HUKUK
I. AĐHS’NĐN 6/1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢀvuran,yargılama sürecinin uzunluğunun AĐHS’nin 6/1. maddesinin “makul süre”
koꢀuluyla uyumlu olmadığından ꢀikayetçi olmuꢀtur.
“Herkes ... medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar ... konusunda karar verecek olan ... [bir]
mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde ... görülmesini istemek hakkına sahiptir.”
Hükümet bu iddiaya itiraz etmiꢀtir.
Göz önünde bulundurulacak süre 16 Eylül 1991 tarihinde baꢀlamıꢀ, 12 Haziran 2006
tarihinde sona ermiꢀtir. Dolayısıyla süreç, iki yargı aꢀamasında on dört yıl dokuz ay sürmüꢀ,
toplam olarak on iki karar çıkmıꢀtır.
A. Kabuledilebilirliğe iliꢁkin
AĐHM, bu ꢀikayetin AĐHS’nin 35/ 3. maddesi kapsamında dayanaktan yoksun olmadığını
kaydeder. Ayrıca baꢀvurunun baꢀka bir gerekçe altında da kabuledilemez olarak
değerlendirilemeyeceğine iꢀaret eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir olarak ilan edilmek
durumundadır.
B. Esas
AĐHM, yargı sürecinin süresinin makullüğünün, davanın koꢀulları içerisinde ve davanın
karmaꢀıklığı, baꢀvuran ve ilgili makamların tutumu ve ihtilaftaki baꢀvuranın kaybedecekleri
gibi ölçütler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini yineler (diğerlerinin yanı sıra bkz.,
Frydlender – Fransa [BD], 30979/96).
Mevcut davada AĐHM, meselenin bir iꢀ kazasında doğan zararın değerlendirilmesi
olduğunu kaydeder (Ruotolo - Đtalya). Bu konu, bir öncelik meselesi olmakla beraber,
karmaꢀık değildir.
AĐHM, duruꢀmalar arasında önemli ertelemeler bulunmadığını ve yerel mahkemelerin on
beꢀ yıla yakın bir sürede toplam on iki karar çıkarttığını kabul eder. Öte yandan AĐHM, ilk
derece mahkemesi ile Yargıtay arasında zarar değerlendirme yöntemi bakımından uyuꢀmazlık
bulunduğunu gözlemler. Bu uyuꢀmazlık her iki mahkemenin aynı görüꢀleri defalarca teyit
eden mükerrer kararlar çıkartmasına neden olmuꢀtur. AĐHM ayrıca, Söke Đꢀ Mahkemesi’nin
baꢀlangıçta Yargıtay’ın kararlarına uymayı kabul ettiğini ancak 12 Haziran 1997, 17 Mayıs
2001 ve 16 ꢁubat 2006 tarihlerinde verdiği üç kararda bu kararları görmezden gelerek, baꢀta
tayin edilen meblağların aynı biçimde ödenmesine karar verdiğini kaydeder.
AĐHM mevcut davadakine benzer meseleleri ele alan davalarda sıklıkla AĐHS’nin 6/1.
maddesinin ihlal edildiğine karar vermiꢀtir (bkz. Frydlender).
AĐHM, kendisine sunulan tüm bilgi ve belgeleri incelemiꢀ, Hükümet’in, mevcut davada
farklı bir karara ulaꢀmasını sağlayabilmiꢀ hiçbir delil veya savunma sunmadığı sonucuna
3