CONSEIL  
AVRUPA  
DE L’EUROPE  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
HÜNKAR DEMĐREL (no:2) -TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no:12166/03)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
20 Ekim 2009  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın  
adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri  
Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari  
olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (12166/03) no’lu davanın nedeni (T.C.  
vatandaı) 1979 doğumlu olan Neu Isenburg’da (Almanya) ikamet eden Hünkar Demirel’in  
(bavuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 23 Ocak 2003 tarihinde Đnsan Hakları ve  
Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilikin Sözleme’nin (Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi -  
AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur. Bavuran, Đstanbul Barosu  
avukatlarından, Ö. Kılıç tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
I. DAVANIN KOULLARI  
Bavuran, “Yedinci Gündem” isimli gazetede yazı ileri müdiresidir. Sırasıyla “Çözümün adı  
Serhildan” ve “imdi Serhildan zamanıdır” balıklı iki makale, sözkonusu gazetenin 7-13  
Temmuz 2001 tarihli 3. sayısında yayınlanmıtır.  
17 Temmuz 2001 tarihli bir iddianame ile Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet  
Savcısı, Türk Ceza Kanunu’nun 169. maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun  
5. Maddesi uyarınca, yasadıı silahlı örgütün propagandasını yapmaktan bavuran hakkında  
ceza davası açmıtır.  
2 Nisan 2002 tarihli bir kararla, Devlet Güvenlik Mahkemesi, bavuranı, 6.477.634.800 TL  
(yaklaık 3.500 Euro) para cezası ödemeye mahkum etmitir. Bavuran, temyiz bavurusunda  
bulunmutur. Yargıtay Cumhuriyet Basavcısı’nın görüü bavurana tebliğ edilmemitir. 24  
Eylül 2002 tarihli bir kararla, Yargıtay, itiraz edilen kararı onamıtır.  
HUKUK  
Bavuran, Yargıtay Cumhuriyet Basavcısı’nın görüünün tebliğ edilmemesinden  
ikayetçidir. Bavuran, bu bağlamda, AĐHS’nin 6/1 ve 6/3 maddesine atıfta bulunmaktadır.  
AĐHM, sözkonusu ikayetin AĐHS’nin 6/1 maddesi kapsamında incelenmesi gerektiği  
kanaatindedir.  
Hükümet, 19 Mart 2003 tarihinde 4829 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren,  
Yargıtay Cumhuriyet Basavcısı’nın görülerinin sanıklara ve avukatlarına tebliğ edilmesi  
gerektiğini hatırlatmaktadır.  
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde bavurunun dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca, baka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle bavuru kabuledilebilir niteliktedir.  
AĐHM, bavuranın sunduğu ikayete benzer bir ikayeti incelediğini ve görülerin niteliğini,  
yargılanan kiinin yazılı olarak bunlara cevap verme olanağının bulunmadığını göz önüne  
alarak Yargıtay Cumhuriyet Basavcısı’nın görülerinin tebliğ edilmemesi nedeniyle  
AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulağını hatırlatmaktadır (bkz. Göç-  
Türkiye, bavuru no: 36590/97 ve Ayçoban ve diğerleri- Türkiye, bavuru numaraları:  
42208/02, 43491/02 ve 43495/02, 22 Aralık 2005). AĐHM, Türk yasalarının, AĐHS’nin  
gerekliliklerini karılayacak ekilde düzenlendiklerine dair Hükümet tarafından iletilen  
2
bilgileri kaydetmektedir. Ancak AĐHM, görevinin davaya özgü koulları incelemekle sınırlı  
olduğunu ve ilgili dönemden itibaren bazı değiiklikler yapıldığı gerekçesi ile mevcut davada  
bavuranın artık hukuki bir menfaatinin bulunmadığı sonucuna ulamaya davet  
edilemeyeceğini belirtmektedir (Sadak ve diğerleri-Türkiye (no:1), bavuru numaraları:  
29900/96, 29901/96, 29902/96 ve 29903/96).  
Bu itibarla AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmitir.  
AĐHS’nin 41. maddesi ile ilgili olarak, bavuran, maruz kaldığı maddi ve manevi zarar için  
5.000 Euro tazminat talep etmektedir. Bavuran, avukatlık masrafları dahil yargılama masraf  
ve giderleri için 2.950 Euro talep etmektedir. Bavuran, yapmıolduğu yargılama masraf ve  
giderlerinin bir tablosunu sunmaktadır. Hükümet, sözkonusu iddialara itiraz etmektedir.  
AĐHM, tespit edilen ihlalle iddia edilen maddi tazminat arasında bir illiyet bağı görememekte  
ve sözkonusu talebi reddetmektedir. Benzer davalardaki yerleik içtihadına göre, AĐHM, ihlal  
tespitinin, ileri sürülen manevi tazminat için yeterli adil tatmin oluturduğu kanaatindedir  
(sözü edilen Göç, Kömürcü-Türkiye, bavuru no: 77432/01, 22 Haziran 2006 ve Ayçoban ve  
diğerleri). Yargılama masraf ve giderleri ile ilgili olarak, AĐHM, bir bavuranın yargılama  
masraf ve giderlerinin geri ödemesini ancak, gerçekliği, gerekliliği ve oranlarının makul  
yapısı ortaya konduğu sürece elde edebileceğini hatırlatmaktadır. Mevcut davada, sahip  
olduğu belgeleri ve sözkonusu kriterleri göz önüne alan AĐHM, bavurana 1.000 Euro  
ödenmesinin uygun olacağı kanaatindedir. Sözkonusu miktara, Avrupa Merkez Bankası’nın  
marjinal kredi kolaylıklarına uygulanan orana üç puanlık bir artıeklenerek belirlenen  
gecikme faizi uygulanacaktır.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. Bavuranın maruz kaldığı manevi zarar için ihlal tespitinin kendisinin yeterli adil tatmin  
oluturduğuna;  
4. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere, her türlü vergiden  
muaf tutularak, Savunmacı Devlet tarafından bavurana 1.000 Euro (bin Euro) yargılama  
masraf ve gideri ödenmesine;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan  
fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
5. Adil tatmine ilikin diğer tüm taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢁTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 20 Ekim 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
3