CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYİ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
HALĐL KENDĐRCĐ - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 23324/02)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
HALĐL KENDĐRCĐ 2006  
Đꢀbu karar Sözlemenin 44 § 2. maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecek olup  
ekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (23324/02) bavuru no’lu davanın nedeni, bu ülke  
vatandaı Halil Kendirci’nin (bavuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) 13  
Mayıs 2002 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca  
yapmıolduğu bavurudur. Bavuran, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi önünde anlıurfa  
Barosu avukatlarından Y. Karatatarafından temsil edilmektedir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
OLAYLAR  
Bavuran 1947 doğumlu olup anlıurfa’da ikamet etmektedir.  
Türkiye Elektrik Kurumu (Đdare) 1999 yılında bavurana ait Keskin Köyü, Birecik (anlıurfa)  
mevkiinde bulunan araziyi Birecik Barajı’nın yapımı için kamulatırmıtır. Bilirkii heyeti  
parsel değerini 1.582.840.000 TL. [yaklaık 4.039 Euro] olarak belirlemitir.  
Bavuran kamulatırma bedelinin artırılması istemiyle 5 Nisan 1999 tarihinde Birecik Asliye  
Hukuk Mahkemesi’ne bavurmutur.  
Asliye Hukuk Mahkemesi 27 Mayıs 1999 tarihinde, Đdarenin 28 Nisan 1999 tarihinden  
itibaren yasal faiziyle birlikte bavurana 1.456.653.000 TL. ödemesini kararlatırmıtır.  
Yargıtay 8 Kasım 1999’da Đlk derece mahkemesinin kararını onamıtır.  
Đdare 15 Kasım 2001 tarihinde bavurana 3.475.065.087 TL. [yaklaık 2.575 Euro] ödemitir.  
HUKUK AÇISINDAN  
I. EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
HAKKINDA  
Bavuran yargı kararıyla ödenmesine hükmedilen tazminatın ve yasal faizin geç ödendiğinden  
ve Devletin borçlarına uygulanan yasal faiz oranının yetersiz olmasından ikayetçi olmakta ve  
Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesine atıfta bulunmaktadır.  
A. Kabuledilebilirlik hakkında  
Hükümete göre bavuran tarafından icra takibi balatılmağı için AĐHS’nin 35. maddesinde  
öngörüldüğü gibi iç hukuk yolları tüketilmemitir.  
AĐHM, adli bir süreç sonunda Devlet karısında alacaklı konuma gelen bir kimsenin tazminat  
alabilmesi için icra takibi balatmasının art koulmasının, Mahkeme içtihatlarınca uygun  
bulunmadığını hatırlatır (Metaxas-Yunanistan, no: 8415/02, § 19, 27 Mayıs 2004, ve  
Karahalios – Yunanistan, no: 62503/00, § 23,11 Aralık 2003). Sonuç olarak Hükümet’in bu  
itirazı kabuledilemez bulunmutur.  
AĐHM, yerleik içtihatlarından doğan kriterler ıığında (Bkz., özellikle Akku, adıgeçen karar)  
ve elindeki mevcut unsurların tümünü gözönüne alarak, bavurunun esastan incelenmesi  
gerektiği kanaatine varmıtır. AĐHM bavuruda hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi ile  
karılaılmadığını ifade etmitir.  
B. Esas hakkında  
AĐHM daha önce bu davadakine benzer soruları gündeme getiren baka davalar da incelemiꢀ  
ve I No’lu Ek Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıtır (Bkz., Akku,  
adıgeçen karar, s. 1317, §§ 31 ve Aka, adıgeçen karar, s. 2682, §§ 50-51).  
AĐHM mevcut davayı incelemive Hükümet’in davayı farklı ekilde sonuçlandıracak hiçbir  
tespiti ve delili sunmadığı kanaatine varmıtır. Ulusal mahkemelerin kararına göre  
kamulatırmayı yapan idare tarafından bavurana verilmesi gereken ek tazminatın  
ödenmesindeki gecikme, bavuranı, mülkünün kamulatırılmasına ilaveten ayrı bir zarara  
daha sokmutur. Bu gecikme, AĐHM’yi, bavuranın genel menfaatin gerektirdikleri ile  
mülkiyet hakkına saygının korunması arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan  
alıılmıın dıında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldığı yönünde düünmeye sevk  
etmektedir. Akku(sözü edilen) kararında belirlenen hesaplama yönteminden hareketle sözü  
edilen gecikme ile bavuranın zarara uğradığı saptamasını yapmaktadır.  
Sonuç olarak, Ek I No’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmitir.  
II. AĐHS’NĐN 6 § 1 MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuran yürütülen yargı sürecinin uzunluğu ile AĐHS’nin 6 § 1 maddesinin ihlal  
edildiğinden ikayetçi olmaktadır.  
AĐHM, bu ikayetin AĐHS’nin 35 § 3. maddesi uyarınca dayanaktan yoksun bulunmadığına  
itibar etmitir. Kabuledilemezlik bakımından hiçbir gerekçe yer almamaktadır. Bununla  
birlikte Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi çerçevesinde alınan sonuç dikkate alındığında,  
AĐHM ikayetin ayrıca Sözleme’nin 6 § 1 maddesi açısından incelenmesine gerek  
olmadığına karar vermitir.  
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI HAKKINDA  
A. Maddi ve manevi tazminat  
Bavuran 3.515 Euro maddi zarara uğradığını ileri sürmekte, ayrıca rakam belirtmeksizin  
manevi tazminat ödenmesini talep etmektedir.  
Hükümet bu miktarlara karı çıkmaktadır.  
AĐHM, Akku(sözü edilen karar, s.1311, §§ 35-36 ve 39) kararında kabul edilen hesaplama  
yöntemi ve ilgili ekonomik kayıplar dikkate alındığında bavurana 1.000 Euro ödenmesini  
kararlatırmıtır.  
Manevi zarara gelince, AĐHM olayların mevcut koulları göz önünde bulundurulduğunda ihlal  
kararının tespitinin adil tazmin için balı baına yeterli olacağını kaydetmektedir.  
B. Masraf ve harcamalar  
Bavuran AĐHM önünde yaptığı masraf ve harcamalar için 2.000 Euro talep etmektedir. Bu  
yönde kanıtlayıcı belge sunmamıtır.  
Hükümet AĐHM’den ispat edici belgeden yoksun bu miktarı reddetmesi talebinde  
bulunmutur.  
AĐHM masraf ve harcamalarla ilgili olarak, AĐHS’nin 41. maddesi uyarınca yalnızca  
gerçekliği ve gerekliliği ispat edilen makul orandaki miktarların ödendiğini hatırlatmaktadır  
(Bkz. Nikolova-Bulgaristan kararı no: 31195/96, § 79, AĐHM 1999-II).  
Bavuranın hiçbir rakam telaffuz etmemesine ve kanıtlayıcı belge sunmamasına karın AĐHM  
nezdinde temsil giderinde bulunduğunu kabul etmek gerekir. Bu nedenle AĐHM, hakkaniyete  
uygun olarak tüm masraf ve giderler için bavurana 500 Euro ödenmesine karar vermitir.  
B. Gecikme faizi  
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına 3  
puanlık bir artıın ekleneceğini belirtmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi’nin ihlal edildiğine;  
3. AĐHS’nin 6 § 1 maddesine dayalı ikayetin ayrıca incelenmesine gerek olmadığına;  
4. Mevcut kararın manevi tazmin için balı baına yeterli olduğuna;  
5. a) Savunmacı Devletin, AĐHS’nin 44 § 2. maddesi uyarınca kararın kesinletiği tarihten  
itibaren üç ay içinde, miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf ve ödeme tarihinde  
döviz kurundan Y.T.L.’ye çevrilmek üzere bavurana maddi tazminat olarak 1.000 (bin) Euro,  
masraf ve harcamalar için 500 (beyüz) Euro’yu ödemesine;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez  
Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eit oranda basit faizin  
uygulanmasına;  
6. Adil tazmine ilikin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.  
maddelerine uygun olarak 25 Nisan 2006 tarihinde yazıyla bildirilmitir.