12 Ocak 2004 tarihli on dördüncü duruꢀma sırasında, baꢀvuranın avukatı yargılama
masraflarının ödenmesi hususunda karar vermesi için müvekkili ile anlaꢀamadığını belirtmiꢀ
ve süre talep etmiꢀtir.
Sözkonusu duruꢀmanın bitiminde, mahkeme, gecikme faizi ile birlikte baꢀvurana 80.089.350
TL ödenmesine hükmetmiꢀtir. Ek zarara iliꢀkin talep ile ilgili olarak, mahkeme, baꢀvuranın
yargılama masraflarını ödemediğini belirtmiꢀ ve Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi uyarınca
ayrı bir dava açma imkanına sahip olduğuna kanaat getirmiꢀtir.
Yargılama boyunca, baꢀvuranın avukatı altı kere mazeret bildirmiꢀtir.
2 Nisan 2004 tarihinde, temyiz baꢀvurusunda bulunulmadığından karar kesinleꢀmiꢀtir.
HUKUK
Baꢀvuran, yargılama süresinin, AĐHS’nin 6. maddesinin öngördüğü ꢀekli ile “makul süre”
ilkesine riayet etmediğini ileri sürmektedir.
Hükümet, sözkonusu iddiaya karꢀı çıkmaktadır. Hükümet, baꢀvuranın davasını ihtimamla
takip etmemesi nedeniyle yargılamanın uzamasına baꢀvuranın katkı sağladığını
savunmaktadır. Baꢀvuranın avukatı birçok defa mazeret bildirmiꢀ ve çok sayıda süre
uzatılması talebinde bulunmuꢀtur. Ayrıca Hükümet, 8 Kasım 1995 tarihinde, baꢀvuranın
talebinin konusunu değiꢀtirdiğini ve mahkemenin davanın incelemesini yeniden yapması
gerektiğini sözlerine eklemiꢀtir.
AĐHM, dikkate alınacak dönemin 2 Mayıs 1991 tarihinde baꢀvuranın mahkemeye baꢀvurusu
ile baꢀladığını ve 2 Nisan 2004 tarihinde sona erdiğini kaydetmektedir. Dolayısıyla yargılama
süresi iki dereceli yargıda ve beꢀ mahkemede yaklaꢀık on üç yıl sürmüꢀtür.
AĐHM, AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı uyarınca sözkonusu ꢀikayetin açıkça
dayanaktan yoksun olmadığını ve hiçbir kabuledilemezlik unsuru içermediğini tespit
etmektedir.
AĐHM, yargılama sürecinin makul yapısının dava koꢀullarını takiben ve mahkeme yerleꢀik
içtihatları, özellikle davanın karmaꢀıklığı, baꢀvuranın ve yetkili mercilerin tutumları ve
ilgililer bakımından davanın önemi dikkate alınarak değerlendirildiğini hatırlatmaktadır
(Frydlender-Fransa, baꢀvuru no: 30979/96). AĐHM, mevcut davadakine benzer sorunları
ortaya koyan davaları müteaddit defalar incelemiꢀ ve AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal
edildiğini tespit etmiꢀtir (sözü edilen Frydlender). Takdirine sunulan unsurları
değerlendirmesinin ardından AĐHM, Hükümet’in mevcut davada baꢀka bir sonuca ulaꢀmak
için ikna edici hiçbir tespit ve argüman sunmadığına kanaat getirmektedir. AĐHM, özellikle,
baꢀvuranın tutumunun haksız yere yargılamanın uzamasına neden olduğu kanısında değildir.
Konuya iliꢀkin içtihadını göz önüne alan AĐHM, mevcut davada, ihtilaflı yargılama süresinin
uzun olduğu ve “makul süre” gerekliliğini karꢀılamadığı kanaatindedir.
Bu itibarla AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
Baꢀvuran, ihtilaflı yargılama süresinin uzun olmasının 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi ile
güvence altına alınan mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ileri sürmektedir. Baꢀvuran, enflasyon
3