Esasa dair
1. Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nin tarafsızlık ve bağımsızlığına iliꢀkin
Hükümet bir anayasa değiꢀikliği yapılarak Devlet Güvenlik Mahkemesi bünyesinde bulunan
askeri hakimin sivil bir hakimle değiꢀtirildiğini hatırlatmaktadır. Bu nedenle 19 Ekim 1999
tarihli DGM kararı bu yeni oluꢀum tarafından askeri hakim olmadan alınmıꢀtır.
Baꢀvuran iddialarını yinelemektedir.
AĐHM baꢀvuranın baꢀlangıçta aralarında bir askeri hakimin de bulunduğu üç hakimden oluꢀan
Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından yargılandığını tespit etmektedir. Bu yargılama
sırasında Anayasa’nın 143. maddesinin 18 Haziran 1999 tarihinde 4388 sayılı kanunla
değiꢀtirilmesini müteakip askeri hakimler DGM bünyesinden çıkarılarak yerlerine sivil
hakimler atanmıꢀtır. Sözkonusu tarihe kadar baꢀvuranın davasına bakan askeri hakim için de
durum bu ꢀekilde cereyan etmiꢀtir.
Bununla birlikte, askeri hakimin yerine sivil bir hakimin atanmıꢀ olması mevcut davada
ortaya çıkan kurumsal sorunu çözmek için tek baꢀına yeterli olmayacaktır. Yargılama
sürecinin tamanının kurallara uygunluğu noktasında var olan ꢀüphelerin hakim heyetinin
değiꢀmesinden sonra ortadan kalkması gerekir ( Öcalan – Türkiye, no: 46221/99, § 115, ve
Ceylan - Türkiye, no: 68953/01 ). Bu nedenle her davada öncelikle askeri hakimin katılımıyla
gerçekleꢀtirilmiꢀ yargılama iꢀlemlerinin «hazırlık» iꢀlemleri ile «esas» iꢀlemler arasında bir
ayrım yaparak incelemek ve akabinde «esasa iliꢀkin iꢀlemler»in askeri hakimin yerine sivil
hakim atanmasından sonra da mutat bir ꢀekilde yinelenip yinelenmediğine bakılmalıdır
( adıgeçen, Öcalan, § 117 ).
Mevcut davada, dosya unsurları gözönüne alındığında AĐHM, Devlet Güvenlik
Mahkemesi’nin oluꢀumunda gidilen değiꢀikliğin 6 Temmuz 1999 tarihinde gerçekleꢀtiğinin
altını çizmektedir. Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi 22 Haziran 1998’den 24 Nisan 1999
tarihine kadar bir askeri hakim ve iki sivil hakim olmak üzere üç hakimden müteꢀekkil idi. Bu
duruꢀmalar sırasında DGM baꢀvuran ve avukatının gıyabında, sözkonusu konuꢀmayı kayda
alan polis memuru Mahir Koyuncu’yu dinlemiꢀ ve diğer polis memuru Muammer Dündar’ı
dinlemekten vazgeçmiꢀtir. Aynı Mahkeme 12 Ocak 1999 tarihli duruꢀmada konuꢀmanın video
kaydını izleyerek baꢀvurana isnad edilen ifadeyi duymadığını belirtmiꢀtir. Son olarak
Mahkeme yine baꢀvuran ve avukatının gıyabında yapılan bir ara duruꢀmada polis memurları
Kemal Çınar ve Gülꢀen Bilgin’i dinlemiꢀtir. Ancak AĐHM, baꢀvuranın kendisine yöneltilen
suçlamaları kesin bir dille inkar etmiꢀ olduğunu ve 6 Temmuz 1999 tarihinde sadece sivil üç
hakimden müteꢀekkil yeni Devlet Güvenlik Mahkemesi önünde yapılan duruꢀmada baꢀvuran
tarafından çağırılan tanıkların baꢀvuranın ifadesini teyit ettiklerini tespit etmektedir. Üstelik
baꢀvuranın aleyhte tanıkların yeniden dinlenmesi talebi Mahkemece reddedilmiꢀtir. Böylelikle
AĐHM, DGM bünyesinde askeri bir hakimin yer aldığını ve bu askeri hakimin esasa iliꢀkin
duruꢀmalara katılarak sivil hakimlerce yinelenmeyen yargılama iꢀlemlerine iꢀtirak ettiğini
tespit etmektedir.
Ancak AĐHM, adıgeçen Öcalan kararında ( § 115 ), Büyük Daire’nin « ꢀayet askeri bir hakim
bir ya da birden çok yargılama iꢀlemine iꢀtirak etmiꢀ ve daha sonra bu iꢀlemler ilgili ceza
mahkemesi nezdinde geçerli olmaya devam etmiꢀse, sanık haklı olarak yargılama sürecinin
tamamına iliꢀkin kuꢀku duyabilir » kanaatine vardığını hatırlatmaktadır. Bu nedenle askeri bir
hakimin bir sivile karꢀı açılan bir davada yargılamanın esasına ait bir yargılama iꢀlemine