bir görüş bildirmemiştir. Başvuran gibi AĐHM de, dava konusu tedbirin başvuranın dernek
kurma özgürlüğü hakkını ihlal ettiğine kanaat getirmektedir.
2. Müdahalenin meşruluğu hakkında
Benzeri bir müdahale, müdahalenin “kanunla öngörülmesi”, 2. paragraf uyarınca meşru
amaç yada amaçlara yönelik olması ve bu amaçlara ulaşılması için “demokratik toplumda gerekli
olması” durumları dışında, 11. maddeyi ihlal etmektedir.
a) “Kanun tarafından öngörülmek”
AĐHM, başvurana verilen uyarma cezasının, 657 sayılı Kanunun 125 A maddesine uygun
olduğuna itiraz edilmediğini tespit etmektedir. Ayrıca AĐHM, dava konusu disiplin tedbirinin
yasal dayanağının bulunduğunu not etmektedir.
b) Meşru amaç
Hükümet, müdahalenin düzenin korunması amacını güttüğünü savunmaktadır. Başvuran
görüş bildirmemektedir.
AĐHM, mevcut davadaki müdahalenin AĐHS’nin 11 § 2. maddesi uyarınca meşru amaç
güttüğünden şüphe duymamaktadır. Bununla birlikte AĐHM, benzeri bir müdahalenin gerekliliği
açısından vardığı sonucu gözönünde bulundurarak, sorunu çözmeye çalışmanın gerekli
olmadığına kanaat getirmektedir.
c) “Demokratik toplumda gerekli olması”
Başvuran, KESK’e bağlı bir sendikaya üye olmaması halinde kendisine benzeri bir
disiplin cezasının verilmeyeceğini savunmaktadır. Başvuran, Valiliğin gönderdiği 5 Eylül 2002
tarihli yazıya atıfta bulunarak, yasal olarak tanınan bir sendikanın yürüttüğü faaliyetleri
engellemeye ve eylem gününden önce ve sonra tedbirler alarak sendikanın etkililiğini azaltmaya
yönelik idari bir uygulamanın bulunduğunu ileri sürmektedir. Başvuran, Valiliğin önce eylemi
engellemeye çalışarak ve daha sonra bu eylem gününe katılan devlet memurları aleyhinde ceza
kararlarının alınması yönünde talimat vererek, idarenin keyfi olarak hareket etmesini
eleştirmektedir. Đdare, başvurana uyarma cezasını verirken, böyle bir disiplin cezasının hukuki
denetiminin yapılmadığını bilmekteydi.
Hükümet, başvuranın hala sözkonusu sendikanın üyesi olduğunu hatırlatmaktadır.
Hükümet’e göre 11. madde, disiplin tedbirine konu teşkil eden sendika üyesi devlet memurlarına
dokunulmazlık tanımamaktadır. Başvuran, 5 Haziran 2002 tarihinde işine gitmemesi nedeniyle
disiplin cezası almıştır. Başvuran izin almadan sendika eylemine katılmış ve görevlerini yerine
getirmediği gerekçesiyle disiplin cezası almıştır.
AĐHM öncelikle, başvuranın bu eyleme katıldığını ulusal makamlar önünde inkar ettiğini
not etmektedir. Başvuran, sunduğu savunma layihasında, sözkonusu disiplin tedbirinin,
Türkiye’nin ulusal ve uluslararası taahhütnameleri tarafından öngörüldüğü şekliyle sendikal
haklarını ihlal ettiğini belirttiği açıkça ortadadır. Bundan dolayı başvuran, AĐHS’nin 11.
maddesine dayanarak yaptığı şikayetini ulusal mahkemeler önünde ileri sürdüğünden dolayı,
AĐHM, olaylara itiraz etmesine rağmen şikayetin esasını da inceleyecektir.
4