Baꢀvuran, tutuklu yargılama süresinin AĐHS’nin 5 § 3. maddesinde belirtilen “makul
süre” ꢀartını aꢀtığı konusunda ꢀikayetçi olmuꢀtur. Söz konusu maddenin ilgili kısmı ꢀöyledir:
“
Bu maddenin 1.c fıkrasında öngörülen koꢀullar uyarınca yakalanan veya tutulu durumda bulunan
herkes … makul bir süre içinde yargılanmaya veya adli kovuꢀturma sırasında serbest bırakılmaya hakkı
vardır.”
Hükümet bu iddiaya karꢀı çıkmıꢀtır.
A. Kabuledilebilirlik
Hükümet, AĐHS’nin 35 § 1. maddesi uyarınca iç hukuk yollarının tüketilmemesi
gerekçesiyle AĐHM’den baꢀvuruyu reddetmesini talep etmiꢀtir. Bu bağlamda, Kanun Dıꢀı
Yakalanan Veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında 466 sayılı Kanun
uyarınca baꢀvuranın tazminat talebinde bulunabileceğini ileri sürmüꢀtür.
AĐHM, Hükümet’in benzer itirazlarını geçmiꢀte incelemiꢀ ve reddetmiꢀ olduğunu
anımsamıꢀtır (bkz. Yağcı ve Sargın – Türkiye, 8 Haziran 1995 tarihli karar; Ahmet Mete –
Türkiye, no. 77649/01, 25 Nisan 2006). AĐHM, bu davada farklı bir sonuca varmasını
gerektirecek özel bir durum görmemiꢀtir. Sonuç olarak, Hükümet’in ön itirazını reddetmiꢀtir.
AĐHM, bu ꢀikayetin, AĐHS’nin 35 § 3. maddesi anlamı dahilinde, dayanaktan yoksun
olmadığına karar vermiꢀtir. Ayrıca, baꢀka açılardan da kabuledilmez olmadığını kaydetmiꢀtir.
Dolayısıyla, kabuledilebilir olduğuna karar verilmelidir.
B. Esaslar
AĐHM, söz konusu davada, göz önünde bulundurulacak sürecin 9 Ekim 1994 tarihinde
baꢀvuranın yakalanmasıyla baꢀladığını ve baꢀvuranın tutuksuz yargılanmasına karar verilen
tarih olan 8 Ağustos 2001 tarihinde sona erdiğini kaydetmiꢀtir. Dolayısıyla, bu süreç yaklaꢀık
olarak altı yıl on ay sürmüꢀtür. Bu süre zarfında, yerel mahkemeler, “suçun niteliğini,
delillerin durumunu ve tutukluluk süresini göz önünde tutarak” ꢀeklinde basmakalıp ifadeler
kullanarak baꢀvuranın tutuklu yargılama süresini uzatmıꢀtır.
AĐHM, bu baꢀvuruda ortaya konan konularla benzer konular ortaya koyan davalarda
sıklıkla AĐHS’nin 5 § 3. maddesinin ihlalini tespit etmiꢀtir (bkz., örneğin, Atıcı – Türkiye, no.
19735/02, 10 mayıs 2007; yukarıda anılan, Solmaz; Dereci – Türkiye, no. 77845/01, 24 Mayıs
2005; Taciroğlu – Türkiye, no. 25324/02, 2 ꢁubat 2006).
Kendisine sunulan tüm belgeleri inceleyen AĐHM, Hükümet’in kendisini bu davada
farklı bir sonuca varmaya ikna edebilecek bir delil veya savunma ortaya koymadığını
değerlendirmiꢀtir. AĐHM, konuya iliꢀkin içtihadını göz önünde tutarak, bu davada baꢀvuranın
tutukluluk süresinin aꢀırı olduğu ve AĐHS’nin 5 § 3. maddesine aykırı olduğu kararını
vermiꢀtir.
Dolayısıyla, söz konusu hüküm ihlal edilmiꢀtir.
III. AĐHS’NĐN 6 § 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
3