kararlar, ve Clinique des Acacias ve diğerleri-Fransa, 65399/01, 65406/01, 65405/01 ve
65407/01 no’lu, 13 Ekim 2005 tarihli kararlar).
2. Bu ilkelerin uygulanması
Davada, bir disiplin soruꢀturmasının akabinde, askeri hastanede çalıꢀan baꢀvuran, sivil
hemꢀire olarak yürüttüğü görevinden alınmıꢀtır. Đlgili tarafından yapılan iptal baꢀvurusu
Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi tarafından reddedilmiꢀtir.
Aslında, 2 Ağustos 1999 tarihinde, cevaben verdiği savunmalar sırasında, Savunma
Bakanlığı, 1602 sayılı Kanunun 52. maddesi uyarınca idari soruꢀturma dosyasını Yüksek
Mahkemeye gizlilik kaydıyla iletmiꢀtir. Öte yandan, 26 Ekim 1999 tarihinde, 1602 sayılı
Kanunun 79. maddesi uyarınca, baꢀvuranın kiꢀisel dosyası, Baꢀkanın talebi üzerine,
Baꢀsavcının talebini takip ettiren Yüksek Mahkemeye iletilmiꢀtir. Yüksek Mahkemenin
kararından, baꢀvuranın talebinin, Savunma Bakanlığı tarafından üzerinde “gizli” damgası
taꢀıyan bir zarfın içine konmuꢀ bilgi ve belgelere ve de idari soruꢀturma kapsamında elde
edilen ifadelere dayanarak reddedildiği ortaya çıkmaktadır.
Baꢀvuran, boꢀ yere, soruꢀturma sırasında savunma hakkına saygı gösterilmemesine
itiraz etmiꢀtir.
AĐHM, bir ceza yargılama usulü kapsamında, ilgili kanıtların açığa vurulması hakkının
mutlak olmadığını söylediğini hatırlatmaktadır. Bir ceza davasında, sanığın haklarıyla
dengelenmesi gereken, milli güvenlik veya misilleme riski altında olan ꢀahitleri koruma veya
soruꢀturma metotlarını gizli tutma gerekliliği gibi karꢀılıklı çıkarlar olabilir. Bazı durumlarda,
baꢀka bir bireyin temel haklarını korumak için veya önemli bir kamu yararını korumak için
bazı kanıtları savunmanın bilgisine sunmamak gerekebilir. Bununla birlikte, AĐHS’nin 6 § 1
maddesi uyarınca, yalnızca, savunma haklarını sınırlayıcı kesinlikle gerekli olan önlemler
meꢀrudur (Van Mechelen ve diğerleri-Hollanda, 23 Nisan 1997 tarihli karar). Üstelik, sanığa
adil bir yargılanma garanti edilmek isteniyorsa, haklarının sınırlanmasıyla savunmaya
çıkarılan her zorluk hukuki makamların önünde izlenen yargılama usulüyle yeterince telafi
edilmelidir (Doorson-Hollanda, 26 Mart 1996 tarihli karar, Van Mechelen ve diğerleri, Fitt,
ve Jasper). AĐHM’e göre, bu ꢀekil ilkelerin olaya, baꢀvuran için, - ağır disiplin suçları
kayıtlarına dayalı memuriyetten çıkarılma olayı- uygulanmaları gerekir (bkz, mutatis
mutandis, Fitt).
Hükümetin, baꢀvuranın memuriyetten çıkarılmasına iliꢀkin idari yargılama usulü
sırasında soruꢀturma dosyasının açığa çıkarılmamasını haklı gösterecek hiçbir argüman
sunmadığını belirtmek gerekmektedir. Zaten, bu dosya, milli güvenliğe veya misilleme riski
altındaki tanıkları koruma veya soruꢀturma metotlarını gizli tutma gerekliliğine bağlı
zorunluluklarla bu ꢀekil bir uygulamayı haklı gösterebilecek hiçbir unsur içermemektedir. Öte
yandan, bu uygulamada, çekiꢀmelilik ilkesinin ve silahların eꢀitliği ilkesinin gereklerini yerine
getirmek için baꢀvuranın çıkarlarını korumaya uygun garantiler bulunmamaktadır (bkz,
mutatis mutandis, Fitt, ve Jasper). Aslında, uyuꢀmazlık konusu karar sadece “gizli” olarak
sınıflanmıꢀ olan soruꢀturma dosyasına dayanılarak alınmıꢀtır.
Savunma Bakanlığı tarafından iletilen belge ve bilgilerin uyuꢀmazlık sonucu hakkında
temel bir önemi olduğunu ꢀüphesizdir. Ama ilgilinin yargılama usulünde kazanmayı umduğu
ꢀey ve soruꢀturma dosyasındaki belge ve bilgilerin niteliği göz önüne alınınca, baꢀvuranın
5