1 Kasım 2004 tarihinde Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi başvuranı, Türk Ceza Kanunu’nun 168§2
maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle on iki yıl altı ay hapis cezasına mahkum etmiştir.
18 Kasım 2004 tarihli yazıda, başvuranın avukatları sözkonusu son kararı temyize gittiklerini
AİHM’ye bildirmişlerdir.
HUKUK AÇISINDAN
AİHM, Hükümet’ten izleyen beyanı almıştır:
“Yukarıda sözü edilen davayı dostane çözüme bağlamak üzere Türk
Hükümeti’nin ex gratia olarak başvuran Reşit Kaptan’a, yapılan tüm masraf ve
harcamaları da kapsayacak şekilde toplam 18 000 (onsekiz bin) Euro tutarında
ödeme yapmayı önerdiğini beyan ederim. Bu miktar, Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesi’nin 39. maddesi uyarınca, AİHM’nin karar verdiği tarihten itibaren
üç ay içinde ödenecektir. Ödemenin yapılması davanın nihai çözümünü teşkil
edecektir. Sözkonusu ödemenin belirtilen üç aylık süre zarfında yapılmaması
durumunda, Hükümet, üç aylık sürenin bitiminden ödemenin yapılmasına kadar
geçen süre boyunca Avrupa Merkez Bankası’nın uyguladığı marjinal kredi
oranından üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz ödemeyi taahhüt eder.
Ayrıca Hükümet, AİHS’nin 43 § 1 maddesi gereğince davanın Büyük Daire’ye
götürülmesini talep etmeyeceğini taahhüt eder.”
Kendi açılarından, başvuranın temsilcilerinden biri aşağıda yer alan beyanı ulaştırmıştır.
“Reşit Kaptan’ın temsilcisi olarak, Türk Hükümeti’nin, AİHM’de görülmekte
olan yukarıdaki davayı dostane çözüme bağlamak amacıyla başvurana ex gratia
olarak, yapılan tüm masraf ve harcamaları da kapsayacak şekilde toplam 18 000
(onsekiz bin) Euro tutarında ödeme yapmaya hazır olduğunu bildiririm.
Bu öneriyi kabul ediyor ve bu başvuruyla ilgili olarak Türkiye Cumhuriyeti
aleyhindeki tüm iddialardan vazgeçiyorum. Bunun, davanın nihai sonucu
olduğunu beyan ederim.
İşbu beyan, dostane çözüm çerçevesinde Hükümet ve tarafım arasında
yapılmıştır.
Ayrıca kararın açıklanmasından sonra, AİHS’nin 43 § 1 maddesi gereğince
davanın Büyük Daire’ye götürülmesini talep etmeyeceğini taahhüt ederim.”
AİHM, tarafların üzerinde anlaşmaya vardıkları ve bu kararın kabulünden önceki olayları kapsayan
dostane çözümü kaydeder (Sözleşme’nin 39. maddesi). Bu çözümün, Sözleşme ve Ek Protokoller’de
tanımlanan insan haklarına saygı ilkesine uygun olduğu kanaatindedir (Sözleşme’nin 37§1 ve
içtüzüğün 62§3 maddeleri).
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE,
1. 1.
2.
Davanın, zabıtlardan düşürülmesine karar vermiştir.
Ve tarafların davanın Büyük Daire’de tekrar görüşülmesini talep etmeyeceklerine ilişkin
taahhütlerini kaydetmiştir.
İşbu karar, 22 Aralık 2004 tarihinde, İçtüzüğün 77. maddesinin 2. ve 3. fıkralarına uygun bir biçimde
Fransızca verilmiş ve yazılı olarak tebliğ edilmiştir.