CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
KARADUMANLI - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 64293/01)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
30 Eylül 2008  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecek olup, ekli  
bazı düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
T.C. vatandaı Serhat Karadumanlı (bavuran) tarafından Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, 28  
Nisan 1999 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilikin  
Sözleme’nin (Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapılan  
64293/01 numaralı bavuru sonucu bu dava görülmektedir.  
OLAYLAR  
I. DAVANIN KOULLARI  
Bavuran 1972 doğumlu olup Đzmir’de ikamet etmektedir.  
Đzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ubesi ekipleri tarafından yasadıı örgüt DHKP-  
C’ye (Devrimci Halk KurtuluPartisi-Cephe) yönelik düzenlenen operasyon kapsamında  
bavuran ve yirmi altı kii 17 Aralık 1996 tarihinde yakalanmıtır.  
Bavuran 28 Aralık 1996’da cumhuriyet savcısı ve ardından Đzmir Devlet Güvenlik  
Mahkemesi hakimi önüne çıkarılmıtır. Bavuran hem savcı hem hakim karısında  
konumama hakkını kullanmıtır. Bavuranın tutuklanmasına karar verilmitir.  
Cumhuriyet savcısı 25 Mart 1997 tarihli bir iddianame ile TCK’nın 168/2 ve 3713 sayılı  
Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. maddesine dayalı olarak bavuranı DHKP-C mensubu  
olmak ve birçok bombalı saldırıya karımakla itham etmitir.  
Devlet Güvenlik Mahkemesi 29 Aralık 1997 tarihli bir karar ile TCK’nın 168. maddesi  
uyarınca bavuranı mahkum etmitir. DGM bavuranın mahkumiyetine karar verirken  
mahkemede sözkonusu örgütün üyesi olduğuna dair ifadeleri, cezai soruturmanın farklı  
aamalarında diğer sanıkların verdikleri uyuan ifadeleri, bavuranın mahkemedeki militan  
tutumunu, polisin operasyonlar esnasında ve olay yeri incelemelerinde ele geçirdiği maddi  
kanıt unsurlarını dikkate almıtır.  
Yargıtay 28 Ekim 1998 tarihinde bu kararı onamıtır.  
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuran bünyesinde askeri bir hakimi bulundurması nedeniyle kendisini yargılayıp mahkum  
eden Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin «bağımsız ve tarafsız» bir mahkeme olarak  
nitelendirilemeyeceğini öne sürmektedir. Bavuran ikence ve baskı altında verilen itiraflara  
dayanarak mahkum edilmesinden dolayı hakkaniyete uygun bir yargılamanın  
gerçeklemediğini iddia etmekte, AĐHS’nin 6/1 maddesine göndermede bulunmaktadır.  
Hükümet bu iddiaya karı çıkmaktadır.  
AĐHM AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde bavurunun dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeder. Bavuru kabuledilebilir niteliktedir.  
2
A. Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsızlığı ve tarafsızlığı hakkında  
AĐHM daha önce de bu bavurudakine benzer sorunları incelediğini ve AĐHS’nin 6/1  
maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardığını hatırlatır (Bkz. Özel-Türkiye no: 42739/98, 7  
Kasım 2002 ve sözü edilen Özdemir).  
AĐHM Hükümetin mevcut davada farklı bir sonuca ulamasını sağlayacak ikna edici hiçbir  
tespit ve delil sunmadığını kaydetmektedir. Bunun yanı sıra bavuranın aralarında askeri  
hakimlerim de yer aldığı bir mahkemede «ulusal güvenliğe» dayalı suçlar kapsamında görülen  
bir davada aralarında ordu mensubu hakimin de bulunduğu bir mahkeme heyeti tarafından  
yargılanmaktan endie duymasının anlaılabilir olduğu tespitinde bulunmaktadır. Bavuranın  
hakkında açılan davada devlet güvenlik mahkemesinin kararını dava konusunun özüne  
yabancı gerekçelere dayandırmasından endielenmesini meru bulmaktadır. Bu nedenle  
bavuranın bu yargı makamının tarafsız ve bağımsız olmadığı yönündeki üpheleri objektif  
olarak doğrulanmaktadır. (sözü edilen Incal kararı, 9 Haziran 1998 1573/ 72 in fine).  
AĐHM, AĐHS’nin 6/1 maddesi uyarınca bavuranı yargılayıp mahkum eden devlet güvenlik  
mahkemesinin bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığı sonucuna varmaktadır. Bu nedenle  
bu hüküm ihlal edilmitir.  
B. Ceza davasının adilliği hakkında  
Hükümet bir ihlalin varlığına karı çıkmaktadır.  
AĐHM, benzer kararlarda verdiği hükümleri hatırlatarak bağımsızlıktan ve tarafsızlıktan  
yoksun bir mahkemenin her halükarda kendi yargısına tabi kiilere adil bir yargılama  
sunamayacağı kanısına varmaktadır.  
Bavuranın bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanma hakkının ihlalinin tespiti ıığında  
AĐHM, bu ikayetin incelenmesini gerekli görmemektedir (Bkz. diğerleri arasında, Çıraklar-  
Türkiye, 28 Ekim 1998).  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI  
AĐHM içtüzüğünün 60. maddesine göre bavuran tarafın dikkati çekilerek AĐHS’nin 41.  
maddesi gereğince adil tazmine ilikin taleplerin esası hakkında yazılı görübildirmesi  
gerektiğini belirtir 7 Kasım 2007 tarihli mektuba rağmen bavuran taraftan herhangi bir cevap  
gelmemitir. Tespit edilen süre zarfında bir yanıt alınamadığından AĐHM adil tazmine ilikin  
talepleri incelemeyi gerekli görmemektedir.  
Bununla birlikte, AĐHM bu bavurudaki gibi özel bir durumda bağımsızlık ve tarafsızlık  
koullarını yerine getirmeyen bir mahkeme tarafından mahkumiyet kararı alındığında,  
ilgilinin talebi halinde, davanın yeniden görülmesinin veya dosyanın yeniden incelenmesinin  
ilke olarak tespit edilen ihlalin giderilmesi bakımından uygun bir yöntemi oluturduğu  
kanısındadır (Bkz. Öcalan-Türkiye kararı, no: 46221/99).  
3
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmaması nedeniyle  
AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. AĐHS’nin 6. maddesine ilikin diğer ikayetlerin ayrıca incelenmesine gerek olmadığına;  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 30 Eylül 2008 tarihinde yazıyla bildirilmitir.  
4