COUNCIL  
OF EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYİ  
EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
İKİNCİ DAİRE  
KALYONCU – TÜRKİYE DAVASI  
(Başvuru no. 41220/07)  
KARAR  
STRAZBURG  
3 Şubat 2009  
İşbu karar AİHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde  
kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tâbi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
KALYONCU – TÜRKİYE KARARI  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 41220/07 no’lu davanın nedeni Süleyman  
Kalyoncu, Ali Kalyoncu ve Mustafa Kalyoncu adlı üç T.C. vatandaşının (“başvuranlar”)  
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (“AİHM”) 19 Eylül 2007 tarihinde, İnsan Hakları ve  
Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“AİHS”) 34. maddesi uyarınca  
yapmış olduğu başvurudur.  
Başvuranlar, AİHM önünde İstanbul Barosu avukatlarından Y. Demirci, E. Uslu ve E.  
Günay tarafından temsil edilmiştir.  
OLAYLAR  
Başvuranlar Rize’de deniz kıyısı yakınında 3,223 m2’lik bir arsa ve üzerinde 140 m2’lik  
bir kafeteryanın malikidir. 3 Ekim 2006 tarihinde Rize Asliye Hukuk Mahkemesi, özel  
mülkiyete tâbi olamayacak olan kıyı şeridinde bulunduğu gerekçesiyle arsanın 104.36 m2’lik  
bölümüne ait tapunun iptali ve kafeterya alanının 17.35 m2’lik bölümünün yıkılmasına karar  
vermiştir. 12 Mart 2007 tarihinde Yargıtay, birinci derece mahkemesi kararını onamıştır.  
HUKUK  
Başvuranlar yetkililerin 1 no’lu Protokolün 1. maddesine aykırı olarak kendilerine  
tazminat ödemeden mülklerinden mahrum bırakmalarından şikâyetçi olmuş, Hükümet iddiayı  
reddetmiştir.  
AİHM, daha önce benzer davaları kabuledilebilir olarak ilan ettiğini (bkz. özellikle  
Abacı – Türkiye, no. 33431/02 ve Turgut vd. – Türkiye, no. 1411/03) ve iyi niyetle edinilmiş  
ancak daha sonra tazminat ödenmeden kamu mülkiyetine geçirilmiş tapu iptal olaylarına  
ilişkin olarak 1 no’lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit ettiğini hatırlatır (bkz.  
N.A. vd. – Türkiye, no. 37451/97). AİHM ayrıca benzer durumlarda tazminatın ödendiği  
emsal iç hukuk kararı bulunmayışını dikkate alır. Bu nedenle mahkeme başka türlü karar  
vermesi için gerekçe bulunmaması karşısında başvurunun kabuledilebilir olduğuna hükmeder.  
Esasa ilişkin olarak AİHM, yukarıda anılan davalardaki tespitlerinden ayrılmak için neden  
görmemektedir. Dolayısıyla 1 no’lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit  
etmektedir.  
Başvuranlar 100,000 Euro maddi, 30,000 Euro manevi tazminat talep etmişlerdir.  
Ayrıca ulusal mahkemeler önündeki masraf ve harcamalar için 4,000 Euro, AİHM ve ulusal  
mahkemelerdeki yargılamaya ilişkin avukatlık ücreti olarak 9,000 Euro talep etmişlerdir. Bu  
bağlamda ulusal mahkemelerin verdiği birtakım makbuzları ibraz etmişlerdir. Hükümet  
dayanaksız, spekülatif ve aşırı olduğu gerekçesiyle taleplere karşı çıkmıştır.  
Başvuranların manevi tazminat taleplerine ilişkin olarak AİHM, mevcut dava  
koşullarında ihlal tespitinin yeterli adil tatmin sağladığı görüşündedir (bkz. Doğrusöz ve Aslan  
– Türkiye, no. 1262/02). Ancak ilgili içtihat ve başvuranların mülküne uygulanan  
kamulaştırmanın kısmi oluşu ışığında (karşılaştır Terzioğlu vd. – Türkiye, no. 16858/05,  
23953/05, 34841/05, 37166/05, 19638/06 ve 17654/07; Miçooğulları – Türkiye, no. 75606/01;  
Kutluk vd. – Türkiye, no. 1318/04) AİHM başvuranlara ortaklaşa 10,000 Euro maddi tazminat  
1
KALYONCU – TÜRKİYE KARARI  
ve elindeki bilgilere dayanarak 3,500 Euro yargılama masraf ve giderleri ödenmesine  
hükmeder. AİHM ayrıca gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi  
faizlerine uyguladığı orana üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğunu  
değerlendirir.  
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE,  
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. AİHS’ye ek 1 no’lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. İhlal tespitinin başvuranlar tarafından uğranan manevi zararların telafisi için tek başına  
yeterli olduğuna;  
4. (a) Sorumlu devletin başvuranlara, AİHS’nin 44/2 maddesi uyarınca kararın kesinleştiği  
tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden Türk Lirası’na  
çevrilmek üzere ortaklaşa:  
(i) 10,000 Euro (on bin Euro) manevi tazminat;  
(ii) 3,500 Euro (üç bin beş yüz Euro) yargılama masraf ve giderleri;  
(iii) bu miktarlara uygulanabilecek her tür vergiyi ödemesine;  
(b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için Avrupa  
Merkez Bankası’nın marjinal kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle  
elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;  
5. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine  
KARAR VERMİŞTİR.  
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragrafları uyarınca 3 Şubat 2009 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.  
2