C O N S E I L D E  
L ' E U R O P E  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
GÜZEL - TÜRKĐYE DAVASI (No:1)  
(Bavuru no:54479/00)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
4 NĐSAN 2006  
Đꢀbu karar Sözleme’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde  
kesinleecek olup ekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın  
adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri  
Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari  
olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 54479/00 bavuru no’lu davanın nedeni, Türk  
vatandaı Hasan Celal Güzel’in (Bavuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) 18  
Aralık 1999 tarihinde, Avrupa Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Sözlemesi’nin (AĐHS)  
34. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur. Bavuran, Ankara Barosu avukatlarından  
H.A. Özhan tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
1945 doğumlu bavuran, Ankara’da ikamet etmektedir.  
Olayların meydana geldiği dönemde, eski Bakan ve milletvekili olan bavuran  
Yeniden DoğuPartisi Bakanıydı.  
Bavuran, 3 Eylül 1997 tarihinde Kayseri’de düzenlenen bir konferansta halka açık bir  
konuma yapmıtır.  
Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet Basavcısı, 10 Mart 1998  
tarihinde, bavuranı eski Türk Ceza Kanunu’nun 312. maddesi tarafından öngörülen, bir dine  
ait olma ayrımcılığına dayanan kin ve dümanlığa tevik etme suçuyla itham etmitir.  
Bir askeri hakim ve iki hukuk hakiminden oluan DGM, 23 ubat 1999 tarihinde,  
bavuranı üzerine atılı olaylardan suçlu bulmuve bir yıl hapis ve 860.000 Türk Lirası para  
cezasına çarptırmıtır.  
Yargıtay 24 Haziran 1999 tarihinde, ilk derece mahkemesinin kararını onamıtır.  
Yargıtay 19 Temmuz 1999 tarihinde kararın düzeltilmesi talebini reddetmitir.  
HUKUK AÇISINDAN  
I. AĐHS’NĐN 6§1 VE 3 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuran, kendisini yargılayan ve mahkum eden DGM’nin, bünyesinde bir askeri  
hakim bulunması nedeniyle kendisine adil yargılanmayı garanti edecek “tarafsız ve bağımsız  
bir mahkeme” olmadığını iddia etmektedir. Ayrıca bavuran, haberi olmadan yapılan video  
kaydının aleyhinde delil olarak kabul edilmesinden ve içeriğinin doğruluğuna itiraz etmek  
amacıyla lehine tanıklık edecek kiileri sorgulama olanağının bulunmamasından ikayetçi  
olmaktadır. Bavuran son olarak, Yargıtay Cumhuriyet Basavcısı tebliğnamesinin kendisine  
tebliğ edilmediğini belirtmektedir. Bavuran, AĐHS’nin 6§1 ve 3 maddesinin ihlal edildiğini  
ileri sürmektedir.  
A. DGM’nin Tarafsızlığı ve Bağımsızğı Hakkında  
AĐHM, bu durumda ortaya çıkan sorunlara benzer sorunları birçok kez irdelemiꢀ  
AĐHS’nin 6§1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmitir (Bkz. Özel, §§33-34 ve 6 ubat 2003  
tarihli Özdemir-Türkiye kararı, no: 59659/00, §§35-36).  
2
AĐHM mevcut davayı incelemive Hükümet’in, sözkonusu durumda farklı bir sonuca  
ulatırabilecek ne bir olay ne de bir argüman sunduğuna kanaat getirmektedir. “Milli  
güvenlik”’e ilikin suçlar hakkında DGM’ye çıkarılan bavuran, aralarında askeri hakimin de  
bulunduğu mahkeme heyeti önüne çıkmaktan çekinmesinin anlayıla karılanacağını  
belirtmektedir. Bu nedenden dolayı, bavuran, DGM’nin bu türden davalara ters düen  
değerlendirmelerle haksız yere yönlendirilmelerine izin vermesinden haklı olarak  
çekinmektedir. Böylece, bu mahkemenin tarafsızlığı ve bağımsızlığı hakkında bavuran  
tarafından duyulan üpheler objektif olarak kanıtlanmaktadır. (Incal-Türkiye, 9 Haziran 1998  
tarihli karar, 1998- IV, S.1573, §72 in fine).  
AĐHM, bavuranı yargıladığı ve mahkum ettiği sırada DGM’nin AĐHS’nin 6§1  
maddesi uyarınca tarafsız ve bağımsız bir mahkeme olmadığı sonucuna varmaktadır.  
Dolayısıyla bu hüküm ihlal edilmitir.  
B. Cezai Yargılamanın Adil Olması Hakkında: Delillerin Kabul Edilebilirliği ve  
Cumhuriyet Basavcısı Tebliğnamesinin Tebliğ Edilmemesi  
AĐHM, benzer davalarda daha önce, tarafsızlıktan ve bağımsızlıktan yoksun olduğu  
ortaya konulan bir mahkemenin yargısına tabi kiilere adil yargılama sağlayamayacağına  
karar verdiğini hatırlatmaktadır.  
AĐHM, davanın tarafsız ve bağımsız bir mahkeme tarafından görülmediğinden dolayı,  
bavuranın hakkının ihlal edildiği tespitinde bulunduğunu gözönüne alarak, mevcut  
ikayetlerin incelenmesine gerek olmadığına kanaat getirmektedir (Bkz. diğerleri arasında,  
Çıraklar-Türkiye, 28 Ekim 1998 tarihli karar, 1998-VII, s. 3074, § 44-45).  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA  
A. Tazminat  
Bavuran 200.000 Euro tutarında maddi ve manevi zarara uğradığını iddia etmektedir.  
Đddia edilen maddi zarara ilikin olarak AĐHM, AĐHS’ye aykırılık mevcut  
olmadığında, DGM önünde sonuçlanan yargılama usulünün sonucu üzerinde değerlendirmeye  
gitmez. Sonuç olarak bavurana bu bağlamda tazminat verilmesine gerek yoktur (Bkz.  
Findlay-Đngiltere, 25 ubat 1997 tarihli karar, 1997-I, s.284, § 85).  
Đddia edilen manevi zarara gelince AĐHM, dava artlarında, tespit edilen ihlalin  
hakkaniyetli bir tatmin oluturduğuna dikkati çekmektedir (Çıraklar, s. 3074, §49).  
Ancak AĐHM için, bu davada olduğu gibi bir kimse AĐHS’nin gerektirdiği tarafsızlık  
ve bağımsızlık koullarını yerine getirmeyen bir mahkeme tarafından mahkum edildiğinde,  
sözkonusu kiinin isteği üzerine yeni bir yargılama veya yeniden dava açılması, tespit edilen  
ihlalin telafi edilmesi için prensip olarak en uygun yoldur (Bkz.Öcalan-Türkiye, no:  
46221/99, § 210 in fine, AĐHM 2005-...).  
B. Masraf ve Harcamalar  
Bavuran AĐHM ve ulusal mahkemeler önünde yaptığı masraf ve harcamalar için  
40.000 Euro istemektedir. Bavuran kanıt olarak ücret makbuzunu sunmaktadır.  
3
Hükümet bu iddiaya itiraz etmektedir.  
AĐHM, konu hakkında elinde bulunan unsurlar ve içtihadını gözönünde bulundurarak,  
1.000 Euro tutarının bavurana ödenmesinin uygun olacağına kanaat getirmektedir.  
C. Gecikme Faizi  
Gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına  
uygulağı faiz oranına üç puan eklenecektir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Ankara DGM’nin tarafsızlıktan ve bağımsızlıktan yoksun olmasına ilikin ikayet hakkında  
AĐHS’nin 6§1 maddesinin ihlal edildiğine;  
2. AĐHS’nin 6. maddesine göre yapılan diğer ikayetlerin incelenmesinin gerekli olmadığına;  
3. Mevcut kararın tek baına manevi tazminat için yeterli adil tazmin oluturduğuna;  
4. a) Bu kararın, AĐHS’nin 44§2 maddesine göre kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL’ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümet’in,  
miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak bavurana masraf ve harcamalar  
için 1.000 (bin ) Euro ödemesine;  
b) Belirtilen süre bitiminden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için, yukarıda  
belirtilen tutara, Avrupa Merkez Bankası’nın kredi faiz oranına üç puan eklemek suretiyle  
gecikme faizi uygulanmasına;  
5. Hakkaniyete uygun tazminata ilikin diğer taleplerin reddine karar vermitir.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve 4 Nisan 2006 tarihinde, Đçtüzüğün 77.  
maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
4