atabay’ın her birine 3.500  
(üç bin beyüz) Euro, bavuran Mehmet Ebuzeytoğlu’na 1.500 (bin beyüz) Euro ve  
bavuranlar Mehmet Baysal ve Hacı Akın’ın her birine 500 (beyüz) Euro ödenmesine;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan  
fazlasına eit oranda faiz uygulanmasına;  
5. Adil tazmine ilikin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 3 Kasım 2009 tarihinde yazıyla bildirilmitir.  
5