III. AİHS’NİN 6 § 2. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
46. Başvuranlar, AİHS’nin 6 § 2. maddesine dayanarak suçsuz sayılma haklarının,
yakalanmalarını müteakip polisin, gazetecilere suçlular olarak takdim edildikleri bir basın
toplantısı düzenlemesi nedeniyle ihlal edilmiş olduğu hususunda şikayette bulunmuştur.
AİHS’nin 6 § 2. maddesi aşağıda kaydedilmiştir:
“2. Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır.”
A. AİHM huzurunda sunulan iddialar
47. Hükümet gazetelerde, başvuranların yasadışı bir örgüt üyesi olduklarını gösteren
hiçbir haber ya da resmin yayınlanmamış olduğunu ileri sürmüştür.
48. Başvuranlar, yakalanmaları hususundaki haberlerin yalnızca gazetelerde değil,
birçok TV kanalında da yayınlanmış olduğunu ileri sürmüştür.
B. AİHM’nin değerlendirmesi
49. AİHM ilk olarak 6. maddenin 2. paragrafında ortaya konan suçsuz sayılmanın, 1.
paragraf tarafından öngörülen adil yargı unsurlarından bir olduğunu hatırlatır. Suçsuz sayılma,
Cumhuriyet Savcısı’nın cezayı gerektiren bir suçla suçlanan bir kişiye ilişkin adli kararı ya da
ifadesi, o kişinin kanuna göre suçlu olduğu kanıtlanmadan önce suçlu olduğu kanısını
uyandırıyorsa ihlal edilmiş olacaktır. Resmi bir bulgunun yokluğunda dahi, Mahkeme’nin ya
da yetkilinin sanığın suçlu olduğuna hüküm getirdiğini gösteren bir durum olması yeterlidir
(bkz., diğer yetkili makamlar arasında, Deweer/Belçika, 27 Şubat 1980 tarihli karar, A Serisi
no. 35, sayfa 30, § 56, Minelli/İsviçre, 25 Mart 1983 tarihli karar, A Serisi no. 62, sayfa 15, §§
27 ve 37, ve Allenet deRibermont/Fransa, 10 Şubat 1995 tarihli karar, A Serisi no. 308, sayfa
16, §§ 35-36).
50. AİHS’nin 10. maddesi tarafından teminat altına alınan ifade özgürlüğü, bilgi alma
ve verme özgürlüğünü de kapsamaktadır. Bu nedenle 6 § 2. madde, yetkili makamların
kamuya, devam etmekte olan soruşturmalarla ilgili bilgi vermesini engelleyemez, ancak
suçsuz sayılma hakkına saygı duyulması için bunu, dikkatli ve uygun bir biçimde yapmaları
gerekmektedir (bkz. Allenet de Ribemont, yukarıda kaydedilen, § 38).
51. AİHM, bir kişi yargılanmadan ve ceza gerektirecek bir suçla itham edilmeden
önce Cumhuriyet Savcılarının, ifadelerinde kullandıkları kelimelerin seçiminin ne denli
önemli olduğunu vurgulamaktadır (bkz. Daktaras/Litvanya, no. 42095/98, § 41, ECHR 2000-
X). Ayrıca, resmi yetkililer tarafından düzenlenen basın toplantıları sırasında suçsu sayılma
hakkına saygı duyulmasının önemini üzerinde de durmuştur (bkz. Butkevičius/Litvanya, no.
48297/99, §§ 50-52, ECHR 2002-II (özetler), Lavents/Letonya, no. 58442/00, § 122, 28
Kasım 2002, ve Y.B. ve Diğerleri/Türkiye, no. 48173/99 ve 48319/99, §§ 49 51, 28 Ekim
2004). Ancak, bir Cumhuriyet Savcısı’nın ifadesinin, suçsuz sayılma ilkesini ihlal edip
etmediği, iddiada bulunulan özel koşullar kapsamında değerlendirilmelidir (bkz., inter alia,
Adolf/Avusturya, 26 Mart 1982 tarihli karar, A Serisi no. 49, sayfa 17-19, §§ 36-41).
52. AİHM, sözkonusu polisin, davada cezai takibatların dışında bir konu hususunda
basın toplantısı düzenlemiş olduğunu ve bu toplantıda gazetecilere, tutuklular hakkında bilgi
vererek resimlerinin çekilmesine izin verdiklerini gözlemlemiştir.