uygun ꢀekilde ele alınmadığından ꢀikayetçi olmaktadır. Baꢀvuran AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin
ihlal edildiğini öne sürmektedir.
A. Kabuledilebilirlik üzerine
AĐHM bu ꢀikayetlerin AĐHS’nin 35 § 3. maddesi uyarınca dayanaktan yoksun olmadığı
tespitini yapmaktadır. Ayrıca baꢀka hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi yer almamaktadır.
Baꢀvuru kabuledilmelidir.
B. Esas hakkında
1. Bağımsızlık ve tarafsızlık
Hükümet AĐHM’den baꢀvuranın ꢀikayetlerini reddetmesi talebinde bulunmaktadır.
Baꢀvuran iddialarını yinelemiꢀtir.
AĐHM, Öcalan-Türkiye davasını hatırlatarak yargı sürecinin bir bölümüne dahi olsa askeri bir
heyet karꢀısına sivil bir kimsenin çıkarılmasının demokratik bir toplumda mahkemelere olan
güveni ciddi biçimde zedeleyeceğine itibar etmektedir. Ayrıca yargının her üç aꢀamasının-
soruꢀturma, dava ve hüküm- yasama ve yürütme erklerinden bağımsız olması gerektiğinin
altını çizen AĐHM, askeri hakimin bir veya birden fazla ceza davalarında hazır bulunduğunda
bu ꢀüpheler yeterince dağıtılmadığı sürece sanığın makul olarak sürecin bütününün meꢀruluğu
hakkında ꢀüphe duyabileceği kanısına varmaktadır.
Bu baꢀvuruda AĐHM, heyet içinde askeri bir hakimin de bulunduğu Devlet Güvenlik
Mahkemesi önünde baꢀvuran aleyhinde ceza davasının açıldığını hatırlatmaktadır. Bununla
birlikte, baꢀvuran hakkında hüküm kararı verilmeden kısa bir süre önce 22 Haziran 1999
tarihinde askeri hakim sivil bir hakim ile yer değiꢀtirmiꢀ, bu uzun süreçte mahkeme pek çok
iꢀlem ve duruꢀma gerçekleꢀtirmiꢀtir.
Sonuç olarak AĐHM Öcalan kararında da not ettiği üzere, mahkeme yapısı gecikmeli olarak
değiꢀmiꢀ ve bu değiꢀimin ardından yargı süreci yenilenmemiꢀ ise, yargı süreci sona ermeden
evvel askeri hakimin yer değiꢀtirmesi baꢀvuranın kendisini yargılayan mahkemenin
bağımsızlığı ve tarafsızlığı hakkındaki ꢀüphelerini uzaklaꢀtırmasına yeterli olmamaktadır.
Bu nedenle AĐHS’nin 6 § 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.
2. Baꢀsavcının görüꢀünün tebliğ edilmemesi
Hükümet AĐHM’den baꢀvuranın ꢀikayetlerini reddetmesi talebinde bulunmaktadır.
Baꢀvuran iddialarını tekrarlamıꢀtır.
AĐHM, daha önce benzer kararlarda verdiği hükümleri hatırlatarak bağımsızlıktan ve
tarafsızlıktan yoksun bir mahkemenin her halükarda kendi yargısına tabi kiꢀilere adil bir
yargılama sunamayacağını hatırlatmaktadır (Bkz. özellikle Çıraklar-Türkiye kararı, 28 Ekim
1998).
Baꢀvuranın bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanma hakkının ihlal edildiği tespiti
ıꢀığında, AĐHM bu ꢀikayeti ayrıca incelemeyi gerekli görmemektedir (Bkz. Canevi vd.-
3