CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEY
Đ
 
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
KARACAN - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 14886/05)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
8 Haziran 2010  
Đꢀbu karar Sözleme’nin 44 / 2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecek olup  
ekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (14886/05) numaralı bavurunun nedeni T.C.  
vatandaı Bulduk Karacan tarafından (bavuran) 8 Nisan 2005 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları  
Mahkemesi’ne Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapılan  
bavurudur.  
Bavuranlar Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Gaziantep Barosu  
avukatlarından M. Alp tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
I. DAVANIN KOULLARI  
Bavuran 1958 doğumlu olup Gaziantep’te ikamet etmektedir.  
Bavuran içi olarak çalığı Sekili Belediyesi’nden 21 Haziran 2002 tarihinde emekli  
olmutur.  
Sekili Belediye Meclisi 28 Haziran 2002 tarihli bir karar ile bavurana 16.372.000.000 TL.  
kıdem tazminatı ödenmesine karar vermitir.  
Bavuran sözkonusu bu tazminat ödenmediğinden Belediye aleyhine icra takibi balatmıtır.  
Đcra kararına karı itiraz edilmediğinden bu karar kesinlemitir.  
Belirtilmeyen bir tarihte Gaziantep Đcra Müdürlüğü Belediyenin banka hesaplarına, resmi  
araçlarına ve taınmaz mallarına el koymutur.  
Đcra hakimi 9 Aralık 2004 tarihli bir karar ile belediyenin kaynaklarının ve taınmaz  
mallarının kamu yararına tahsil edildiği ve dolayısıyla bir icra konusunun tekil  
edilemeyeceği gerekçesiyle icra takibini kaldırmıtır.  
Bavurana farklı tarihlerde toplam 31.217.630.000 TL. ödenmitir.  
HUKUK  
I. AĐHS’YE EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ  
ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuran kendisine verilen tazminatın yetersiz olması ve gecikmeli olarak ödenmesi nedeniyle  
mülkiyet hakkına riayet edilmediğinden ikayetçi olmakta, Ek 1 no’lu Protokol’ün 1.  
maddesini öne sürmektedir.  
Hükümet kabuledilebilirlik ile ilgili olarak bavuranın balatmıolduğu icra takibi sürecinin  
halen devam etmesi ölçüsünde iç hukuk yollarının tüketilmediğini savunmaktadır.  
AĐHM Kaçar vd.-Türkiye (no: 38323/04, 38379/04, 38389/04, 38403/04, 38423/04, 38510/04,  
38513/04 ve 38522/04, 22 Temmuz 2008) kararında yer alan aynı gerekçelerle Hükümetin  
itirazını reddetmektedir. AĐHS’nin 35/3 maddesi uyarınca bavurunun herhangi bir  
kabuledilemezlik gerekçesinin bulunmadığını kaydeden AĐHM, bavuruyu kabuledilebilir ilan  
etmektedir.  
2
AĐHM esas ile ilgili olarak Akku-Türkiye (9 Temmuz 1997) kararında benimsenen hesaplama  
yöntemi ıığında Belediye tarafından gerçekletirilen ödemelerin bavuranın alacaklı olduğu  
meblağın bütününe karılık gelmediğini not etmektedir. Bu noktada, AĐHM mevcut kararın  
Kanioğlu vd.-Türkiye (no: 44766/98, 44771/98 ve 44772/98) kararı ile benzerlik taıdığını  
saptamaktadır. AĐHM, Hükümet tarafından mezkur bu kararın dıına çıkılmasını gerektirecek  
ikna edici herhangi bir delil unsurunun ve argümanın sunulmadığını hatırlatmakta ve Ek 1  
no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmaktadır.  
II. ÖNE SÜRÜLEN DĐĞER ĐDDĐALAR HAKKINDA  
Bavuran aynı olaylara dayalı olarak AĐHS’nin 4. maddesinin ihlal edildiğini öne sürmektedir.  
AĐHM bu ikayetin herhangi bir delille desteklenmediğini ve dayanaktan yoksun olduğunu  
kaydetmektedir. Dolayısıyla AĐHS’nin 35/4 ve 5 maddeleri uyarınca bu ikayetin reddedilmesi  
gerekmektedir.  
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI HAKKINDA  
Bavuran AĐHS’nin 41. maddesi bağı altında 200.000 TL (yaklaık 95.000 Euro) maddi  
tazminat ve 100.000 TL (47.000 Euro) manevi tazminat talep etmektedir. Bavuran yargılama  
masraf ve giderlerine ilikin hiçbir kanıtlayıcı belge sunmadan 5.465 TL (2.600 Euro) talep  
etmektedir.  
Hükümet bu meblağlara karı çıkmaktadır.  
AĐHM maddi tazminatla ilgili olarak bu bavuruda bavurana yetersiz ve gecikmeli olarak  
ödenen tazminat nedeniyle Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğinin tespit  
edildiğini hatırlatır. Bavuran tarafından Gaziantep icra dairesi aracılığıyla balatılan icra  
takibi halen derdesttir. AĐHM sonuç itibarıyla bavuranın icra sürecine uygun olarak  
sözkonusu meblağları almaya hak kazandığına itibar etmektedir. AĐHM mevcut bavuruda Ek  
1 no’lu Protokol’ün gereklerinin yerine getirileceği bir duruma tekabül edecek ve bavuran  
açısından en uygun telafi yöntemi olan restitutio in integrum ilkesinin uygulanabileceğini  
kaydetmektedir. AĐHM, Savunmacı Devletin bavuranın Đdare hakkında balattığı icra takibi  
ileminin yerine getirilmesini ve yasal faiz oranıyla birlikte tazminatın tamamının mümkün  
olan en kısa zamanda ödenmesini sağlayacak gerekli önlemleri alması gerektiğine itibar  
etmektedir (Bkz. Akıncı-Türkiye no: 12146/02, 8 Nisan 2008, Yavuz Sarıkaya-Türkiye no:  
1098/04, 13 Ocak 2009 ve sözü edilen Kaçar vd.)  
Manevi tazminata ilikin AĐHM, hakkaniyete uygun bavurana 3.000 Euro ödenmesini uygun  
görmektedir. Bununla birlikte, mahkemenin bu konudaki yerleik içtihadı ıığında ve  
kanıtlayıcı herhangi bir belgenin bulunmayıında bavuranın yargılama giderleri hakkındaki  
talebini reddetmektedir.  
AĐHM manevi tazminatla ilgili gecikme faizi olarak, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal  
kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına 3 puanlık bir artıın ekleneceğini belirtmektedir.  
3
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesine yönelik ikayetin kabuledilebilir, bunun dıında  
kalanların kabuledilemez olduğuna;  
2. Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. a) AĐHS’nin 44 / 2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
Savunmacı Hükümet tarafından bavuranın Đdare hakkında balatmıolduğu icra takibinin  
sonuçlanmasını ve yasal faiz oranı ile birlikte tazminatın kalan kısmının tamamının  
ödenmesini sağlayacak gerekli önlemlerin alınmasına;  
b) aynı üç aylık dönem içinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası’na  
çevrilmek üzere ve her türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet  
tarafından bavurana 3.000 (üç bin) Euro manevi tazminat ödenmesine;  
c) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, b) bendinde yer  
alan bu meblağa Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına  
eit oranda basit faizin uygulanmasına;  
4. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢁTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 8 Haziran 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
4