CONSEIL  
AVRUPA  
DE L’EUROPE  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
KARAKAve TANDOĞAN -TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 33452/02 ve 33457/02)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
13 Aralık 2007  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan (33452/02 ve 33457/02) no’lu davanın nedeni (T.C.  
vatandaları) Tahir Karakave Emine Zeynep Tandoğan’ın (bavuranlar) Avrupa Đnsan  
Hakları Mahkemesi’ne 30 Temmuz 2002 tarihinde Temel Đnsan Hakları ve Özgürlüklerini  
güvence altına alan Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca  
yapmıolduğu bavurudur.  
19 Kasım 2004 tarihinde, Mahkeme kalemi, 4 Eylül 2004 tarihinde Karaka’ın vefat ettiği ve  
bavuranın mirasçıları olan Fethiye Karaka, Muhterem Karaka, Nigar Karakave Ali Rıza  
Karaka’ın bavuruyu sürdürme istekleri konusunda bilgilendirilmitir. Bavuran niteliğinin  
bavuranın mirasçılarına tanınması gerekirken pratik gerekçelerle ibu davada Karaka’ın  
“bavuran” (Tandoğan ile birlikte “bavuranlar”) olarak adlandırılmasına devam edilecektir  
(Dalban-Romanya, bavuru no: 28114/95).  
Bavuranlar, AĐHM önünde Çanakkale Barosu avukatlarından M. Öztok tarafından temsil  
edilmektedirler.  
OLAYLAR  
I. DAVANIN KOULLARI  
Bavuranlar, sırasıyla 1939 ve 1958 doğumlulardır ve Çanakkale’de ikamet etmektedirler.  
1. Đki bavurunun ortak olayları  
11 Kasım 1998 tarihinde, Çanakkale Belediyesi (idare) bavuranlara ait iki taınmazı  
kamulatırmıtır.  
Kıymet Takdir Komisyonu, taınmazların değerini sırasıyla 1.944.000.000 TL ve  
1.458.000.000 TL olarak belirlemitir. Bavuranlara sözkonusu meblağlar, taınmazların  
devredildiği tarihte ödenmitir.  
7 Kasım 1998 tarihinde, ödenen tutarda anlamazlık doğması üzerine bavuranlar, Çanakkale  
Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tezyidi bedel davası açmılardır.  
27 Mart 2001 tarihli bir kararla, mahkeme, bavuranları kısmen haklı bulmuve idareyi, 25  
Aralık 1998 tarihinden itibaren ileyecek gecikme faizi ile birlikte 2.637.066.375 TL  
(33452/02 no’lu bavuru) ve 3.516.088.500 TL (33457/02 no’lu bavuru) ek kamulatırma  
bedeli ödemeye mahkum etmitir.  
Bu tarihten itibaren, iki dava farklı ekilde aağıdaki ekilde sürmütür:  
2. 33452/02 no’lu bavuru  
4 Ekim 2001 tarihinde, idare, Karaka’a ek kamulatırma bedeli olan 2.879.619.493 TL  
ödemitir.  
15 Kasım 2001 tarihli bir karar ile Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını bozmuve 19  
ubat 2002 tarihinde, karar düzeltme bavurusunu reddetmitir.  
2
21 Kasım 2003 tarihinde, ilk derece mahkemesi yeni bir karara varmı, ancak bu karar da 19  
Nisan 2004 tarihli Yargıtay kararı ile bozulmutur.  
8 Nisan 2004 tarihinde, idare, bavurana 5.779.355.646 TL tutarında ikinci bir ödeme  
yapmıtır.  
4 Eylül 2004 tarihinde, Karakavefat etmitir.  
14 Ekim 2005 tarihinde, ilk derece mahkemesi, müteveffanın mirasçılarına 25 Aralık 1998  
tarihinden itibaren ileyecek gecikme faizi ile birlikte 3.065.690.000 TL ödenmesine karar  
vermitir.  
6 ubat 2006 tarihli bir karar ile Yargıtay ilk derece mahkemesinin kararını onamıtır.  
3. 33457/02 no’lu bavuru  
25 Temmuz 2001 tarihinde, idare, Tandoğan’a 3.516.088.500 TL ek kamulatırma bedeli  
ödemitir.  
25 Ekim 2001 tarihli bir karar ile Yargıtay ilk derece mahkemesinin kararını bozmuve 24  
Ocak 2002 tarihinde, karar düzeltme bavurusunu reddetmitir.  
21 Kasım 2003 tarihinde, ilk derece mahkemesi, yeni bir karara varmı, ancak bu karar da 26  
Nisan 2004 tarihli Yargıtay kararı ile bozulmutur.  
Bu arada, 23 Mart 2004 tarihinde, kamulatırmayı gerçekletiren idare 7.801.375.082 TL  
tutarında ikinci bir ödeme yapmıtır.  
14 Ekim 2005 tarihinde, ilk derece mahkemesi, Tandoğan’a 25 Aralık 1998 tarihinden  
itibaren ileyecek gecikme faizi ile birlikte 4.087.580.000 TL ödenmesine karar vermitir.  
6 ubat 2006 tarihli bir karar ile Yargıtay ilk derece mahkemesinin kararını onamıtır.  
1 Eylül 2006 tarihinde, 29.655 Yeni Türk Lirası değerindeki son ödeme yapılmıtır.  
HUKUK  
I. DAVALARIN BĐRLETĐRĐLMESĐ  
Olaylar ve esasa ilikin ortaya koydukları sorun bakımından davaların benzerliğini dikkate  
alarak, AĐHM, davaların birletirilerek tek bir davada incelenmesine karar vermektedir.  
II. 1 NO’LU EK PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
HAKKINDA  
Bavuranlar, idare tarafından ek kamulatırma bedellerinin gecikmeli olarak ödenmesi ve  
olayların meydana geldiği dönemde Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı karısında Devlet  
tarafından uygulanan gecikme faizinin yetersiz kalmasından ikayetçilerdir. Bu bağlamda  
bavuranlar, 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesine atıfta bulunmaktadırlar.  
3
A. Kabuledilebilirliğe ilikin  
Đçtihadından doğan kriterler ıığında ve olayın unsurlarını göz önüne alarak AĐHM ikayetin  
esas bakımından inceleme konusu yapılması gerektiği kanaatindedir. AĐHM, hiçbir  
kabuledilemezlik unsurunun bulunmadığını da tespit etmektedir.  
B. Esas  
AĐHM, bu davadakine benzer sorunların ortaya çıktığı davaları birçok kez incelemive 1  
No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmitir (Bkz. sözü edilen Akkuve  
Aka).  
AĐHM, yargı süreci boyunca yapılan kısmi ödemelerle birlikte, mevcut bavuruların,  
Çanakkale Asliye Hukuk Mahkemesi’ne bavuru ile balayan ve sözkonusu mahkeme  
tarafından belirlenen miktarların fiili olarak ödemesi yapılana kadar geçen sürede paranın  
değer kaybından kaynaklanan zararı telafi etmek için uygulanan gecikme faizi oranının  
yetersizliğine dayandığını gözlemlemektedir.  
AĐHM, mevcut davayı incelemive Hükümet’in davayı farklı ekilde sonuçlandıracak hiçbir  
tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıtır. AĐHM, taınmazları kamulatırıldığında  
bavuranların alacakları ile yargı süreci boyunca kısmi ödemeler yapılmasına rağmen fiili  
ödeme sırasında bavuranların aldıkları miktar arasındaki değer farkının, bavuranları,  
mülkün kamulatırılmasına ilaveten ayrı bir zarara daha uğrattığı, toplum yararının  
gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması arasında hüküm sürmesi gereken adil  
dengeyi bozduğu kanaatindedir.  
Sonuç olarak, 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmitir.  
III. AĐHS’NĐN 6/1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuranlar, yargı süresinin AĐHS’nin 6/1. maddesine riayet etmemesinden ikayetçilerdir.  
A. Kabuledilebilirliğe ilikin  
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde bavurunun dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AĐHM, baka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını tespit eder.  
B. Esas  
AĐHS’nin 1. No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi kapsamında ulaılan sonucu göz önüne alarak,  
AĐHM, sözkonusu ihtilafın AĐHS’nin 6/1. maddesi açısından ayrı olarak incelenmesinin gerek  
olmadığı kanaatindedir.  
4
IV. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA  
A. Tazminat  
Bavuranlar, sırasıyla 71.632 Euro ve 95.500 Euro değerindeki maddi zararlarının giderilmesi  
gerektiğini belirtmektedirler. Bavuranların her biri ayrıca 10.000 Euro manevi tazminat  
talebinde bulunmaktadır.  
Hükümet, bu iddialara karı çıkmaktadır.  
AĐHM, Aka kararında benimsenen hesaplama yöntemini göz önünde bulundurarak ve ilgili  
ekonomik veriler ıığında, Karaka’ın hak sahiplerine ortaklaa 15.500 Euro ve Tandoğan’a  
8.200 Euro maddi tazminat ödenmesine karar vermektedir.  
Manevi tazminata ilikin olarak, AĐHM, mevcut dava koullarında ihlal tespitinin kendisinin  
yeterli adil tazmin oluturduğu kanaatindedir.  
B. Yargılama masraf ve giderleri  
Bavuranların her biri AĐHM önünde yapmıoldukları masraf ve harcamalar için 3.000 Euro  
talep etmektedirler.  
Hükümet, bu talebin belgelendirilmediği kanısındadır.  
AĐHM içtihadına göre, bir bavuran yargılama masraf ve giderlerinin geri ödemesini,  
gerçekliği, gerekliliği ve makul oranda oldukları ortaya konulduğu sürece elde edebilir.  
AĐHM, mevcut davada bavuranların avukatının çalıma saatine ilikin ücret makbuzu  
sunmadıklarını ve sözü edilen giderleri belgelendirmediklerini tespit etmektedir. Sonuç olarak  
AĐHM, yargılama masraf ve giderleri olarak bavuranlara belli bir miktar ödenmesinin gerekli  
olmadığı kanaatindedir.  
C. Gecikme Faizi  
Gecikme faizi Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç  
puanlık bir artıeklenerek belirlenecektir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavuruların birletirilmesine;  
2. Bavuruların kabuledilebilir olduğuna;  
3. 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
4. AĐHS’nin 6/1. maddesi kapsamında yapılan ikayetin ayrı olarak incelenmesinin gerek  
olmadığına;  
5. 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği tespitinin, bavuranların maruz  
kaldığı manevi zarar için yeterli adil tatmin oluturduğuna;  
5
6. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
miktara yansıtılabilecek vergi bağı altındaki damga vergisi ve mali  
yükümlülüklerden muaf tutularak ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL’ ye  
çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından:  
i. Karaka’ın hak sahipleri Fethiye Karaka, Muhterem Karaka, Nigar Karakave Ali  
Rıza Karaka’a ortaklaa olarak 15.500 Euro (on bebin beyüz Euro) maddi  
tazminat ödenmesine;  
ii. Tandoğan’a 8.200 Euro (sekiz bin iki yüz Euro) maddi tazminat ödenmesine;  
b)sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç  
puan fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
7. Adil tatmine ilikin diğer tüm taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve  
3. paragraflarına uygun olarak 13 Aralık 2007 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
6