AĐHM’ye göre göz önünde bulundurulması gereken dönem baꢀvuranın yakalandığı 17 Eylül
1993 tarihinde baꢀlamıꢀ ve henüz sona ermemiꢀtir. Yargı süreci halen derdesttir ve Devlet
Güvenlik Mahkemesi’nin yerini alan Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılama on altı yıl dokuz
gün sürmüꢀtür.
Hükümet iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabuledilemezlik itirazında
bulunmakta, baꢀvurunun AĐHM’ye yapıldığı sırada davanın halen iç hukuktaki mahkemelerde
devam ettiğini belirtmektedir.
Baꢀvuran bu noktada görüꢀ bildirmemiꢀtir.
AĐHM, daha önce de Türk hukukunun AĐHS’nin 13. maddesine uygun olarak yargılamanın
uzunluğu ꢀikayetine karꢀı etkili bir baꢀvuru yolu sunmadığı tespitinde bulunduğunu hatırlatır
(Bkz. Daneshpayeh-Türkiye kararı, no: 21086/04, 16 Temmuz 2009). Bu durumda
Hükümetin ön itirazı reddedilmektedir.
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.
AĐHM daha önce de müteaddit kereler mevcut baꢀvurudakine benzer sorunların dile
getirildiğini ve AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini belirtmektedir (Bkz. birçokları
arasında Pelissier ve Sassi-Fransa kararı, no: 25444/94).
AĐHM kendisine sunulan bütün unsurları incelemiꢀ ve Hükümetin bu davada farklı bir sonuca
ulaꢀmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delil sunmadığını tespit etmiꢀtir.
Mahkemenin bu konudaki yerleꢀik içtihadını dikkate alan AĐHM, sözkonusu yargı sürecinin
uzunluğunun aꢀırı olduğuna ve «makul süre» koꢀulunu karꢀılamadığına itibar etmektedir. Bu
nedenle, AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
AĐHS’nin 41. maddesinde yer alan unsurlara uygun olarak baꢀvuran 25.000 Euro manevi
tazminat talep etmektedir. Baꢀvuran yargılama giderleri için ayrıca 2.855 Euro talep etmekte,
bu bağlamda avukatlık ücretinin bir makbuzunu sunmaktadır. Hükümet bu meblağlara karꢀı
çıkmaktadır.
AĐHM baꢀvuranın belirli bir ölçüde manevi zarara uğradığına itibar etmektedir. Bu nedenle
hakkaniyete uygun olarak baꢀvurana 15.000 Euro manevi tazminat ödenmesini uygun
görmektedir. Yargılama giderleri ile ilgili olarak mahkemeye sunulan delillerden hareketle
baꢀvurana iç hukukta ve AĐHM önünde yapmıꢀ olduğu yargılama giderleri için 1.500 Euro
ödenmesine karar vermektedir.
Bununla birlikte AĐHM, taraflardan edinilen bilgiler ıꢀığında iç hukuktaki mahkemelerde on
altı yıl dokuz günlük sürenin ardından davanın halen devam ettiğini not etmektedir. AĐHM,
AĐHS’nin 6/1 maddesi uyarınca adaletin tecelli etmesi için gerekli yükümlülükleri yerine
getirmek bakımından davanın bir an evvel sonuçlanmasının sağlanarak ihlale son verilmesinin
uygun bir yöntemi oluꢀturacağı kanısındadır.
AĐHM gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına
uyguladığı orana üç puanlık bir artıꢀın ekleneceğini kaydetmektedir.
3