HUKUK
I. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuran, ulusal mahkemeler tarafından bir duruꢀma yapılmadığı cihetle davasının adil bir
ꢀekilde görülmediğini iddia etmektedir. Baꢀvuran bu nedenle müzakerelere katılma hakkından
yoksun bırakıldığını ve savunma haklarını tam manasıyla kullanamadığını iddia etmektedir.
Baꢀvuran bu hususta AĐHS’nin 6/1 maddesine atıfta bulunmaktadır.
Hükümet bu sava karꢀı çıkmaktadır.
A. Kabuledilebilirliğe iliꢀkin
1.Mağdur niteliği
Hükümet sulh ceza mahkemesi tarafından baꢀvuran hakkında verilen kararda cezanın
infazının ertelenmesine hükmedildiğini açıklamaktadır. Baꢀvuran para cezasını zaten
ödememiꢀ olduğundan bu karardan herhangi bir biçimde etkilenmiꢀ değildir. Hükümet
baꢀvuranın mağdur sıfatını haiz olmadığını savunmaktadır.
Baꢀvuran bu konuda görüꢀ belirtmemektedir.
AĐHM, Hükümet’in verdiği, Türk mevzuatının AĐHS’nin gereklerine cevap verecek ꢀekilde
değiꢀtirildiği bilgisini not etmektedir. Öte yandan, AĐHM kendi görevinin mevcut dava
olaylarını değerlendirmekle sınırlı olduğunu ve bu nedenle de ilgili dönemden bu yana bir
takım geliꢀmeler meydana geldiği gerekçesiyle bir davanın artık baꢀvuran açısından geçerli
bir hukuki yararının kalmadığı sonucuna varmasının beklenmemesi gerektiğini belirtir (bkz.
mutatis mutandis, Karkın – Türkiye, no: 43928/98, prg. 43, 23 Eylül 2003, Sadak ve diğerleri
– Türkiye (no:1), no: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, prg. 38, Lutz – Fransa (no:1),
no: 48215/99, prg. 20, 26 Mart 2002, ve Kudla – Polonya, no: 30210/96, prg. 152).
AĐHM bu konudaki içtihatını hatırlatır: ꢁayet yetkili ulusal makamlar açıkça ya da özü
itibarıyla AĐHS’nin ihlalinin varlığını kabul ederek bu durumu telafi etme yoluna gitmemiꢀ
iseler baꢀvuran lehinde verilen bir karar ya da alınan bir tedbir ilke olarak baꢀvuranın mağdur
sıfatının ortadan kalkması için yeterli olmaz (AĐHS’nin 10. maddesiyle ilgili olarak, bkz.
bilhassa Öztürk – Türkiye, no: 22479/93, prg. 73).
Elindeki dosya unsurlarını göz önünde bulunduran AĐHM mevcut davada sözkonusu
ertelemenin, ihtilaf konusu mahkumiyete bağlı yasakların kaldırılmasını öngörmek suretiyle
ceza mahkumiyetinin ve mahkumiyetle bağlantılı cezaların otomatik bir ꢀekilde silinmesini
beraberinde getiren bir mekanizma teꢀkil etmediğini tespit etmektedir (Abdullah Aydın (no:2),
no: 63739/00, 24 Mart 2005). Bu itibarla Hükümetin itirazının reddedilmesi yerinde olacaktır.
2. Altı ay süresi kuralı
Hükümet altı ay süresi kuralına riayet edilmediği itirazında bulunmaktadır. Hükümet, sulh
ceza mahkemesi kararının baꢀvurana 23 Eylül 2002 tarihinde tebliğ edilmesine karꢀın
baꢀvuran tarafından yapılan baꢀvurunun AĐHM’ye 19 Haziran 2003 tarihinde ulaꢀtığını
belirtmektedir.
3