CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
HALĐL GÜNDOĞAN (no 2)- TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 67483/01)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
16 Ocak 2007  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecek olup,  
ekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (67483/01) bavuru no’lu davanın nedeni bu ülke  
vatandaı Halil Gündoğan’ın (bavuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 23 Ocak 2001  
tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi’nin Temel Đnsan Haklarını güvence altına alan 34.  
maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur. Bavuran Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi  
(AĐHM) önünde Đstanbul barosu avukatlarından E. Çıtak tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
1960 doğumlu bavuran Erzurum’da ikamet etmektedir.  
Bavuran 17 Ekim 1995 tarihinde Erzincan polisi tarafından yakalanarak gözaltına alınmıtır.  
Bavuran özellikle yasadıı örgüt TKP/ML-TĐKKO üyesi olmakla suçlanmıtır.  
Bavuran 26 Ekim 1995 tarihinde Erzincan Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet  
Savcısı tarafından dinlenmi, adı geçen elde edilen delil unsurlarının inanılabilirliğine itiraz  
etmi, buna karın yasadıı örgütle olan bağlantısını kabul etmitir.  
Bavuran aynı gün DGM yetkili hakimi karısına çıkarılmı, hakim hakkında tutuklu  
yargılanma kararı vermitir.  
Cumhuriyet Savcısı 26 Aralık 1995 tarihli bir iddianame ile bavuranı ve diğer üç kiiyi  
yasaı bir örgüte yardım ve yataklık etme, Türkiye Cumhuriyeti anayasal düzenini silah  
yoluyla yıkmaya teebbüs suçları ile itham etmi, TCK’nın 146 § 1. maddesi uyarınca  
bavuranın mahkumiyetini talep etmitir.  
DGM 21 Mart 1996–2 ubat 1999 tarihleri arasında çeitli durumalar gerçekletirmitir.  
Türkiye Büyük Millet Meclisi 18 Haziran 1999 tarihinde Anayasa’nın 143. maddesinde bir  
değiikliğe giderek DGM’lerdeki askeri hakimin varlığına son vermitir. Aynı bağlamda  
Devlet Güvenlik Mahkemelerinin yapısına ilikin 22 Haziran 1999 tarihli Kanun’da  
gerçekletirilen değiiklikler ile bavuranın davasına bakan askeri hakim yerini sivil hakime  
bıraktır.  
Üç sivil hakimden oluan DGM heyeti 12 Kasım 1999 tarihli durumada bavuranı silah  
yoluyla Türkiye Cumhuriyeti Anayasal düzenini yıkma teebbüsünde bulunma ithamından  
suçlu bulmuve adı geçeni TCK’nın 146 § 1. maddesi gereğince müebbet hapis cezasına  
çarptırmıtır.  
Yargıtay 12 Kasım 1999 tarihli kararı 25 Eylül 2000’de onamı, bu karar bavurana 4 Ekim  
2000 tarihinde tebliğ edilmitir.  
HUKUK AÇISINDAN  
I. AĐHS’NĐN 6 § 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuran Erzurum Devlet Güvenlik Mahkemesi’ndeki yargı sürecinin bir bölümünde yer alan  
askeri hakim nedeniyle bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanmadığını ileri  
sürmekte ayrıca Yargıtay Cumhuriyet Basavcısı’nın temyiz esası hakkındaki görüüne  
karılık verme olanağının bulunmaması ölçüsünde davasının Yargıtay önünde hakkaniyete  
2
uygun ekilde ele alınmadığından ikayetçi olmaktadır. Bavuran AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin  
ihlal edildiğini öne sürmektedir.  
A. Kabuledilebilirlik üzerine  
AĐHM bu ikayetlerin AĐHS’nin 35 § 3. maddesi uyarınca dayanaktan yoksun olmadığı  
tespitini yapmaktadır. Ayrıca baka hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi yer almamaktadır.  
Bavuru kabuledilmelidir.  
B. Esas hakkında  
1. Bağımsızlık ve tarafsızlık  
Hükümet AĐHM’den bavuranın ikayetlerini reddetmesi talebinde bulunmaktadır.  
Bavuran iddialarını yinelemitir.  
AĐHM, Öcalan-Türkiye davasını hatırlatarak yargı sürecinin bir bölümüne dahi olsa askeri bir  
heyet karısına sivil bir kimsenin çıkarılmasının demokratik bir toplumda mahkemelere olan  
güveni ciddi biçimde zedeleyeceğine itibar etmektedir. Ayrıca yargının her üç aamasının-  
soruturma, dava ve hüküm- yasama ve yürütme erklerinden bağımsız olması gerektiğinin  
altını çizen AĐHM, askeri hakimin bir veya birden fazla ceza davalarında hazır bulunduğunda  
bu üpheler yeterince dağıtılmadığı sürece sağın makul olarak sürecin bütününün meruluğu  
hakkında üphe duyabileceği kanısına varmaktadır.  
Bu bavuruda AĐHM, heyet içinde askeri bir hakimin de bulunduğu Devlet Güvenlik  
Mahkemesi önünde bavuran aleyhinde ceza davasının açıldığını hatırlatmaktadır. Bununla  
birlikte, bavuran hakkında hüküm kararı verilmeden kısa bir süre önce 22 Haziran 1999  
tarihinde askeri hakim sivil bir hakim ile yer değitirmi, bu uzun süreçte mahkeme pek çok  
ilem ve duruma gerçekletirmitir.  
Sonuç olarak AĐHM Öcalan kararında da not ettiği üzere, mahkeme yapısı gecikmeli olarak  
değimive bu değiimin ardından yargı süreci yenilenmemiise, yargı süreci sona ermeden  
evvel askeri hakimin yer değitirmesi bavuranın kendisini yargılayan mahkemenin  
bağımsızlığı ve tarafsızlığı hakkındaki üphelerini uzaklatırmasına yeterli olmamaktadır.  
Bu nedenle AĐHS’nin 6 § 1. maddesi ihlal edilmitir.  
2. Basavcının görüünün tebliğ edilmemesi  
Hükümet AĐHM’den bavuranın ikayetlerini reddetmesi talebinde bulunmaktadır.  
Bavuran iddialarını tekrarlamıtır.  
AĐHM, daha önce benzer kararlarda verdiği hükümleri hatırlatarak bağımsızlıktan ve  
tarafsızlıktan yoksun bir mahkemenin her halükarda kendi yargısına tabi kiilere adil bir  
yargılama sunamayacağını hatırlatmaktadır (Bkz. özellikle Çıraklar-Türkiye kararı, 28 Ekim  
1998).  
Bavuranın bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanma hakkının ihlal edildiği tespiti  
ıığında, AĐHM bu ikayeti ayrıca incelemeyi gerekli görmemektedir (Bkz. Canevi vd.-  
3
Türkiye kararı 28 Ekim 1998).  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI  
A. Tazminat  
Bavuran 300.000 Euro manevi tazminat talep etmekte, maddi zarar hususunu AĐHM’nin  
takdirine bırakmaktadır.  
Hükümet bu miktara karı çıkmıtır.  
AĐHM, mahkemenin bağımsızlık ve tarafsızlık hakkındaki yerleik içtihadına uygun olarak  
AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlalinin tespitinin öne sürülen manevi zarar için adil bir tazmini  
oluturduğuna itibar etmektedir.  
Sözleme tarafından öngörülen bağımsızlık ve tarafsızlık koullarını yerine getirmeyen bir  
mahkeme tarafından mahkumiyet kararı alındığında, ilgilinin talebi doğrultusunda yeni bir  
sürecin ya da yargılamanın balatılması ilke olarak tespit edilen ihlalin giderilmesi  
bakımından uygun bir yöntemi oluturur (Bkz. Öcalan kararı).  
B. Masraf ve harcamalar  
Đstanbul barosunun avukatlık ücreti tarifesine göndermede bulunan bavuran rakam  
belirtmeden AĐHM önünde yapmıolduğu harcamaların giderilmesi talebinde bulunmaktadır.  
Hükümet buna itirazda bulunmutur.  
AĐHM hakkaniyete uygun olarak bavurana bu doğrultuda 1.000 Euro ödenmesini  
kararlatırmıtır.  
C. Gecikme Faizi  
Gecikme faizi olarak, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı  
faiz oranına 3 puanlık bir artıeklenecektir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun kalan kısmının kabuledilebilir olduğuna;  
2. Erzurum Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsızlıktan ve tarafsızlıktan yoksun olması  
nedeniyle AĐHS’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. AĐHS’nin 6 § 1. maddesi hakkındaki diğer ikayetlerin incelenmesine gerek olmadığına;  
4. Bavuranın maruz kaldığı manevi zarar için mevcut kararın balı baına bir adil tazmini  
oluturduğuna;  
5. a) AĐHS’nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ ye çevrilmek ve her türlü vergiden muaf  
4
tutulmak üzere Savunmacı Hükümetin bavurana yargı giderleri için 1.000 (bin) Euro  
ödemesine;  
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez  
Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eit oranda basit faizin  
uygulanmasına;  
6. Adil tazmine ilikin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.  
maddelerine uygun olarak 16 Ocak 2007 tarihinde yazıyla bildirilmitir.  
5