B. AĐHM’nin soruꢀturma ziyareti
Elli üç kiꢀilik baꢀvurunun bir bölümünü oluꢀturan mevcut baꢀvuruda AĐHM, Đçtüzüğü’nün Ek
A1 maddesi uyarınca ilgili olayların esastan incelenmesini amaçlayan bir soruꢀturma görevini
üstlenmiꢀtir.
Üç doktordan oluꢀan AĐHM bilirkiꢀi heyeti, ceza infaz kurumlarındaki fiziki koꢀulları, sağlık
olanaklarını, aralarında baꢀvuranın da yer aldığı mahkumların nöropsikiyatrik durumlarını
incelemek ve bu kiꢀilerin cezai ehliyetlerinin olup olmadığını tespit etmek amacıyla
Türkiye’de çeꢀitli ziyaretlerde bulunmuꢀtur.
Kendisine yapılan çağrıya uygun olarak gelen baꢀvuran 11 Eylül 2004 tarihinde Çapa Tıp
Fakültesi Hastanesi’nde AĐHM bilirkiꢀi heyeti tarafından muayene edilmiꢀtir.
Bilirkiꢀi heyeti tıbbi görüꢀünü bildirmeden önce baꢀvuranın nörolojik testinin yapılarak
sonucunun iletilmesini istemiꢀtir.
Baꢀvuran bu talebi yerine getirmemiꢀtir.
AĐHM Sekreteryası 15 Mart 2005 tarihli baꢀvurana gönderdiği yazıda sözkonusu raporun 21
Mart 2005 tarihine dek AĐHM’ye iletilmediği takdirde baꢀvurusunun AĐHS’nin 37.
maddesinin uygulanması ile kayıttan düꢀebileceği uyarısında bulunmuꢀtur.
7 Nisan 2005 tarihinde istenilen raporun ulaꢀmadığını belirtir ikinci bir yazı baꢀvurana
gönderilmiꢀtir.
Baꢀvuran yanıt vermediğinden, 24 Mayıs 2005 tarihinde AĐHM, Hükümetten alması istenilen
geçici önlemin kardırılmasına karar vermiꢀtir.
HUKUK AÇISINDAN
Hiçbir bilimsel değeri bulunmayan bir sağlık raporuna dayalı olarak cezasının infazının
kaldırıldığını ifade eden baꢀvuran, yakalandığı Wernicke-Korsakoff hastalığı ile yeniden
hapsedilmesi olasılığının AĐHS’nin 3. maddesine aykırı bir uygulamayı ve cezayı
oluꢀturduğunu ileri sürmektedir.
AĐHM, Mahkeme Sekreteryası tarafından gönderilen birçok yazıyla AĐHM Bilirkiꢀi
Kurulu’nun tavsiye niteliğindeki tamamlayıcı sağlık raporunu elde etme ve alınan geçici
önlemlere riayet etme konusunda baꢀvuranın bilgilendirildiğini dikkate almakta, bu yazılara
baꢀvuranın temsilcisinin vermiꢀ olduğu yanıtların Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi nezdinde
yapılan giriꢀimleri teyit eder ve karꢀılaꢀılan idari güçlükler nedeniyle istenilen raporun elde
edilemediğini öne sürer nitelikte olduğunu gözlemlemektedir.
Bu noktada, yasal temsilci AĐHM’nin dikkat çektiği bu husustaki ihmalini kabul etmekte ve
davanın her aꢀamasında müvekkilinin baꢀvurusunu sürdürmek istediğini eklemektedir.
Bu nedenle, baꢀvuran ꢀu ana kadar ne sözkonusu raporu sunmuꢀ ne de ihmalkâr davrandığını
kabul etmiꢀtir.
3