AĐHM suç unsuru teꢀkil eden makalelerde kullanılan ifadelere ve yayımlandığı ortama özel
bir dikkat vermiꢀtir. Bu anlamda, davayı çevreleyen koꢀulları, özellikle de terörle mücadelede
karꢀılaꢀılan güçlükleri dikkate almaktadır. (Bkz. Đbrahim Aksoy kararı, no: 28635/95,
30171/96 ve 34535/97, /60, 10 Ekim 2000 ve Incal-Türkiye kararı, 9 Haziran 1998, 1998-IV,
s. 1568, / 58).
Suç unsuru oluꢀturan makaleler özellikle PKK lideri Abdullah Öcalan ile diğer liderlerin
beyanlarına ve sivil toplum örgütlerinin çeꢀitli kaynaklardan derlenen açıklamalarına
dayanmaktadır ve bahse konu dergide Kürtçe yayımlanmıꢀlardır. Makalelerde, HADEP
tarafından dünya barıꢀ günü vesilesiyle düzenlenen mitingin yasaklanması, Türkiye’deki
demokratikleꢀme sürecinin yavaꢀ ilerleyiꢀi eleꢀtirilmekte ve barıꢀ ve kardeꢀliğin önemi
vurgulanarak, ꢀiddetin Türkler ve Kürtler arasındaki dostluk bağlarını zedeleyebileceğine
dikkat çekilmektedir.
AĐHM, Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin sözü edilen haftalık dergide yayımlanan makalelerin
bir bütün olarak yalnızca kamuoyunu bilgilendirmek amacını taꢀımadığına, terörist örgütün
propagandasını yaptığına itibar ettiğini ve bu durumun olayların meydana geldiği dönemde
yürürlükte bulunan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 6/2. ve 4. maddelerine
istinaden suç unsurunu oluꢀturduğunu kaydettiğini tespit etmektedir.
AĐHM, iç hukuk mahkemelerinin kararlarında yer alan gerekçeleri incelemiꢀ ve bu
gerekçelerin baꢀvuranların ifade özgürlüğüne karꢀı bir müdahaleyi meꢀru kılmaya
yetmediğine itibar etmiꢀtir (Bkz. mutatis mutandis Sürek-Türkiye kararı (no:4) no:24762/94,
8 Temmuz 1999). AĐHM makalelerdeki bazı bölümlerin Türk devletinin en olumsuz yanlarını
çizen bir tabloyu ortaya koyduğunu, bu yönüyle makaleye düꢀmanca bir his verdiği, fakat bu
söylemlerin ꢀiddet kullanımına, silahlı direniꢀe ve baꢀkaldırıya iliꢀkin hiçbir çağrıda
bulunmadığını gözlemlemektedir. Ayrıca burada nefret içeren söylemler sözkonusu değildir,
AĐHM’ye göre dikkate alınacak temel unsur budur. (Bkz. a contrario Sürek-Türkiye (no:1),
no: 26682/95 ve Gerger-Türkiye, no: 24919/94, 8 Temmuz 1999).
Bu bağlamda, AĐHM, ifade özgürlüğünün, basına, yasaklanmıꢀ örgütlerin üyelerinin
açıklamaları vasıtasıyla ꢀiddet içeren fikirlerin yayılması için tribün görevi görmesine izin
vermediğinin altını çizmek ister. (Bkz. diğerleri arasında, Yıldız ve Taꢀ-Türkiye kararı (no:1),
no:77641/01, 19 Aralık 2006 ve a contrario Sürek-Türkiye kararı (no:3) no: 24735/94, 8
Temmuz 1999).
AĐHM, verilen cezanın niteliğinin ve ağırlığının da müdahalenin orantılılığını ölçmek
bakımından göz önünde bulundurulması gereken unsurlar olduğunu tespit etmektedir. AĐHM
bu çerçevede, sözü edilen haftalık derginin yayınının yedi gün süreyle durdurulduğunun ve
baꢀvuranların her birinin 142.365.600 TL. [116 Euro] ağır para cezasına çarptırıldığının ve 7
Nisan 2003 tarihinde 142.400.000 TL. [81 Euro] ödediklerinin altını çizmektedir.
Bu saptamalar ıꢀığında, baꢀvuranların mahkumiyeti öngörülen amaçlarla orantısız bulunmakta
ve «demokratik bir toplumda gereklilik» arz etmemektedir. Bu nedenle AĐHS’nin 10. maddesi
ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 6/1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuranlar Yargıtay Cumhuriyet Baꢀsavcısının tebliğnamesinin kendilerine tebliğ
edilmediğinden ꢀikayetçidir. Baꢀvuranlar AĐHS’nin 6/1. maddesine göndermede
bulunmaktadır.
4