CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYİ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
Hanım TOSUN - TÜRKİYE DAVASI  
(Başvuru no: 31731/96)  
DOSTANE ÇÖZÜM KARARININ ÇEVİRİSİ  
OLAYLAR  
1966 doğumlu olan başvuran, Hanım Tosun, Avcılar'da (İstanbul) ikamet etmektedir.  
19 Ekim 1995 tarihinde, başvuranın eşi Fehmi Tosun (F.T.) sivil iki kişi tarafından  
kaçırılmıştır. Aynı gün, başvuran kocasının kaçırıldığını Avcılar İlçe Emniyet  
Müdürlüğüne bildirmiştir.  
2 Kasım 1995 tarihinde, başvuran kocasının akıbetinden haberdar edilmesi için  
Bakırköy Cumhuriyet Savcılığına başvurmuştur.  
Bunu müteakiben, Küçükçekmece Cumhuriyet Savcısı tarafından bir soruşturma  
başlatılmıştır.  
2 Kasım 1995, 29 Ocak, 28 Mart, 16 Eylül 1996 ve 24 Ocak 1997 tarihlerinde  
Cumhuriyet Savcısı F.T.'nin kaçırılması konusunda ve bu dava ile ilgili yeni delilleri  
Avcılar İlçe Emniyet Müdürlüğünden istemiştir. Herhangi bir cevap alamayan  
cumhuriyet savcısı bu dosya ile ilgilenen polis memuru hakkında Asliye Hukuk  
Mahkemesinde dava açmıştır.  
4 Nisan 1997 tarihinde, başvuran, Küçükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğüne ifade  
vermiş ve kocasının akıbetinden haberdar edilmesini istemiştir.  
25 Mart ve 5 Haziran 1998 tarihli yazılarında, Cumhuriyet Savcısı, Aydın Cumhuriyet  
Savcılığından başvuranın avukatının 17 Mart 1998 tarihli  
başvurusunda söz ettiği tanığın dinlenmesini istemiştir.  
Soruşturma halen devam etmektedir. Başvuran henüz kocası hakkında herhangi bir  
haber alamamıştır.  
HUKUKA DAİR  
17 Eylül 2003 tarihinde, Hükümet'in 28 Ağustos 2003 tarihinde ise başvuranın  
temsilcisinin ilgili beyanları AİHM'ye sunulmuştur.  
"1. Hükümetimiz mevcut Türk yasalarına ve Hükümet'in bu tür olayları  
engelleme girişimlerine rağmen mevcut davanın açılmasına neden Fehmi  
Tosun'nun kaybolması olayının meydana gelmesinden dolayı üzgündür. Bir  
kimsenin kaybolması olayı hakkındaki soruşturmanın eksik yapılmasının,  
AİHS'nin 2. maddesinin ihlalini oluşturduğu kabul edilmektedir. Hükümet  
yaşama hakkının gelecekte güvence altına alınmasını sağlamak için, gerekli tüm  
önlemleri alıp, etkili soruşturmaların yürütülmesini zorunlu kılan talimatları  
vermeyi taahhüt etmiştir. Bu konuda, Hükümet, kısa zamanda uygulama konan  
___________________________________________________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2003. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından  
yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması  
koşulu ile Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla  
alıntılanabilir.  
idari ve yasal önlemlerle yürütülen soruşturmaları daha etkili kıldığını ve  
mevcut davadaki benzer koşullarda meydana gelen kayıp ve yasadışı olarak  
bireyin özgürlüğünün kısıtlanması olaylarının azaltılmasını sağladığını  
belirtmiştir.  
2. Türk Hükümeti'nin, 31731/96 no'lu başvuruyu dostane çözüme kavuşturmak  
üzere başvurana ex gratia olarak toplam 40.000 (kırk bin) Euro ödeme yapmayı  
teklif ettiğini bildiririm. Bu meblağ dava ile ilgili yasal harcamaları kapsayacak,  
uygulanabilecek her türlü vergiden muaf tutulacak ve Euro olarak başvuranın  
ve/veya kanuni temsilcisinin belirteceği bir hesaba yatırılacaktır. Bu meblağ,  
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 39. maddesi uyarınca verdiği kararın  
bildirilmesini müteakiben, üç ay içerisinde ödenecektir. Bu ödeme davanın nihai  
sonucunu oluşturacaktır. Ödemenin öngörülen süre içerisinde yapılmaması  
durumunda, sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına  
kadar, Hükümet, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç  
puan fazlasına eşit oranda basit faizi ödemeyi taahhüt etmektedir.  
3. Hükümet, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin Türkiye hakkındaki  
Mahkeme kararlarına ilişkin denetiminin bu ve benzeri davalarda, bu yöndeki  
gelişmelerin sürmesi için uygun bir mekanizma oluşturacağını kabul etmektedir.  
Bu yönde gerekli işbirliği kurulmaya devam edilecektir.  
4. Son olarak Hükümet, Mahkemenin verdiği karardan sonra Sözleşmenin 43/1  
maddesi uyarınca davanın Büyük Daireye götürülmesini talep etmeyeceğini  
taahhüt etmektedir".  
AİHM, tarafların üzerinde uzlaştıkları anlaşmayı dikkate almakta (Sözleşmenin 39.  
Maddesi) ve bu anlaşmanın, Sözleşme ve eki Protokollerde tanımlanan insan  
haklarına saygı ilkesine uygun olduğuna kanaat getirmektedir (Sözleşmenin 37§1 ve  
İçtüzüğün 62§3 Maddeleri).  
Dolayısıyla dava kayıttan düşürülmüştür.  
BU NEDENLERDEN DOLAYI AİHM, OYBİRLİĞİYLE  
1. Davanın, kayıttan düşürülmesine karar vermiş;  
2. ve tarafların davanın Büyük Daire'de tekrar görüşülmesini talep etmeyeceklerine  
ilişkin taahhütlerini dikkate almıştır.  
İşbu karar, 6 Kasım 2003 tarihinde, İçtüzüğün 77. maddesinin 2. ve 3. fıkralarına  
uygun bir biçimde Fransızca verilmiş ve yazılı olarak tebliğ edilmiştir.