Baꢀvuranlar daha sonra 13 ꢁubat ve 12 Mart 2008 tarihlerinde maddi tazminat taleplerini
düzeltmiꢀler ve Mehmet Kahyaoğlu, Ali Kahyaoğlu ve Aziz Kahyaoğlu’nun her birinin
güncel maddi kaybının 343.830 Euro ve Reꢀit Kahyaoğlu’nun maddi kaybının ise 4.195.000
Euro olduğunu iddia etmiꢀlerdir. Baꢀvuranlar talepleri doğrultusunda ꢁanlıurfa Emlakçılar
Odası tarafından 11 Mart 2008 tarihinde hazırlanan ekspertiz incelemesine göre arazinin m2
değerinin 500 ila 600 Yeni Türk Lirası (YTL)1 (yaklaꢀık 265 ve 315 Euro) olduğunu ifade
etmiꢀlerdir. Buna dayalı olarak Mehmet Kahyaoğlu, Ali Kahyaoğlu ve Aziz Kahyaoğlu
arazilerinin mevcut satıꢀ değerinin 1.670.000 YTL (869.791 Euro’ya karꢀılık gelmektedir) ve
Reꢀit Kahyaoğlu ise taꢀınmazının satıꢀ değerinin 20.652.500 YTL (yaklaꢀık 10.756.510 Euro)
olduğunu öne sürmüꢀtür.
Hükümet bu taleplere karꢀı çıkmaktadır.
Öncelikle, baꢀvuranların nakdi kaybını değerlendirmede AĐHM açısından ciddi bir güçlüğün
bulunduğunu tespit etmek gerekmektedir. Bilahare, AĐHM, Ek 1 No’lu Protokol’ün 1.
maddesi ile güvence altına alındığı ꢀekli ile baꢀvuranların hakkına yönelik olarak yapılan
ihlalin, ulusal mahkemeler tarafından daha önce kabul edilen ve telafi edilen bir sorundan
kaynaklandığını gözlemlemektedir. Bu hususta AĐHM, yükümlülüğün ötesinde, AĐHS’nin 13.
maddesi uyarınca savunulabilir ꢀikayeti olan her kiꢀiye ulusal bir mahkeme önünde etkili
baꢀvuru yolu sunulmasını ve Devletlerin, tespit edilen ihlallerden doğan sorunları çözme
genel yükümlülüğünü hatırlatan ulusal baꢀvuru yollarının iyileꢀtirilmesine iliꢀkin 12 Mayıs
2004 tarihli Bakanlar Komitesi Tavsiye Kararına atıfta bulunmaktadır (Broniowski-Polonya,
31443/96). Bu bağlamda AĐHM, durumuna en uygun ꢀekilde baꢀvuranların nakdi kaybını
değerlendirmek için ulusal mahkemelerin en uygun mercileri oluꢀturduğu kanaatindedir.
Sonuç olarak AĐHM, bir tazminat davasının ya da tazminat ödenmesi ile sonuçlanacak
kamulaꢀtırılan taꢀınmazların değer tespit davasının, Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin
ihlalinde en uygun telafi yolunu oluꢀturduğu kanaatine varmaktadır (mutatis, mutandis,
Gençel-Türkiye, baꢀvuru no: 53431/99, 23 Ekim 2003).
Anayasa Mahkemesi’nin kararından önceki dönemi kapsayan böyle bir dava sözkonusu
olmadığından, AĐHM, daha önce, I.R.S. ve diğerleri-Türkiye (adil tatmin) (baꢀvuru no:
26338/95, 31 Mayıs 2005) kararında, tespit edilen ihlalin kaynağı taꢀınmazın baꢀvuranın
elinden alınmasının hukuki değerlendirilmesi değil de tazminat ödenmemesi olduğundan,
idarenin taꢀınmazların değerini tam olarak yansıtma zorunluluğu olmadığını beyan ettiğini
hatırlatmaktadır. Mevcut davada iç hukuktaki mahkemeler 2942 sayılı Kanun’un 38.
maddesinin uygulanmasına istinaden baꢀvuranların tazminat taleplerini reddetmiꢀ ve hiçbir
karꢀılık vermeksizin AĐHM’nin ulaꢀtığı Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği
tespitinin dayanağını oluꢀturmuꢀlardır. Sonuç itibarıyla, AĐHM mümkün olabildiğince götürü
bir meblağa hükmetmenin yerinde bir karar olacağını kaydetmekte ve bu meblağın prensip
olarak tazminat edinme meꢀru beklentilerine yönelik mülk kıymetine karꢀılık geleceğine itibar
etmektedir (Bkz. Gani Özcan-Türkiye kararı, no: 11189/04, 4 Kasım 2008). AĐHM bu
bağlamda, dosyada bulunan ve taraflarca sunulan kanıt unsurlarının tamamını dikkate
alacaktır.
Dava dosyasında yer alan verilerden 19 Mart 1998 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesi’nin
bilirkiꢀi incelemelerinin ardından Savunma Bakanlığı’nı tazminat ödemeye mahkum ettiği
anlaꢀılmaktadır. Sonuç itibarıyla AĐHM, sunulan deliller ıꢀığında ve hakkaniyete uygun
1
1 Ocak 2005 tarihinde Eski Türk Lirası’nın yerini (TL) Yeni Türk Lirası (YTL) alarak yürürlüğe girmiꢀtir. 1
YTL 1 milyon TL’ye karꢀılık gelmektedir.
5