AĐHM esas ile ilgili olarak Akkuꢀ-Türkiye (9 Temmuz 1997) kararında benimsenen hesaplama
yöntemi ıꢀığında Belediye tarafından gerçekleꢀtirilen ödemelerin baꢀvuranın alacaklı olduğu
meblağın bütününe karꢀılık gelmediğini not etmektedir. Bu noktada, AĐHM mevcut kararın
Kanioğlu vd.-Türkiye (no: 44766/98, 44771/98 ve 44772/98) kararı ile benzerlik taꢀıdığını
saptamaktadır. AĐHM, Hükümet tarafından mezkur bu kararın dıꢀına çıkılmasını gerektirecek
ikna edici herhangi bir delil unsurunun ve argümanın sunulmadığını hatırlatmakta ve Ek 1
no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmaktadır.
II. ÖNE SÜRÜLEN DĐĞER ĐDDĐALAR HAKKINDA
Baꢀvuran aynı olaylara dayalı olarak AĐHS’nin 4. maddesinin ihlal edildiğini öne sürmektedir.
AĐHM bu ꢀikayetin herhangi bir delille desteklenmediğini ve dayanaktan yoksun olduğunu
kaydetmektedir. Dolayısıyla AĐHS’nin 35/4 ve 5 maddeleri uyarınca bu ꢀikayetin reddedilmesi
gerekmektedir.
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI HAKKINDA
Baꢀvuran AĐHS’nin 41. maddesi baꢀlığı altında 200.000 TL (yaklaꢀık 95.000 Euro) maddi
tazminat ve 100.000 TL (47.000 Euro) manevi tazminat talep etmektedir. Baꢀvuran yargılama
masraf ve giderlerine iliꢀkin hiçbir kanıtlayıcı belge sunmadan 5.465 TL (2.600 Euro) talep
etmektedir.
Hükümet bu meblağlara karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM maddi tazminatla ilgili olarak bu baꢀvuruda baꢀvurana yetersiz ve gecikmeli olarak
ödenen tazminat nedeniyle Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğinin tespit
edildiğini hatırlatır. Baꢀvuran tarafından Gaziantep icra dairesi aracılığıyla baꢀlatılan icra
takibi halen derdesttir. AĐHM sonuç itibarıyla baꢀvuranın icra sürecine uygun olarak
sözkonusu meblağları almaya hak kazandığına itibar etmektedir. AĐHM mevcut baꢀvuruda Ek
1 no’lu Protokol’ün gereklerinin yerine getirileceği bir duruma tekabül edecek ve baꢀvuran
açısından en uygun telafi yöntemi olan restitutio in integrum ilkesinin uygulanabileceğini
kaydetmektedir. AĐHM, Savunmacı Devletin baꢀvuranın Đdare hakkında baꢀlattığı icra takibi
iꢀleminin yerine getirilmesini ve yasal faiz oranıyla birlikte tazminatın tamamının mümkün
olan en kısa zamanda ödenmesini sağlayacak gerekli önlemleri alması gerektiğine itibar
etmektedir (Bkz. Akıncı-Türkiye no: 12146/02, 8 Nisan 2008, Yavuz Sarıkaya-Türkiye no:
1098/04, 13 Ocak 2009 ve sözü edilen Kaçar vd.)
Manevi tazminata iliꢀkin AĐHM, hakkaniyete uygun baꢀvurana 3.000 Euro ödenmesini uygun
görmektedir. Bununla birlikte, mahkemenin bu konudaki yerleꢀik içtihadı ıꢀığında ve
kanıtlayıcı herhangi bir belgenin bulunmayıꢀında baꢀvuranın yargılama giderleri hakkındaki
talebini reddetmektedir.
AĐHM manevi tazminatla ilgili gecikme faizi olarak, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal
kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına 3 puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.
3