enflasyon oranından yararlanmalarını sağlamış ve bu şekilde tarafların çıkarları arasında
dengeyi yeniden sağlamıştır
Kısmen geri verilen 31, 156 ve 195 no’lu arsa hisseleri dikkate alındığında ek kamulaştırma
bedellerinin geç ödenmesi ile ilgili başvurunun bu kısmının dayanaktan yoksun bulunması ve
AĐHS’nin 35 §§ 3. ve 4. maddeleri gereğince reddedilmesi gerekir.
Başvuranların sözkonusu parsellerin işletilmesinin imkânsız olduğu yönündeki şikayeti ile
ilgili AĐHM, bunun ilk kez 13 Mart 2006 tarihli yazılı görüşlerde dile getirildiği saptamasını
yapmaktadır. Zira öne sürülen zarar başvurudan altı ay önce geri verilme tarihi olan 2002
yılında talep edilebilirdi. Başvuranların bu yeni şikayeti hakkında hiçbir başvuruda
bulunmadığı varsayılsa dahi bu şikayet her halükarda geç yapılmıştır.
Dayanaktan yoksun olan başvurunun bu bölümü AĐHS’nin 35 §§ 1. ve 4. maddeleri uyarınca
reddedilmektedir.
B. Esas hakkında
Hükümet 13 Ekim 2005 tarihli tamamlayıcı görüşlerinde AĐHM’den mevcut başvurunun
Akkuş kararı ışığında değerlendirilmesi talebinde bulunmaktadır.
AĐHM, dava olaylarının hukuki nitelendirilmesinin Hükümetçe atfedilen şekliyle bağlayıcı
olmadığına, AĐHM içtüzüğünün 54 § 2 (c) maddesinin uygulanmasına istinaden Hükümete
gönderilen 22 Eylül 2005 tarihli yazıda da belirtildiği üzere, bu başvurunun aynı zamanda Aka
kararı ile de karşılaştırılabileceğine itibar etmektedir.
AĐHM, daha önceki kararlarda benzer şikayetlerin dile getirildiğini ve bunların Ek 1 no’lu
Protokol’ün 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını dile getirmektedir (Bkz. Akkuş kararı, §§
30-31 ve Aka kararı, §§ 50-51).
AĐHM mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in davayı farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir
tespiti ve delili sunmadığı kanaatine varmıştır. Ulusal mahkemelerin kararına göre
kamulaştırmayı yapan idare tarafından başvuranlara verilmesi gereken ek tazminatın
ödenmesindeki
Đdareye
yüklenebilen
bu
gecikme
başvuranları,
mülklerinin
kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara daha sokmuştur. Bu gecikme, AĐHM’yi,
başvuranların toplum yararının gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması
arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke
katlanmak zorunda kaldıkları yönünde düşünmeye sevk etmektedir.
Sonuç olarak, Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Maddi ve manevi tazminat
Başvuranlar toplam 192.214 ABD Doları (yaklaşık 149.967 Euro) maddi zarara uğradıklarını
ileri sürmekte, manevi tazmin olarak 15.000 ABD Doları (yaklaşık 11.703 Euro) talep
etmektedir.
Hükümet bu miktarların ispat edilmemiş ve aşırı olduklarını belirtmektedir.
5