14 Nisan 1994 tarihli duruşmada başvuranların tutumlarını dikkate alan
mahkeme adı geçenlerin mahkeme salonundan çıkarılmasına ve ilgili kanıtlar
toplanıncaya dek sanıkların gelecek duruşmalara katılmamasına ve
tutukluluklarının devamına karar vermiştir.
30 Aralık 1994 tarihli duruşmada başvuranların bulunmaması nedeniyle
mahkeme «suçun niteliğini ve kanıtların durumunu» göz önünde bulundurarak
tutukluluk süresinin devamına karar vermiştir.
18 Kasım 1995 tarihli duruşmada başvuranlar 18 Kasım 1993 tarihli
duruşmada vermiş oldukları ifadeleri yinelemişler, mahkeme başvuranların
tutukluluk hallerinin devamını kararlaştırmıştır.
10 Şubat 1998 tarihli duruşmada mahkeme «suçun ve kanıtların niteliğini,
tutukluluk süresinin uzunluğunu» dikkate alarak B.G.'yi serbest bırakmıştır.
Başvuranların temsilcileri 17 Ağustos 2001'de AİHM'ye göndermiş oldukları
yazıda DGM'de sözkonusu davanın esastan incelenmesinin halen sürdüğünü
bildirmişlerdir.
HUKUK AÇISINDAN
17 Kasım 2003'te başvuranların temsilcisinin, 19 Kasım 2003 tarihinde ise
Hükümetin ilgili beyanları AİHM'ye sunulmuştur.
"Türk Hükümeti'nin, 41540/98 no'lu başvuruyu dostane çözüme kavuşturmak üzere
ex gratia tazminat başlığı altında başvuran Niyazi Kaya'ya 5.100 (beş bin yüz) Euro
ve Birtan Güven'e 5.400 (beş bin dört yüz) Euro, masraf ve giderlere ilişkin 1.500
Euro (bin beş yüz) Euro olmak üzere toplam 12.000 (on iki bin) Euro tutarında ödeme
yapmayı teklif ettiğini bildiririm. Bu miktar her türlü maddi ve manevi zarar ile masrafı
kapsamakta olup Euro olarak başvuranların belirteceği bir hesaba yatırılacak, ilgili
tüm vergi ve masraflardan muaf olacak ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 39.
maddesi uyarınca verdiği kararın bildirilmesini müteakiben üç ay içerisinde
ödenecektir. Bu ödeme davanın nihai kararını oluşturacaktır.
Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Hükümet,
Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda
basit faizi ödemeyi taahhüt etmektedir.
Ayrıca Hükümet, Sözleşmenin 43 § 1 maddesi uyarınca davanın Büyük Daireye
götürülmeyeceğini taahhüt eder.
Mahkeme, tarafların üzerinde uzlaştıkları dostane çözüm anlaşmasını
(Sözleşmenin 39. maddesi) dikkate almakta ve bu anlaşmanın, Sözleşme ve
eki Protokollerde tanımlanan insan haklarına saygı ilkesine uygun olduğuna
kanaat getirmektedir (Sözleşmenin 37 § 1 ve İçtüzüğün 62 § 3 maddeleri).
BU NEDENLERDEN DOLAYI MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE,
1. Davanın, kayıtlardan düşürülmesine karar vermiş;
2. ve tarafların davanın Büyük Dairede tekrar görüşülmesini talep
etmeyeceklerine ilişkin taahhütlerini dikkate almıştır.
İşbu karar, 17 Şubat 2004 tarihinde, İçtüzüğün 77 §§ 2 ve 3 fıkralarına uygun
olarak Fransızca verilmiş ve yazılı olarak tebliğ edilmiştir.