CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEY
Đ
 
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
HARUN KARTAL - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 23574/04)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
13 Ekim 2009  
Đꢀbu karar Sözleme’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecek olup  
ekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (23574/04) bavuru no’lu davanın nedeni bu  
ülke vatandaı Harun Kartal’ın (bavuran) 2 Haziran 2004 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları  
Mahkemesi’ne Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi’nin 34. maddesi uyarınca yapmıolduğu  
bavurudur.  
Bavuran Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Đstanbul Barosu avukatlarından  
F. A. Tamer tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
Bavuran 1958 doğumlu olup Düzce’de ikamet etmektedir. 17 Eylül 1993 tarihinde yasadıı  
sol örgüt Türkiye Halk KurtuluPartisi Cephesi’ne (THKP/C-Devrimci Sol) (Örgüt) yönelik  
düzenlenen operasyon kapsamında bavuran yakalanarak gözaltına alınmıtır.  
Bavuran 1 Ekim 1993 tarihinde tutuklanmı, 31 Aralık 1993 tarihinde diğer yirmi iki kiiyle  
birlikte terörist eylemlere katılmakla suçlanmıtır.  
21 Mart 1994 tarihinde Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) 1993/593 dosya numaralı  
davanın durumalarının açık yapılmasını kararlatırmıtır.  
Bavuran serbest bırakıldığı 3 Temmuz 2000 tarihine dek yapılan durumaların birçoğuna  
katıltır.  
DGM 17 Aralık 2003 tarihinde bavuranın ve sanıklardan birinin davasının ayrı görülmesini  
kararlatırmıve 1993/593 numaralı davanın esası hakkında kararını vermitir. Böylece yeni  
dava ayrı olarak 2003/342 dosya numarası ile kaydedilmitir.  
30 Haziran 2004 tarih ve 5190 sayılı Kanun ile Devlet Güvenlik Mahkemelerinin  
feshedilmesinin ardından bavuranın davası Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’ne geçmitir.  
17 Temmuz 2005 tarihli durumada Ağır Ceza Mahkemesi ilk kaydedilen 1993/593 numaralı  
dava ile bavuranın davası arasındaki hukuki bağlar nedeniyle davaların birletirilmelerine  
karar vermitir. Böylece bu iki dava 2005/125 numaralı dosyaya kaydedilmitir.  
Ağır Ceza Mahkemesi 16 Kasım 2007 tarihinde 2005/125 numaralı davanın 2006/221  
numaralı baka bir ceza davası ile ilintili olması nedeniyle davaların birletirilmelerine karar  
vermitir.  
Dava dosyasında yer alan unsurlara göre yargılama Ağır Ceza Mahkemesi’nde halen  
sürmektedir.  
HUKUK  
Bavuran yargılama sürecinin uzunluğunun AĐHS’nin 6/1 maddesinde yer alan «makul süre»  
ilkesinin ihlaline yol açtığını ileri sürmektedir.  
Hükümet bu iddiaya karı çıkmaktadır.  
2
AĐHM’ye göre göz önünde bulundurulması gereken dönem bavuranın yakalandığı 17 Eylül  
1993 tarihinde balamıve henüz sona ermemitir. Yargı süreci halen derdesttir ve Devlet  
Güvenlik Mahkemesi’nin yerini alan Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılama on altı yıl dokuz  
gün sürmütür.  
Hükümet iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabuledilemezlik itirazında  
bulunmakta, bavurunun AĐHM’ye yapıldığı sırada davanın halen iç hukuktaki mahkemelerde  
devam ettiğini belirtmektedir.  
Bavuran bu noktada görübildirmemitir.  
AĐHM, daha önce de Türk hukukunun AĐHS’nin 13. maddesine uygun olarak yargılamanın  
uzunluğu ikayetine karı etkili bir bavuru yolu sunmadığı tespitinde bulunduğunu hatırlatır  
(Bkz. Daneshpayeh-Türkiye kararı, no: 21086/04, 16 Temmuz 2009). Bu durumda  
Hükümetin ön itirazı reddedilmektedir.  
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde bavurunun dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmağını tespit eder. Bu nedenle bavuru kabuledilebilir niteliktedir.  
AĐHM daha önce de müteaddit kereler mevcut bavurudakine benzer sorunların dile  
getirildiğini ve AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini belirtmektedir (Bkz. birçokları  
arasında Pelissier ve Sassi-Fransa kararı, no: 25444/94).  
AĐHM kendisine sunulan bütün unsurları incelemive Hükümetin bu davada farklı bir sonuca  
ulamasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delil sunmadığını tespit etmitir.  
Mahkemenin bu konudaki yerleik içtihadını dikkate alan AĐHM, sözkonusu yargı sürecinin  
uzunluğunun aırı olduğuna ve «makul süre» koulunu karılamadığına itibar etmektedir. Bu  
nedenle, AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmitir.  
AĐHS’nin 41. maddesinde yer alan unsurlara uygun olarak bavuran 25.000 Euro manevi  
tazminat talep etmektedir. Bavuran yargılama giderleri için ayrıca 2.855 Euro talep etmekte,  
bu bağlamda avukatlık ücretinin bir makbuzunu sunmaktadır. Hükümet bu meblağlara karı  
çıkmaktadır.  
AĐHM bavuranın belirli bir ölçüde manevi zarara uğradığına itibar etmektedir. Bu nedenle  
hakkaniyete uygun olarak bavurana 15.000 Euro manevi tazminat ödenmesini uygun  
görmektedir. Yargılama giderleri ile ilgili olarak mahkemeye sunulan delillerden hareketle  
bavurana iç hukukta ve AĐHM önünde yapmıolduğu yargılama giderleri için 1.500 Euro  
ödenmesine karar vermektedir.  
Bununla birlikte AĐHM, taraflardan edinilen bilgiler ıığında iç hukuktaki mahkemelerde on  
altı yıl dokuz günlük sürenin ardından davanın halen devam ettiğini not etmektedir. AĐHM,  
AĐHS’nin 6/1 maddesi uyarınca adaletin tecelli etmesi için gerekli yükümlülükleri yerine  
getirmek bakımından davanın bir an evvel sonuçlanmasının sağlanarak ihlale son verilmesinin  
uygun bir yöntemi oluturacağı kanısındadır.  
AĐHM gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına  
uyguladığı orana üç puanlık bir artıın ekleneceğini kaydetmektedir.  
3
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun kalan kısmının kabuledilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak ödeme tarihindeki döviz kuru  
üzerinden TL’ ye çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından:  
i.bavurana 15.000 (on bebin) Euro manevi tazminat ödenmesine;  
ii. yargılama masraf ve harcamaları için bavurana 1.500 (bin beyüz) Euro  
ödenmesine;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan  
fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
4. Adil tatmine ilikin diğer tüm taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢁTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 13 Ekim 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
4