CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYİ  
HASAN YAĞIZ / TÜRKİYE DAVASI  
(31834/96)  
Strazburg  
30 Ekim 2001  
USULĐ Đ LEMLER  
1. Davanın nedeni, Türk vatandaı Hasan Yağız'ın ("bavuran"), 4 Haziran 1996 tarihinde, Đn-  
san Haklarını ve Temel Hakları Korumaya Dair Sözleme'nin ("Sözleme") eski 25.maddesi  
uyarınca, Türkiye aleyhine Avrupa Đnsan Hakları Komisyonu'na ("Komisyon") yaptığı  
bavurudur (bavuru no. 31834/96).  
2. Bavuran kendisini temsil edecek bir avukat tayin etmemitir. Türk Hükümeti de bu davaya  
y ö n e l i k o l a r a k b i r A j a n t a y i n e t m e m i tir.  
3. Bavuran, kendisine karı yürütülen ceza yargılamasının uzunluğu hakkında Sözleme'nin 6.  
maddesinin 1. bendini gündeme getirmitir.  
4. Bavuru, 1 Kasım 1998 tarihinde, Sözleme'nin 11 No'lu Protokolü yürürlüğe girdiğinde,  
anılan Protokol'ün 5. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Mahkeme'ye gönderilmitir.  
5. Bavuru, Mahkeme'nin Birinci Kısmına verilmitir (Đçtüzük, 52. madde, 1.fıkra). Bu bölüm  
içinde davayı inceleyecek olan daire (Sözleme'nin 27§1 Maddesi), Đçtüzüğün 26§1  
maddesine uygun olarak teekkül etmitir. Mahkeme'de Türkiye'yi temsil eden Sn. Yargıç  
Rıza Türmen davadan çekilmitir (Đ çtüzük 28.madde). Bunun üzerine Hükümet Sn. Feyyaz  
Gölcüklü'yü Sn. Rıza Türmen'in yerine ad hoc yargıç olarak atamıtır (Sözleme'nin 27§2 ve  
Đçtüzüğün 29§1 maddeleri).  
6. Adaletin düzgün bir ekilde yerine gelmesi için Heyet Bakanı, bu bavuruyu Davalı  
Devlete karı aynı ikayetlerle yapılan bavurulara (bavuru no 26480/95, 28291/95,  
29280/95, 26699/96, 29700/96, 29701/96, 29702/96, 29703/96, 29911/96, 29912/96,  
29913/96, 31831/96, 31853/96, 31880/96, 31891/96, 31960/96, 32987/96, 32900/96,  
32964/96, 33362//96, 33369/96, 33645/96, 34591/96, 34687/96 39428/96 ve 43362/96  
( Đçtüzük 43 § 2) eklemeye karar vermitir.  
7. Mahkeme, tarafların görülerini inceledikten sonra 31 Ağustos 1999 tarihli bir kararla  
bavuruyu kabul edilebilir bulmutur.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2001. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Çok Taraflı Siyasî Đꢁ ler  
Genel Müdürlüğü tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam  
olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri Bakanlığı  
Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan  
amaçlarla alıntılanabilir.  
8. Gerek bavuran gerekse de Hükümet esaslara ilikin olarak görübildirmilerdir (Đçtüzük  
59/1).  
OLAYLAR  
I. DAVAYA ESAS TEKĐL EDEN OLAYLAR  
• Bavuranın yakalanması ve tutuklanması  
9. 17 Nisan 1985 tarihinde Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polis memurları bavuranı  
yasaı silahlı örgüt Dev- Yol üyesi olduğu üphesiyle tutuklamılardır.  
10. 6 ubat 1985 tarihinde Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi bavuranın tutuklu  
yargılanmasına karar vermitir.  
B. Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi'ndeki Yargılama  
11. 1985 yılında Askeri Savcı, bavuran hakkındaki iddianamesini Sıkıyönetim Mahkemesi'ne  
sunmutur. Savcı, bavuranı, amacı Türk anayasal düzenini yıkarak yerine Marksist-Leninist  
bir rejim kurmak olan yasadıı silahlı örgüt Dev-Yol'a üye olmakla suçlamıtır. Savcılık, Türk  
Ceza Kanunu'nun 146/1 hükmü uyarınca ölüm cezası talep etmitir. Daha sonra bu  
iddianamenin diğer diğer 722 Dev-Yol sanığı hakkındaki 26 ubat 1982 tarihli iddianameye  
eklenmesine karar verilmitir.  
12. 11 Mayıs 1988 tarihinde Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi bavuranın artlı salıverilmesine  
karar vermitir.  
13. 19 Temmuz 1989 tarihli bir kararla, Sıkıyönetim Mahkemesi, bavuranı Dev-Yol üyesi  
olduğu için yargılamıtır. Bavuranı TCK'nun 146/3 maddesi uyarınca 6 yıl hapse mahkum  
etmitir.  
C. Temyiz Đꢁlemleri  
14. Bavuran Askeri Yargıtay'a bavuruda bulunmutur.  
15. Sıkıyönetim mahkemelerini ilga eden 27 Aralık 1993 tarihli Kanunun yürürlüğe  
girmesinin ardından, davaya bakma yetkisi Yargıtay'a geçmive dosya da 26 Aralık 1994'te  
Yargıtay'a gönderilmitir.  
16. Yargıtay, 27 Aralık 1995 tarihinde, bavuran hakkındaki kararı onamıtır.  
II. ĐLGĐLĐ ĐÇ HUKUK VE UYGULAMA  
17. Türk Ceza Kanunu'nun 146. maddesinin 1. ve 3.fıkraları aağıdaki gibidir:  
" Türkiye Cumhuriyeti Tekilatı Esasiye Kanununun tamamını veya bir kısmını tağyir ve  
tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teekkül etmiolan Büyük Millet Meclisini iskata veya  
vazifesini yapmaktan men'e cebren teebbüs edenler, idam cezasına mahküm olur.  
Birinci fıkrada yazılı suça ikinci fıkrada gösterilenden gayri surette itirak eden fer'i erikler  
hakkında beseneden onbeseneye kadar ağır hapis ve amme hizmetlerinden müebbeden  
memnuiyet cezası hükmolunur.”  
HUKUK  
I. SÖZLEMENĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
18. Bavuran, kendisine karı balatılan ceza davasının uzun sürmesi konusunda ikayetçi  
olmutur. Sözleme'nin 6/1 hükmünün ihlal edildiğini öne sürmektedir. Anılan hüküm  
aağıdaki gibidir:  
"Herkes, ... cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, ...bir  
mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde...görülmesini istemek hakkına sahiptir ."  
19. Hükümet, bavurana karı yöneltilen suçlamaların niteliğine ve her birinin de Dev- Yol ile  
bağlantılarının tespit edilmesi gereken bavuran da dahil 723 davalının sözkonusu olduğu  
genikapsamlı bir davayı inceleme ihtiyacına bağlı olarak davanın karmaık olduğunu öne  
sürmütür. Hükümetimizce ayrıca, bu faktörlerin yargılamanın uzunluğuna açıklık  
kazandırdığı ve herhangibir ihmal ya da gecikmeden adli makamların sorumlu tutulamayacağı  
ifade edilmitir.  
(a) Sürenin Dikkate Alınması Gerekliliği  
20. Mahkeme, yargılamanın, bavuranın tutuklandığı 17 Nisan 1985 tarihinde balamıve  
Yargıtay'ın bavuran hakkında yürütülen yargılamanın sona ermesi gerektiğine karar verdiği  
27 Aralık 1995 tarihinde bittiğini belirtmitir. Dolayısıyla, bavuranın yargılaması on yıl sekiz  
ay sürmütür.  
21. Bununla birlikte Mahkeme, Türkiye'nin bireysel bavuru hakkını tanıdığına ilikin  
bildirimde bulunduğu 28 Ocak 1987 tarihinden beri geçen sekiz yıl dokuz aylık dönemi  
inceleyebilmektedir (bkz. 20 ubat 2001 tarihli Cankoçak/ Türkiye Kararı, no. 25182/94, ve  
26956/95, prg. 26). Yine de Mahkeme, üstte anılan bildirimin yapıldığı sırada yargılamanın  
ne durumda olduğunu dikkate almak zorundadır. (ibid, prg. 25). Söz konusu tarihte, yargılama  
bir yıl dokuz ay sürmütü.  
(b) Yargılama süresinin uygunluğu  
22. Bu bağlamda Mahkeme, Sıkıyönetim Mahkemesi'nin yaklaık 4 yıllık bir sürede karar  
verdiği hususuna dikkat çekmitir. Askeri Yargıtay'ın temyiz incelemesi de dört yıldan uzun  
sürmütür. Ayrıca, Yargıtay davanın kendisine geçmesinden yaklaık bir yıl sonra, 27 Aralık  
1995 tarihinde karar vermitir. Mahkeme hem ilk derece mahkemesinde hem de temyiz  
sırasında yaanan gecikmelerin davanın karmaıklığına bağlanamayacağı ve bu  
gecikmelerden ulusal makamların sorumlu olduğu görüündedir.  
23. Mahkeme, kendisine sunulan kanıtlara ve konu ile ilgili içtihatlarına bağlı olarak (bkz.  
AĐHM 2001'de yayınlanması planlanan 4 Eylül 2001 tarihli 29279/95 no'lu ahiner/ Türkiye  
Kararı), yargılamanın uzunluğunun “makul süre” kuralına uymadığına karar vermitir.  
24. Dolayısıyla, Sözleme'nin 6/1 maddesi ihlal edilmitir.  
II. SÖZLEMENĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
25. Sözleme'nin 41. Maddesi aağıdaki gibidir:  
"Mahkeme ibu Sözleme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek  
Sözlemeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği  
takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder ."  
A. Zarar  
26. Bavuran, maddi ve manevi tazminat için 300,000 Fransız Frangı talep etmitir. Bu  
bağlamda bavuran, ceza yargılamasının haksız bir biçimde uzamasının kendisini olumsuz  
ekilde etkilediğini ifade etmitir.  
27. Hükümet, bavuranın iddiasıyla ilgili herhangi bir yorum yapmamıtır.  
28. Bavuranın yargılamasının toplam süresinin uzunluğunu dikkate alan Mahkeme,  
kendisinin belli bir sıkıntıya düğünü düünmektedir. Hakkaniyet ilkesi temelinde kendisine  
70,000 Fransız Frangı ödenmesine karar vermitir.  
B. Masraflar  
29. Kabul edilebilirlik aamasından sonra sunduğu görülerinde bavuran, kendisine toplam  
300,000 Fransız Frangı verilmesini istemitir. Kendisinden talep edilmesine rağmen, bavuran  
avukatlık ücretleri ve posta ücretleri ile ilgili fatura sunmamıtalebini desteklememitir. (Đç  
Tüzüğün 60. maddesi).  
30. Hükümet, bu balık altında da herhangi bir görübelirtmemitir.  
31. Mahkeme, bavuran talebini desteklemediği için bu balık altındaki tazminat hakkından  
feragat ettiği görüündedir.  
C. Temürrüt Faizi  
32. Mahkemenin önündeki mevcut bilgilere göre, ibu kararın benimsendiği tarihte Fransa'da  
uygulanan yasal faiz oranı yıllık % 4,26'dır.  
BU SEBEPLERDEN DOLAYI MAHKEME OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Đç Tüzüğün 43. maddesinin 1. paragrafı gereğince, bu bavurunun diğerlerinden  
ayrılmasına;  
2. Ceza yargılamasının uzunluğu nedeniyle Sözleme'nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3.  
(a) Sözleme'nin 44/2 maddesi uyarınca kararın kesinletiği tarihten itibaren 3 ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL'sına çevrilmek üzere manevi tazminat için davalı  
Devlet tarafından bavurana, her türlü vergi ve kesintiden muaf olmak üzere 70,000  
(yetmibin) Fransız Frangı ödenmesine;  
(b) Üç aylık süreden sonra yapılan ödemeler için, ödeme tarihine kadar yıllık % 4,26 faiz  
uygulanmasına;  
4. Bavuranın adil tazmin taleplerinin geri kalanının reddedilmesine,  
karar vermitir.  
Đꢁbu karar Đngilizce olarak verilmive 30 Ekim 2001 tarihinde, Đçtüzüğün 77.maddesinin 2.ve  
3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmitir,  
Michael O'BOYLE Elisabeth PALM  
Sekreter Bakan