KAYA VE DĐĞERLERĐ – TÜRKĐYE KARARI
“Herkesin yaꢀam hakkı yasanın koruması altındadır. Yasanın ölüm cezası ile cezalandırdığı bir suçtan
dolayı hakkında mahkemece hükmedilen bu cezanın yerine getirilmesi dıꢀında hiç kimse kasten
öldürülemez.”
Baꢀvuranlar Hakkı Kaya’nın Devlet güvenlik güçleri tarafından alıkonulduğu ve
güvenlik güçleri veya ajanları tarafından öldürüldüğünün makul ꢀüphelerin ötesinde tespit
edildiğini iddia etmiꢀlerdir. Kaya’nın kaybolması ve ꢀüpheli koꢀullardaki muhtemel ölümü
hakkında sorumlu Hükümetin bağımsız, etkili ve detaylı bir soruꢀturma yapamadığını
savunmuꢀlardır.
Hükümet iddiaları reddetmiꢀtir. Baꢀvuranların iddialarını kanıtlamadıklarını
savunmuꢀlardır. Bu nedenle AĐHS’nin 2. maddesi ile ilgili bir husus bulunmadığını öne
sürmüꢀlerdir. Hükümet ayrıca Hakkı Kaya’nın kaybolması ile ilgili yürütülen soruꢀturmanın
AĐHS’nin getirdiği yükümlülüklere uyduğunu öne sürmüꢀtür.
A. Hakkı Kaya’nın kaybolması
Mahkeme yaꢀam hakkını güvence altına alan ve bu haktan yoksun bırakmanın meꢀru
olabileceği durumları belirten 2. maddenin AĐHS’nin istisnaya izin verilmeyen en temel
hükümlerinden biri olduğunu hatırlatır. Sözkonusu madde aynı zamanda 3. madde ile birlikte
Avrupa Konseyi’ni oluꢀturan demokratik toplumların temel değerlerinden birini güvence
altına almaktadır. Bu nedenle yaꢀam hakkının kısıtlanması için oluꢀacak ꢀartlar titizlikle
yorumlanmalıdır. Bireylerin korunması için bir araç olarak AĐHS’nin amaç ve hedefi de 2.
maddenin verdiği güvencelerin pratik ve etkili olacak ꢀekilde yorumlanıp uygulanmasını
gerektirmektedir (bkz McCann vd – Đngiltere, A Serisi no. 324). Bu amaçla sözkonusu hüküm
Mahkeme’nin içtihadında kayıpları da (ꢀahıs hakkında haber alınamıyorsa ölmüꢀ olma
ihtimali yükselmektedir) kapsayacak ꢀekilde yorumlanmaktadır (Tahsin Acar – Türkiye [BD],
no. 26307/95).
2. maddede tanınan güvencenin önemi ıꢀığında Mahkeme sadece Devlet görevlilerinin
eylemlerini değil, çevreleyen tüm koꢀulları da değerlendirerek can kaybını en titiz incelemeye
tabi tutmalıdır (bkz. diğer içtihatlar yanında Orhan – Türkiye, no. 25656/94).
Mahkeme sözkonusu davada hem ortaya konulan belgesel delillerin hem de tarafların
yazılı görüꢀlerinin ortaya çıkardığı hususları inceleyecektir. Bu bağlamda Mahkeme AĐHS
ꢀartlarına göre “makul ꢀüphenin ötesinde” kanıt standardını benimsediğini ve bu tür bir
kanıtın, yeterli derecede güçlü, açık ve uygun neticeler veya reddedilmemiꢀ benzer maddi
karinelerin birarada yer almasından kaynaklanabileceğini hatırlatır (Đrlanda – Đngiltere, 18
Ocak 1978 tarihli karar, A Serisi no. 25).
Mahkeme, baꢀvuranların Hakkı Kaya’nın Devlet görevlileri tarafından kaçırıldığı
yönündeki iddiasının hiçbir ikna edici delille desteklenmediğini gözlemlemektedir. Bu
bağlamda Mahkeme baꢀvuranların iddialarının Ahmet Yaꢀar’ın görgü tanığı ifadesine
dayandığını dikkate alır. Aygan tarafından JĐTEM’in bazı yargısız infazlar gerçekleꢀtirdiği ve
Hakkı Kaya’nın da kurbanlardan bir olduğunu ima ettiği Ülkede Özgür Gündem
gazetesindeki röportajına iliꢀkin olarak ise Mahkeme bu ifadeyi kanıtlanmamıꢀ veya en fazla
dolaylı bir delil olarak kabul ettiği için kararı etkileyecek düzeyde değer verilemeyeceği
kanaatindedir (Nesibe Haran – Türkiye, 31821/96; Issa vd – Türkiye, no. 31821/96).
Mahkeme ayrıca dava dosyasına göre Hakkı Kaya’nın sabıka kaydının bulunmadığı ve
güvenlik güçlerinin tehdidi altında olduğunu söylemek için delil bulunmadığını hatırlatır.
3