ĐKĐNCĐ D A ĐRE  
HASIRCI v. TÜRKĐYE  
(Bavuru no: 38012/03)  
KARAR  
STRAZBURG  
24 Mart 2009  
Kararın kesinletiği tarih  
06/07/2009  
ekli düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın  
adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri  
Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari  
olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Hasırcı v. Türkiye davasında,  
Bakan  
Françoise Tulkens,  
Yargıçlar  
Ireneu Cabral Barreto,  
Vladimiro Zagrebelsky,  
Danute Jociene,  
Andras Sajo,  
Nona Tsotsoria,  
Iıl Karaka,  
ve Daire Yazı Đꢀleri Müdürü Sally Dollé’nin katılımıyla oluturulan Avrupa Đnsan  
Hakları Mahkemesi (Đkinci Dairesi), 3 Mart 2009 tarihinde yapılan müzakereler  
sonrasında aağıdaki kararı vermitir:  
USUL  
1. Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (38012/03) no’lu dava, T.C.  
vatandaı Đshak Hasırcı’nın (“bavuran”) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (“AĐHM  
- Mahkleme”) 15 Ekim 2003 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin  
Korunması’na ilikin Sözleme’nin (“AĐHS - Sözleme”) 34. maddesi uyarınca  
yapılolan bavurudan ibarettir.  
2. Bavuran, Ankara’da görev yapan avukatlar H. Güleç ve M. Bayat tarafından  
temsil edilmektedir. Türk Hükümeti ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmektedir.  
3. AĐHM, 4 Mart 2008 tarihinde, bavuruyu Hükümet’e bildirmeye karar vermitir.  
Ayrıca Sözleme’nin 29. maddesinin 3. paragrafı uyarınca, Daire’nin bavurunun kabul  
edilebilirliği ve esası hakkında birlikte karar vereceği bildirilmitir.  
OLAY VE OLGULAR  
1. DAVANIN KOULLARI  
4. Bavuran, olayların meydana geldiği dönemde, üniversitede öğretim elemanı  
olarak görev yapmaktadır. Üniversite rektörü tarafından, bavurana 27 Ekim 2000  
tarihinde, sözlemesinin yenilenmeyeceği tebliğ edilmitir.  
2
5. Bavuran, 8 Aralık 2000 tarihinde, yürütmenin durdurulması ve bu kararın iptali  
talebiyle Eskiehir Đdare Mahkemesi’ne bavurmutur.  
6. Mahkeme, 6 ubat 2001 tarihinde, itiraz edilen idari ilemin yürütmesinin  
durdurulmasına karar vermitir.  
7. Mahkeme, 12 Eylül 2001 tarihinde, değerlendirme raporunun uygun olmadığı  
gerekçesiyle ilgilinin iptal talebini reddetmitir. Mahkeme, bavuranın sözlemesinin  
yenilenmesinin reddine ilikin tedbirin, “kamu yararı ve hizmet gerekleri” ilkelerine  
uygun olduğunu dikkate almıtır. Bu karar, Danıtay tarafından onanmıtır. Keza,  
Danıtay, 19 Eylül 2002 tarihli kararla temyiz talebini ve 26 Mart 2003 tarihli kararla da  
karar düzeltme talebini reddetmitir.  
8. Bu arada, bavuran 12 Nisan 2001 tarihinde Söğüt Meslek Yüksekokulu’na  
atantır.  
9. Rektörlük, 29 Ağustos 2001 tarihinde, ilgilinin sözlemesini yenilemeyi  
reddetmitir.  
10. Bavuran, 24 Ekim 2001 tarihinde, Eskiehir Đdare Mahkemesi’nde söz konusu  
idari ilemin iptali için dava açmıtır.  
11. Mahkeme, 20 Mart 2002 tarihinde, değerlendirme raporunun uygun olmadığı  
gerekçesiyle davayı reddetmitir. Đlgilinin sözlemesinin yenilenmesine ilikin ilemin  
reddinin “kamu yararı ve hizmet gerekleri” ilkelerine aykırı olmadığı kanısına varmıtır.  
12. Danıtay, 5 Mayıs 2003 tarihinde, itiraz edilen kararı, usul ve yasaya uygun  
olduğu kanaatiyle onamıtır.  
13. Danıtay, 12 Mayıs 2004 tarihinde, karar düzeltme talebini reddetmitir.  
14. Yukarıda belirtilen yargılamanın hiçbir aamasında, Danıtay basavcısının veya  
tetkik hâkiminin görüleri bavurana tebliğ edilmemitir.  
II. ĐLGĐLĐ ĐÇ HUKUK KURALLARI  
15. Đlgili iç hukuk kuralları, 33446/02 nolu, 27 Kasım 2007 tarihli Meral v. Türkiye  
davasında belirtilmektedir.  
HUKUKĐ DEĞERLENDĐRME  
16. Bavuran, AĐHS 6. maddesinin 1. paragrafına dayanarak, yargılamanın hiçbir  
aamasında, Danıtay basavcısının görülerinin kendisine tebliğ edilmemesinden  
3
ikâyet etmektedir. Çekimeli yargılama ve silahların eitliği ilkelerinin ihlal edildiğini  
ileri sürmektedir. Hükümet, bu iddiayı kabul etmemektedir.  
17. Mahkeme, bu ikâyette herhangi bir kabul edilemezlik unsuru bulunmadığını  
tespit etmektedir. Bu nedenle, ikâyetin kabul edilebilir nitelikte olduğu  
belirtilmektedir.  
18. AĐHM, bavuran tarafından sunulan ikayete benzer bir ikayeti daha evvel  
incelediğini ve Danıtay Basavcısı’nın görülerinin niteliği ile ilgilinin bu görülere  
yazılı cevap verme imkanının bulunmadığı dikkate alındığında, ilgilinin Danıtay  
nezdinde çekimeli yargılama hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle AĐHS 6. maddesinin  
1. paragrafının ihlal edildiği kanaatine vardığını hatırlatmaktadır (bkz., mutatis  
mutandis, Göç v. Türkiye [BD], no. 36590/97, § 58, AĐHM 2002-V, anılan Meral v.  
Türkiye, § § 32-39 ve Araç v. Türkiye, no. 9907/02, § § 27-28, 23 Eylül 2008). AĐHM,  
mevcut davayı incelemive Hükümet’in somut olayda farklı bir sonuca ulaılmasını  
sağlayacak nitelikte ikna edici herhangi bir olgu, olay ya da argüman sunamadığı  
kanısına varmıtır.  
19. Bu nedenle, AĐHS 6. maddesinin 1. paragrafı ihlal edilmitir.  
20. Bavuran, aynı madde bağlamında, Danıtay tetkik hâkiminin görüünün tebliğ  
edilmemesi, ulusal idari mahkemeler tarafından delillerin değerlendirilmemesi ve yargı  
kararlarının gerekçelendirilmemesinden de ikâyet etmektedir.  
21. Mahkeme, bavuran tarafından öne sürülen bu ikâyetleri incelemitir. Mahkeme,  
mevcut delilleri göz önünde bulundurarak, Sözleme ile güvence altına alınan hak ve  
özgürlüklerin ihlal edilmediği kanaatine varmıtır; bu ikâyetlerin, açıkça dayanaktan  
yoksun olduğunu tespit ederek, Sözleme’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları  
uyarınca reddedilmesi gerektiği belirtilmitir.  
22. Bu aamada, Sözleme’nin 41. maddesinin uygulanması gerekmektedir.  
Bavuran, maddi tazminat olarak 50 000 Amerikan doları (USD) ve manevi tazminat  
olarak da 100 000 USD talep etmektedir.  
Bavuran, AĐHM nezdinde yürütülen söz konusu dava hakkında yaptığı masraf ve  
harcamalar için 750 Euro ve avukatlık ücreti için 1 500 Euro talep etmektedir. Ancak,  
bavuran bu talebini destekleyecek nitelikte herhangi bir belge sunmamaktadır.  
23. AĐHM, bavuran tarafından ileri sürülen maddi zarar ile adil yargılanma hakkının  
ihlal edilmesi arasında herhangi bir nedensellik bağının bulunmadığı kanaatindedir.  
4
Đlgilinin ileri sürdüğü manevi zararın, yukarıda yer alan 18. ve 19. paragraflarda sunulan  
görüler ile yeterli oranda tazmin edildiği belirtilmektedir.  
AĐHM, avukatlık ücretleri ile masraf ve harcamalar hakkında, bu miktarların gerçek,  
zorunlu ve makul oranda olması halinde bavurana geri ödenebileceğini  
hatırlatmaktadır. Somut olayda, bavuran tarafından yapıldığı iddia edilen masrafların  
hiçbir belgeyle ispat edilmediğini tespit etmektedir. Dolayısıyla, Mahkeme, bu  
bağlamda bavurana herhangi bir meblağ ödenmesine gerek olmadığına karar vermitir.  
BU GEREKÇELERE DAYANARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE,  
1. Danıtay Basavcısı’nın görülerinin bavurana tebliğ edilmemesine ilikin  
ikâyetin kabul edilebilir olduğuna ve diğer ikâyetlerin kabul edilemez olduğuna,  
2. Sözleme’nin 6. maddesinin 1. paragrafının ihlal edildiğine;  
3. Mevcut kararın, bavuran tarafından maruz kalınan manevi zarar için yeterli ve  
adil bir tazmini tekil ettiğine,  
4. Diğer adil tazmin taleplerinin reddine karar vermitir.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM Đç Tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 24 Mart 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
Sally Dollé  
Françoise Tulkens  
Yazı Đꢀleri Müdürü  
Bakan  
5