Dava, Hıdır Durmaz (“baꢀvuran”) isimli Türk vatandaꢀının, 18 Ekim 1999 tarihinde,
Đnsan Hakları ve Temel Hürriyetlerin Korunması Sözleꢀmesi’nin (“Sözleꢀme”) 34. maddesine
dayanarak Türkiye Cumhuriyeti aleyhine AĐHM’ye yaptığı baꢀvurudan (No. 55913/00)
kaynaklanmaktadır.
OLAYLAR
I.
DAVA OLAYLARI
Baꢀvuran 1954 doğumludur. AĐHM’ye baꢀvurduğu tarihte Ceyhan Cezaevi’nde
tutukludur. Baꢀvuran, 11 Ağustos 1995 tarihinde, TKP/ML-TIKKO isimli yasadıꢀı örgüte üye
olduğu ꢀüphesiyle Mersin’de yakalanmıꢀ ve gözaltına alınmıꢀtır. Aynı tarihte, Mersin Devlet
Hastanesi’nde doktor muayenesinden geçmiꢀ ve vücudunda kötü muamele izine
rastlanmamıꢀtır. 23 Ağustos 1995 tarihinde, Mersin Devlet Hastanesi’nde tekrar doktor
muayenesinden geçmiꢀ ve vücudunda kötü muamele izine rastlanmamıꢀtır. 24 Ağustos 1995
tarihinde, baꢀvuran Devlet Güvenlik Mahkemesi hakimi huzuruna çıkarılmıꢀ ve hakim
baꢀvuranın tutuklu yargılanmasına karar vermiꢀtir. Konya Devlet Güvenlik Mahkemesi
Cumhuriyet Savcısı, 20 Eylül 1995 tarihli iddianamesinde, baꢀvuranı yasadıꢀı bir örgüte üye
olmakla suçlamıꢀtır. Suçlar, Türk Ceza Kanunu’nun 168 § 1. maddesi ile 3713 sayılı
Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde yapılmıꢀtır. 12 Ekim 1995 tarihinde, baꢀvuran, Mersin
Cumhuriyet Savcısına (bundan böyle “Savcı” olarak anılacaktır) bir dilekçe yazmıꢀ ve
gözaltında iꢀkenceye kötü muameleye maruz kaldığını iddia etmiꢀtir. Belirli olmayan bir
tarihte, Savcı baꢀvuranın iddialarına yönelik bir soruꢀturma baꢀlatmıꢀtır. 16 Ekim 1995
tarihinde, baꢀvuran ve diğer iki sanığa yönelik cezai takibat Konya Devlet Güvenlik
Mahkemesi’nde baꢀlamıꢀtır. 13 Kasım 1995 tarihinde, Savcı baꢀvuranın ifadesini almıꢀtır.
Baꢀvuran özellikle, asıldığını, kendisine elektrik verildiğini ve hortumlu suyla tazyikli su
verildiğini belirtmiꢀtir. Ayrıca, sorgulama esnasında, ellerine ve ayaklarına sert bir nesneyle
vurulduğunu ifade etmiꢀtir. Son olarak, olaya tanıklık eden dört kiꢀinin isimlerini vermiꢀtir.
15 Kasım 1995 tarihinde, Savcının talebi üzerine, baꢀvuran Konya Adli Tıp Kurumu doktoru
tarafından muayene edilmiꢀtir. Doktor, kol altlarında yüzeysel sıyrıklar, sağ el parmaklarının
birinde yaklaꢀık 1mm kadar iyileꢀmiꢀ bir yara tespit etmiꢀtir. Ayrıca, baꢀvuranın penisinde
1*2 mm kadar pigment kaybı tespit etmiꢀtir. Savcı, baꢀvuranı 17 Kasım 1995 ve 3 Aralık
1997 tarihlerinde sorgulayan iki polis memurunun ifadesini almıꢀtır. Her iki polis de
baꢀvuranın iddialarını yalanlamıꢀtır. Savcı ayrıca, tanık olan üç kiꢀinin de ifadelerini almıꢀtır
(D.B., Y.A. ve M.U.).Bu tanıkların hepsi, özellikle, gözaltındayken baꢀvuranın kol altlarının
kanadığını gördüklerini
belirtmiꢀlerdir. 28 Kasım 1995 tarihinde birinci derece
mahkemesinde yapılan duruꢀmada baꢀvuranın tanıkları dinlenmiꢀtir. Dört tanık (D.B., Y.A.,
M.U. ve A.Ö) baꢀvuranı Emniyet Müdürlüğü’nde alıkonulduğu sürede gördüklerini ve
yüzünde ve koltuk altlarında çürükler olduğunu ifade etmiꢀtir. Đꢀlemler devam ederken,
Konya Devlet Güvenlik Mahkemesi, baꢀvurana yönelik iꢀlemleri, aynı örgüte üye olmakla
suçlanan diğer kiꢀilere yönelik açılan davalarla birleꢀtirmeye karar vermiꢀtir. 12 Haziran 1997
tarihinde, Konya Devlet Güvenlik Mahkemesi 19 Mayıs 1997 tarihinde 4210 sayılı Kanun’la
feshedildiğinden, davaya bakma yetkisi Adana Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne geçmiꢀtir. 4
Aralık 1997 tarihinde, 11 ve 23 Ağustos 195 tarihli sağlık raporlarını ve15 Kasım 1995 tarihli
sağlık raporundaki bulguların kötü muameleden kaynaklanıp kaynaklanmadığının
belirlenmesinin mümkün olmadığını dikkate alarak, baꢀvuranı sorgulayan iki polise yönelik
soruꢀturma açılmamasına karar vermiꢀtir. Savcı, bu bağlamda, iddiaları destekleyecek yeterli
kanıt olmadığını tespit etmiꢀtir. Karar baꢀvurana tebliğ edilmemiꢀtir. 12 Haziran 1007 ile 14
Temmuz 1998 tarihleri arasında, Adana Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde, belirli aralıklarla
on altı duruꢀma yapılmıꢀtır. 14 Temmuz 1998 tarihinde, Adana Devlet Güvenlik Mahkemesi,
baꢀvuranı suçlandığı üzere mahkum etmiꢀ ve on dört yıl yedi ay hapis cezasına çarptırmıꢀtır.
2