Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (72970/01) başvuru no’lu davanın nedeni Gültekin
Karaaslan’ın (Başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne 28 Mayıs 2001 tarihinde
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Temel İnsan Haklarını güvence altına alan 34. maddesi
uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuran, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)
önünde Antalya barosu avukatlarından Elvan Tetik tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü (İdare) 1997 yılında başvurana ait
Antalya’da bulunan araziyi istimlak etmiştir.
Başvuran, İdare tarafından ödenen miktarın yetersiz olduğu gerekçesiyle ek kamulaştırma
bedeli talebiyle Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurmuştur.
Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 10 Şubat 1999 tarihinde alınan karar Yargıtay tarafından
bozulmuş ve dosya İlk derece mahkemesine gönderilmiştir.
Dava dosyasının yeniden incelenmesinin ardından 1 Kasım 2000 tarihinde Asliye Hukuk
Mahkemesi başvurana 912.900.740 TL. ek bedel ödenmesine ve taşınmazın İdareye geçtiği
18 Şubat 1998 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizin eklenmesine karar vermiştir.
Taraflar temyize gitmediğinden, karar 29 Kasım 2000 tarihinde nihai hale gelmiştir.
İlgili döneme ilişkin yıllık % 50 ve % 60 yasal faiz oranıyla birlikte başvurana 28 Kasım 2000
tarihinde 2.310.690.000 TL. ek bedel ödenmiştir.
HUKUKA DAİR
I. EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİ’NİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
HAKKINDA
Başvuran ek kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle değer kaybettiğinden ve
Türkiye’deki yüksek enflasyon karşısında yasal faiz oranının yetersiz kalmasından şikayetçi
olmakta, bu doğrultuda Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini ileri
sürmektedir.
A. Kabuledilebilirlik hakkında
AİHM, mahkemenin bu yöndeki yerleşik içtihatları (Bkz. özellikle Aka kararı) ve sunulan
unsurların bütünü ışığında, başvurunun esastan incelenmesi gerektiğine itibar etmektedir.
Başvurunun kabuledilemez bulunması için hiçbir gerekçe tespit edilmemiştir.
B. Esas hakkında
AİHM, daha önceki kararlarda benzer şikayetlerin dile getirildiğini ve bunların Ek 1 no’lu
Protokol’ün 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını dile getirmektedir (Bkz. sözü edilen Akkuş
kararı, s. 1317, §§ 30–31, ve Aka kararı, s. 2682, §§ 50–51).
2