COUNCIL  
AVRUPA  
OF EUROPE  
KONSEYİ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
KARAPINAR - TÜRKİYE DAVASI  
(Başvuru no: 49394/99)  
Kararın Özeti  
STRASBOURG  
2 Ağustos 2005  
İşbu karar Sözleşmenin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup  
şekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (49394/99) başvuru no’lu davanın nedeni bu  
ülke vatandaşları Mustafa, Ahmet, Durmuş, Ali, Gülsüm, Aysel Karapınar’ın (Başvuranlar)  
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 14 Haziran 1999 tarihinde Avrupa İnsan Hakları  
Sözleşmesinin Temel İnsan Haklarını güvence altına alan 34. maddesi uyarınca yapmış  
olduğu başvurudur. Başvuranlar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde  
İskenderun barosu avukatlarından Şekip ve Murat Ensari tarafından temsil edilmektedirler.  
OLAYLAR  
1993 tarihinde Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) başvuranlara ait İskenderun’da bulunan  
araziyi çevre yolu yapımı dolayısıyla istimlak etmiştir.  
Kamulaştırma bedeli başvuranlara 24 Eylül 1996 tarihinde ödenmiştir. Ödenen miktarın  
yetersiz olduğu gerekçesiyle istimlak bedelinin artırılması istemiyle başvuranlar İskenderun  
Asliye Hukuk Mahkemesine başvurmuşlardır.  
Asliye Hukuk Mahkemesi 25 Eylül 1997 tarihli kararı ile sözkonusu arazinin Karayollarına  
devredildiği 18 Eylül 1996 tarihinden itibaren uygulanacak % 30 yıllık yasal faiziyle birlikte  
başvuranlara toplam 67.990.000.000 TL. ek istimlak bedeli ödenmesine karar vermiştir.  
Yargıtay ilk derece mahkemesinin kararını 25 Mayıs 1998 tarihinde onamıştır.  
Ek istimlak bedeli yasal faiziyle birlikte başvuranlara 13 Nisan 1999 tarihinde ödenmiştir. Bu  
miktar 146.736.271.000 TL.’ye yükselmiştir.  
HUKUKA DAİR  
I. EK 1 NO’LU PROTOKOLÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLMESİNE DAİR  
Başvuranlar, iki açıdan Ek 1 no’lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğini ileri  
sürmektedirler. İlk olarak, 1993 tarihinde belirlenen ilk istimlak bedeli 1996 yılında arazinin  
Hazineye devrinin ardından ödenmiştir. Başvuranlar ayrıca ek bedelin ödenmesindeki  
gecikmeye değinmektedirler. İkinci olarak, bu gecikmeden kaynaklanan zararın telafi  
edilmediğini ve ödenen ek bedelin Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı karşısında yetersiz  
kaldığını savunmaktadırlar.  
A. Kabul edilebilirliğe ilişkin  
Yukarıda dile getirilen şikayetin ilk kısmı ile ilgili olarak AİHM, kamulaştırma kararıyla tapu  
sicil kayıtlarına tescil edilen arazi ile ilgili olarak takip eden ilk üç yıl süresince başvuranların  
maruz kaldıkları orantısız zararı ortaya koymak durumunda olmadıklarına itibar etmektedir.  
Gerçekten de tescil nedeniyle reel hakları kısıtlanmış olsa dahi, başvuranlar bu süre boyunca  
taşınmazlarından yararlanmayı sürdürmüşlerdir. Bu kısıtlamanın başvuranlarda gelir kaybına  
yol açtığı farz edilse bile, öne sürdükleri gelir kaybına dair ulusal mercilerde hiçbir girişimde  
bulunmamaları şikayetin bu kısmının iç başvuru yollarının tüketilmediği tespitine yol  
açmaktadır. Yapılan şikayetin bu kısmı kabuledilemez bulunmaktadır.  
2
Geç ödenen ek istimlak bedelinin Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı karşısında yetersiz  
kaldığı yönündeki şikayetin ikinci bölümü ile ilgili olarak AİHM, mahkemenin bu yöndeki  
yerleşik içtihatları (Bkz. özellikle sözü edilen Akkuş kararı) ve mahkemeye sunulan delillerin  
bütünü ışığında başvurunun esastan incelenmesi gerektiğine itibar etmekte ve başvurunun  
kabul edilemez bulunması için hiçbir unsurun bulunmadığını kaydetmektedir.  
B. Esasa Dair  
AİHM, daha önceki kararlarda benzer şikayetlerin dile getirildiğini ve bunların Ek 1 no’lu  
Protokolün 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını dile getirmektedir (Bkz. sözü edilen Akkuş  
kararı, s. 1310, §§ 30-31, ve Aka kararı, s. 2682, §§ 50-51).  
AİHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir  
tespiti ve delili sunmadığını incelemektedir. Mahkeme, yerel merciler tarafından ek istimlak  
bedelinin geç ödenmesi hususunun mülkiyet sahibinin gelir kaybına neden olan idareye  
yükleneceği tespitini yapmaktadır. Bu gecikme sözkonusu sürecin etkinliğini daha da  
artırmıştır ki bu durumda Mahkeme, kamu yararının zarureti ve mülkiyet haklarının  
korunması bakımından başvuranların özel bir görev üstlendiği görüşündedir.  
Sonuç olarak Ek 1 no’lu Protokolün 1. maddesi ihlal edilmiştir.  
II. AİHS’NİN 6 § 1 MADDESİNİN İHLAL EDİLMESİ HAKKINDA  
Başvuranlar 1993 tarihli kamulaştırma işleminin ardından tapu tescil kayıtlarına geçirilmek  
suretiyle başlatılan sürecin Nisan 1999 yılında ek istimlak bedelinin ödenmesi ile sona  
erdiğini bu durumun AİHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlaline yol açtığından şikayetçi  
olmaktadırlar.  
AİHM, bu şikayetin AİHS’nin 35 § 3. maddesi uyarınca dayanaktan yoksun olmadığına itibar  
etmektedir. Bu doğrultuda şikayetin kabuledilemez bulunması için hiçbir gerekçe  
bulunmamaktadır. Buna karşın, Ek 1 no’lu Protokolün 1. maddesi doğrultusunda alınan sonuç  
ışığında AİHM, sözkonusu şikayetin AİHS’nin 6 § 1. maddesi çerçevesinde incelenmesini  
gerekli görmemektedir.  
III. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI  
A. Tazminat, masraf ve harcamalar  
Başvuranlar başvurularında yer alan şikayetlerini yinelemektedirler. Bu doğrultuda  
uğradıkları maddi zararın 73.000 Amerikan Dolarına (USD) ulaştığını ileri sürmektedirler.  
Ayrıca maruz kaldıkları manevi zararın, ulusal mahkemeler ve AİHM nezdinde yapmış  
oldukları harcamaların giderilmesini talep etmektedirler, başvuranlar herhangi bir rakam  
telaffuz etmemişlerdir.  
AİHM, Akkuş kararında (sözü edilen, s. 1311, §§ 35-36 ve 39) belirlenen ilgili ekonomik  
hesaplama yönteminin uygulanacağına itibar ederek başvuranlara maddi tazminat olarak  
toplam 24.873 Euro ödenmesini kararlaştırmıştır.  
3
Manevi zarara gelince AİHM, olayların mevcut koşulları gözönünde bulundurulduğunda ihlal  
kararının tespitinin adil tazmin için başlı başına yeterli olacağına karar vermiştir.  
AİHM, AİHS’nin 41. maddesi uyarınca yalnızca gerçekten maruz kalındığı tespit edilen ve  
bir zorunluluğa denk düşen makul tutardaki harcamaların ödenebileceğini hatırlatmaktadır  
(Bkz. diğer birçok karar arasında, Nikolova-Bulgaristan no: 31195/96, § 79, AİHM 1999-II,  
ve Jecius-Litvanya no : 34578/97, § 112, AİHM 2000-IX). Yapmış oldukları taleplerini hiçbir  
belge ile kanıtlamamalarına karşın AİHM, ulusal merciler nezdinde ve Strazburg’ta yapmış  
oldukları temsil harcamaları ve kimi masraflar için başvuranlara ödeme yapılması gerektiğine  
itibar etmektedir. Bu doğrultuda, tüm masraf ve harcamalara ilişkin başvuranlara toplam  
1.000 Euro ödenmesini kararlaştırmıştır.  
B. Gecikme Faizi  
AİHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklara uyguladığı faiz oranına 3  
puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE,  
1. Ek istimlak bedelinin geç ödenmesine yönelik Ek 1 no’lu Protokolün 1. maddesine ve  
AİHS’nin 6 § 1 maddesine dair şikayetlerin kabuledilebilir olduğuna;  
2. Bunun dışında yapılan şikayetin kabuledilemez olduğuna;  
3. AİHS’nin Ek 1 no’lu Protokolünün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
4. AİHS’nin 6 § 1 maddesine yönelik yapılan şikayetin ayrıca incelenmesine gerek  
olmadığına;  
5. Mevcut kararın manevi zarar için tek başına adil bir tazmini oluşturduğuna;  
6. a) AİHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf olarak, ödeme tarihindeki döviz kuru  
üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümetin başvuranlara;  
i.  
maddi zarar için 24.873 (yirmi dört bin sekiz yüz yetmiş üç) Euro;  
ii.  
masraf ve harcamalara ilişkin 1.000 (bin ) Euro ödemesine;  
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez  
Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faizin  
uygulanmasına;  
7. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMİŞTİR.  
4
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3 maddelerine  
uygun olarak 2 Ağustos 2005 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.  
5